<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Siyaset</title>
         <link>https://www.olayhaber.tv/siyaset-haberleri/</link>
         <description>En güncel {kategoribaslik} Haberleri.Son dakika {kategoribaslik} haberlerini buradan takip edebilirsiniz. En son {kategoribaslik} haberleri anında burada.</description><item>
			<title><![CDATA[CHP&#039;de son viraja giriliyor! Gözler Kılıçdaroğlu&#039;nda!]]></title>
			<description><![CDATA[CHP'de gözler, partinin kuruluş tarihi olarak kabul edilen 9 Eylül'e çevrildi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun, uzun süredir merak edilen kongre takvimini kamuoyuna açıklaması bekleniyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP'yi hırsızlardan ve rüşvetçilerden arındıracağım" diyerek genel başkanlık koltuğuna yeniden oturan Kemal Kılıçdaroğlu, 3,5 aylık kısa zaman diliminde partide tarihi bir dönüşüme imza attı.

Örgütler baştan aşağı yenilenirken, yolsuzluk şüphelisi vekillerin ve belediye başkanlarının çoğu da ya disipline sevk edildi ya da devamında istifa ederek Yeni Parti'ye geçmek zorunda kaldı. Arınma sürecinin son halkasında sıra delege yapısına geldi.



KILIÇDAROĞLU AÇIKLAYACAK

Bu kapsamda CHP'de gözler, partinin kuruluş tarihi olarak da kabul edilen 9 Eylül'e çevrildi. Çeşitli etkinliklerin yapılacağı günde Kemal Kılıçdaroğlu'nun da önemli açıklamalarda bulunması bekleniyor.

Uzun süredir CHP'de merakla beklenen kongre takviminin bizzat Kılıçdaroğlu tarafından bu tarihte kamuoyuna duyurulması öngörüyor. Özel günde CHP'nin il-ilçe başkanları da Ankara'da olacak.

DELEGELER YENİDEN BELİRLENECEK

CHP'deki kongre süreci kapsamında il-ilçe başkanlığı seçimleri yapılacak, kurultay delegeleri de sıfırdan belirlenecek. Böylece partinin başına 3 yıldır büyük belalar açan şaibeli delege yapısı bir anlamda tasfiye edilmiş olacak.

CHP'de büyük kurultayın, Yargıtay'dan çıkacak olan mutlak butlan kararı sonrası hızlı bir şekilde toplanması bekleniyor. Yargıtay'dan karar çıkana kadar il ve ilçelere yönelik kongre süreçlerinin tamamlanması hedefleniyor.



NELER OLMUŞTU?

Kemal Kılıçdaroğlu'nun sürpriz bir şekilde ve çok az bir farkla genel başkanlık koltuğunu kaybettiği 2023 kurultayına rüşvet iddiaları damga vurmuştu.


Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'nun yüzlerce delegenin oyunu para karşılığı satın aldığı söylentileri mahkemeye taşınmış, İstinaf'tan çıkan mutlak butlan kararı ile bu iddiaların doğruluğu da tescillenmişti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//chp039de-son-viraja-giriliyor-gozler-kilicdaroglu039nda.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//chp039de-son-viraja-giriliyor-gozler-kilicdaroglu039nda.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//chp039de-son-viraja-giriliyor-gozler-kilicdaroglu039nda_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//chp039de-son-viraja-giriliyor-gozler-kilicdaroglu039nda.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/chp-de-son-viraja-giriliyor-gozler-kilicdaroglu-nda/6452/</link>
			<pubDate>Sun, 06 Sep 2026 09:58:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[AKP NEDEN ÜSKÜDAR’A BU KADAR YÜKLENİYOR]]></title>
			<description><![CDATA[“30 TAŞINMAZLIK VAKIF AĞI, 49 YILLIK TAHSİSLER, 13 MİLYARLIK BELEDİYE EKONOMİSİ VE KENTSEL DÖNÜŞÜM: BİR BELEDİYE Mİ, BİR GÜÇ MERKEZİ Mİ?"]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın tutuklanmasının ardından belediyenin iki başkan yardımcısı daha gözaltına alındı. Aynı gün, Dedetaş’ın yerine yapılan başkanvekilliği seçiminin yenilenmesini sağlayan yargı sürecinde belediyenin itirazı reddedildi. Böylece İstanbul’un 39 ilçesinden biri, bir kez daha siyasi ve hukuki mücadelenin merkezine oturdu. Peki neden Üsküdar?

HABER ALTERNATİF; Üsküdar’ın son 20 yılını belediye belgeleri, Sayıştay raporları, meclis kararları, vakıf–dernek protokolleri, imar dosyaları, bütçeler ve kentsel dönüşüm verileri üzerinden taradı.

Ortaya çıkan tablo, Üsküdar’ın yalnız bir belediye olmadığını; siyasi sembolizm, örgütsel altyapı, kamu taşınmazları, milyarlarca liralık ekonomik karar gücü ve geleceğin gayrimenkul değerinin aynı noktada kesiştiği çok katmanlı bir güç merkezi olduğunu gösteriyor.

İşte araştırma dosyamızın kapağını kaldırıyoruz…

AYNI GÜN ÜSKÜDAR’DAN GELEN İKİ KRİTİK HABER

Bugün Üsküdar’dan birkaç saat arayla iki önemli gelişme geldi.

İlk gelişme, Üsküdar Belediyesi’nde yapı ruhsatı ve iskân süreçlerine ilişkin yürütülen soruşturmada yaşandı. Belediye Başkan Yardımcıları Amine Cansu Çelik ile Mithat Özdemir gözaltına alınırken, Meclis Birinci Başkanvekili Ali Aral ile Belediye Başkan Yardımcısı Nihat Doğan savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

Bu soruşturmanın önceki aşamasında Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş 29 Temmuz’da gözaltına alınmış, 31 Temmuz’da tutuklanmış ve daha sonra İçişleri Bakanlığı tarafından geçici tedbirle görevden uzaklaştırılmıştı. Dedetaş hakkındaki soruşturma yapı ruhsatı ve iskân işlemlerinde usulsüzlük iddiaları üzerinden yürütülüyor. Bunların soruşturma makamlarının iddiaları olduğu ve kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmadığı özellikle not edilmeli.

Aynı gün Üsküdar’ın siyasi yönetimini doğrudan ilgilendiren ikinci gelişme yaşandı.

Dedetaş’ın görevden uzaklaştırılmasının ardından 5 Ağustos’ta yapılan başkanvekilliği seçimini CHP’li Sibel Tan Çetinkaya kazanmıştı. Ancak AKP’li aday Dündar Ziya Gültekin’in başvurusu üzerine İstanbul 2. İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediye Meclisi’nin 76 sayılı kararının yürütmesini durdurdu. Belediyenin bu karara yaptığı itiraz da Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedildi. Böylece başkanvekilliği seçiminin yenilenmesi kesinleşti.

İlk bakışta bunlar birbirinden farklı iki hukuki süreç.Fakat Üsküdar’da son iki yılda yaşananlar yan yana getirildiğinde soru değişiyor.

Mesele artık yalnızca “Üsküdar Belediyesi’nde ne oluyor?” sorusu değil.

Asıl soru şu:NEDEN ÜSKÜDAR?

ÜSKÜDAR AKP İÇİN SIRADAN BİR İLÇE DEĞİL

Üsküdar’ın bugünkü siyasi ağırlığını anlayabilmek için 2024 seçimlerinden değil, en azından 2004’ten başlamak gerekiyor.

AKP, Üsküdar Belediyesi’ni 2004’ten 31 Mart 2024’e kadar kesintisiz biçimde yönetti.

Bu yirmi yıllık dönem yalnız belediye başkanlığı makamında bir siyasi devamlılık yaratmadı.Aynı zamanda belediye bürokrasisinden taşınmaz politikalarına, sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan protokollerden imar kararlarına, sosyal politikadan kamu yatırımlarına kadar uzanan çok geniş bir kurumsal hafıza oluşturdu.

31 Mart 2024 seçimleri bu nedenle Üsküdar açısından sıradan bir iktidar değişimi olmadı.CHP adayı Sinem Dedetaş’ın belediye başkanlığını kazanmasıyla AKP, yirmi yıl boyunca kesintisiz biçimde yönettiği ve kendi seçmen sosyolojisi açısından da yüksek sembolik değere sahip ilçelerden birini kaybetti.Ancak Üsküdar’ı önemli yapan yalnız sandık değil.

Kısıklı’dan Küçük Çamlıca’ya, Bulgurlu’dan Burhaniye’ye, Çengelköy’den Acıbadem’e kadar ilçenin farklı mahallelerinde yıllar içerisinde vakıflar, öğrenci yurtları, eğitim kurumları, dini ve sosyal yardım kuruluşları, kültür merkezleri ve önemli sermaye gruplarının yönetim merkezleri yoğunlaştı.

Bu nedenle Üsküdar’da siyasi yönetimin el değiştirmesi, yalnız belediye başkanının değişmesi anlamına gelmiyordu.

Yirmi yıl boyunca aynı siyasi yönetimin bulunduğu bir belediyenin çevresinde oluşmuş kurumsal ilişki ağının belediye ayağı da el değiştiriyordu.

HABER ALTERNATİF’in ulaştığı resmi belediye belgeleri bu ağın en görünür bölümünü taşınmazlar üzerinden ortaya koyuyor…

***

RESMİ DOSYADAN ÇIKAN 30 TAŞINMAZLIK VAKIF–DERNEK AĞI

Üsküdar Belediyesi Emlak ve İstimlak Müdürlüğü’nün 30 Mayıs 2024 tarihli yazısı, yeni yönetimin önünde bulduğu eski dönem vakıf–dernek–taşınmaz ilişkilerini iki ayrı grupta topluyor.

İlk grupta Üsküdar Belediyesi mülkiyetindeki 5 taşınmaz.

İkinci grupta ise 25 ayrı taşınmaz üzerinde kurulmuş vakıf ve dernek kullanım ilişkisi.

Yani yalnız bu iki resmi liste üzerinden en az 30 ayrı taşınmazlık bir ağ karşımıza çıkıyor.

25 taşınmazlık grupta bazı yerler doğrudan Üsküdar Belediyesi’ne ait.Bazıları ise Vakıflar Genel Müdürlüğü, farklı vakıflar veya özel kişiler gibi üçüncü taraflara ait.

İşte araştırmanın dikkat çekici noktalarından biri burada ortaya çıkıyor:

Bazı örneklerde Üsküdar Belediyesi, kendisine ait olmayan bir taşınmazı kiralıyor, kira bedelini belediye bütçesinden ödüyor ve taşınmazı başka bir vakıf veya derneğin kullanımına bırakıyordu.

Belediyenin resmi 2024 tablosuna göre bu modeldeki aylık kira toplamı 507 bin 112 lira 36 kuruş.

Yıllık nominal karşılığı ise yaklaşık 6 milyon 85 bin TL.

Listede Ensar Vakfı, Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, Kalyon Vakfı, TOGEMDER, Rize Dernekler ve Vakıflar Birliği Vakfı, İnsan ve Medeniyet Vakfı, Yedi Hilal Derneği, Yedi İklim Derneği, İstanbul Gönüllü Eğitimciler Derneği, Ferşad Vakfı, Klasik Türk Sanatları Vakfı, Hazar Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği ve çeşitli başka kuruluşlar yer alıyor.

Bazı protokoller kısa süreli.

Bazıları ise 17, 19, 22 hatta 25 yıla kadar uzanıyor.

Bu nedenle söz konusu ilişkileri yalnız “birkaç sosyal yardım protokolü” olarak görmek mümkün değil.

Bazıları bir belediye başkanının beş yıllık görev süresinin dört-beş katını aşan sürelerde tasarlanmış fiziksel yerleşim ilişkileri yaratıyor.

Burada önemli bir metodolojik ayrım koymak gerekiyor:

Bu listedeki kuruluşların tamamı aynı siyasi, dini veya örgütsel yapının unsurları değildir.

Farklı dini yapılara, eğitim çevrelerine, hemşeri örgütlenmelerine, sosyal yardım veya kültür faaliyetlerine sahip kurumlar söz konusu.

Ama araştırmanın kritik sorusu da zaten bu değil.

Asıl soru: “Birbirinden farklı bu kadar çok STK’nın aynı ilçede belediye taşınmazları, belediye tarafından ödenen kiralar ve uzun süreli protokoller üzerinden fiziksel bir altyapıya kavuşmuş olması nasıl bir yerel güç kapasitesi yarattı?”

SAYIŞTAY DA AYNI MEKANİZMAYI TESPİT ETTİ

Bu ilişkinin yalnız siyasi tartışmalardan ibaret olmadığını gösteren en önemli kurumsal belge Sayıştay raporları.

Sayıştay’ın 2022 yılı Üsküdar Belediyesi denetiminde, belediyenin tasarrufunda bulunan bazı taşınmazların ihale yapılmaksızın “işbirliği protokolü” yöntemiyle vakıf ve derneklere kullandırılması ayrı bir bulgu olarak ele alındı.

Sayıştay’ın temel hukuki ayrımı önemliydi:Belediyeler kamu yararına ortak projeler için dernek ve vakıflarla işbirliği yapabilir.Ancak bir taşınmazın fiilen bir STK’nın sürekli kullanımına bırakılması ile gerçek anlamda ortak hizmet üretilmesi aynı şey değildir.

Bu nedenle “işbirliği protokolü” adı verilen ilişkilerin fiili niteliği incelenmek zorundaydı.

2024’te yeni yönetimin önüne gelen dosyada ise mesele bir adım daha ileri taşındı.

Belediyenin yalnız kendi taşınmazlarını değil, kendisinin üçüncü kişilerden kiraladığı taşınmazları da çeşitli kuruluşların kullanımına bıraktığı örnekler bulunduğu kayda geçirildi.

Bu ayrım çok önemli.

Çünkü sistem bazı örneklerde şu biçimde çalışıyordu:MÜLK SAHİBİ → ÜSKÜDAR BELEDİYESİ KİRACI → KİRAYI BELEDİYE BÜTÇESİ ÖDÜYOR → TAŞINMAZI VAKIF VEYA DERNEK KULLANIYOR

Burada doğrudan “kamu zararı” ifadesi kullanmak doğru olmaz.Kamu zararı hukuki olarak ayrıca tespit edilmesi gereken bir kavram.

Ancak belgelenmiş gerçek şu:Üsküdar Belediyesi, 2024 itibarıyla farklı vakıf ve derneklerin kullanımındaki taşınmazlar için yılda yaklaşık 6,1 milyon TL kira yükü taşıyordu.

PARANIN YÜZDE 90’I BEŞ TAŞINMAZDA YOĞUNLAŞIYORDU

25 taşınmazlık listenin mali dağılımı da son derece dikkat çekici.Aylık kira yükünün büyük bölümü yalnız birkaç taşınmazdan oluşuyordu.

Ensar Vakfı kullanımındaki İcadiye 629 ada 26 parsel için aylık 159 bin 972 TL;

Hazar Eğitim Kültür Dayanışma Derneği kullanımındaki Murat Reis 125 ada 17 ve 66 parseller için 130 bin 547 TL;

Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı kullanımındaki özel taşınmaz için 65 bin 825 TL;

İstanbul Gönüllü Eğitimciler Derneği kullanımındaki taşınmaz için 58 bin 199 TL;

Kalyon Vakfı kullanımındaki taşınmaz için ise 41 bin 343 TL seviyesinde belediye kira ödemesi görünüyordu.

Yalnız bu beş ilişki, listedeki toplam aylık kira maliyetinin yaklaşık yüzde 90’ını oluşturuyordu.

Bu nedenle Üsküdar’daki taşınmaz ağı yatay ve eşit dağılmış bir sistem değildi.

Mali yoğunlaşma birkaç kritik düğümde gerçekleşiyordu.

DAHA DİKKAT ÇEKİCİSİ: BEŞ BELEDİYE TAŞINMAZI 49 YILLIĞINA VERİLMİŞTİ

25 taşınmazlık protokol listesinden ayrı bir dosya ise daha çarpıcı.

Üsküdar Belediyesi’nin kendi mülkiyetindeki beş taşınmaz üzerinde üç ayrı vakıf lehine 49 yıllık irtifak hakkı tesis edilmişti.

Kısıklı 788 ada 21 parsel → TÜRGEV

Çengelköy 1336 ada 23 parsel → TÜRGEV

Bulgurlu/Küçük Çamlıca 43 ada 34 parsel → Ensar Vakfı

İcadiye 516 ada 30 parsel → Ensar Vakfı

Bulgurlu/Acıbadem 1093 ada 28 parsel → Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı

TÜRGEV’e verilen Kısıklı taşınmazında başlangıç tarihi 15 Aralık 2017;

Çengelköy’deki taşınmazda 10 Nisan 2018;

Ensar Vakfı taşınmazlarında 2018;

Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı taşınmazında ise 11 Mart 2019 olarak görülüyor.

49 yılın ne anlama geldiğini siyasi takvimle karşılaştırmak yeterli.

Bir belediye başkanı beş yıllığına seçiliyor.

49 yıl ise yaklaşık on belediye başkanlığı dönemi.

Dolayısıyla burada yalnız o günkü belediye yönetiminin kararından değil, çok sayıda gelecek belediye yönetimini de bağlayabilecek fiziksel kullanım haklarından söz ediyoruz.Nitekim Üsküdar Belediyesi’nin 2024 tarihli değerlendirmesinde Belediye Kanunu’ndaki 30 yıllık sınırlı ayni hak süresi gerekçe gösterilerek 49 yıllık kararların iptali gündeme getirildi.

TÜRGEV DOSYASI: PLAN KARARINDAN 49 YILLIK İRTİFAKA

Taşınmaz listesini ada–parsel ve imar dosyalarıyla çaprazladığımızda mesele daha da dikkat çekici hale geliyor.

İlk örnek: Kısıklı 788 ada 21 parsel.

Yaklaşık 3 bin 61 metrekarelik bir belediye taşınmazı.

2017 yılında parsele ilişkin koruma amaçlı imar planı süreci yaşandı.

Aynı yıl Üsküdar Belediye Meclisi karar aldı ve Aralık 2017’den itibaren TÜRGEV lehine 49 yıllık irtifak hakkı tesis edildi.

Burada kronolojik olarak planlama süreci → belediye meclisi kararı → 49 yıllık vakıf irtifakı şeklinde bir zincir oluşuyor.

Bu kronoloji tek başına hukuka aykırılık ispatlamaz.Fakat dosyanın temel sorularından biri olan “İmar kararları ile vakıf–taşınmaz sistemi hangi noktalarda kesişiyor?” sorusuna somut bir örnek verir.

Üstelik söz konusu olan Kısıklı–Küçük Çamlıca aksında 3 bin metrekareyi aşan bir kamu taşınmazı.

ENSAR DOSYASI: BEDELLİ ÜST HAKKINDAN 49 YILLIK VAKIF KULLANIMINA

İkinci kritik örnek Bulgurlu/Küçük Çamlıca’daki 43 ada 34 parsel.

Yaklaşık 517 metrekarelik bu belediye taşınmazı geçmişte bedelli üst hakkı modeliyle ekonomik olarak değerlendirilmek üzere ihale sürecine konu olmuştu.

Daha sonra 2018 yılında Belediye Meclisi kararıyla Ensar Vakfı lehine 49 yıllık irtifak hakkına dönüştü.Bu nedenle parselin araştırma açısından önemi yalnız “Ensar’a belediye arsası verildi” cümlesinden ibaret değil.

Asıl soru şu: Bedelli kullanım modeliyle değerlendirilmek üzere gündeme gelen bir kamu taşınmazı hangi idari ve hukuki süreç sonucunda 49 yıllık vakıf kullanımına dönüştü?

Bu parsel, Üsküdar taşınmaz dosyasının tek başına ayrıca araştırılabilecek alt başlıklarından biri.

AZİZ MAHMUD HÜDAYİ VAKFI DOSYASI: TAHSİS, İMAR VE YAPI DENETİMİ AYNI PARSELDE

Üçüncü kritik dosya: 1093 ada 28 parsel.Acıbadem/Bulgurlu sınırındaki bu kamu taşınmazında belediye mülkiyeti, imar düzenlemesi, vakıf kullanım hakkı ve yapı denetimi aynı noktada buluşuyor.

Taşınmaz Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’na 49 yıllık kullanım hakkıyla verildi.

Daha sonra burada gerçekleştirilen yapılaşma İBB’nin de müdahil olduğu ruhsat ve kat yüksekliği tartışmalarına konu oldu.

Dönemin basın haberleri, parseldeki planlama ve yapılaşma sürecinin yıllar boyunca mahalle sakinlerinin itirazları, mahkeme süreçleri ve İBB denetimiyle tartışıldığını gösteriyor.

Burada aynı parsel üzerinde kamu mülkiyeti → imar kararı → vakıf kullanımı → yapı ruhsatı → denetim → hukuki ihtilaf zinciri oluşuyor.

Üsküdar’daki gerçek güç ağının neden yalnız “vakıflar listesi” üzerinden okunamayacağının en somut örneklerinden biri bu.

ENSAR’IN İCADİYE BİNASINDA ÜÇLÜ MODEL

Bir başka Ensar dosyası ise farklı bir ekonomik mekanizmayı gösteriyor.

İcadiye Mahallesi 629 ada 26 parseldeki taşınmaz Üsküdar Belediyesi’ne ait değildi.

Mülkiyet Surp Kirkor Lusavoriç Ermeni Kilisesi Vakfı’na aitti.

Üsküdar Belediyesi taşınmazı kiralıyordu.

2024 tablosundaki aylık kira 159 bin 972 TL.

Taşınmazın kullanıcısı ise Ensar Vakfı.

Yani model;mülk sahibi vakıf → belediye kiracı → kira kamu bütçesinden → kullanıcı başka bir vakıf şeklindeydi.

Bu, Üsküdar dosyasının en dikkat çekici taşınmaz ilişkilerinden biri.Çünkü belediye kendi mülkünü tahsis etmiyor.Başkasının taşınmazını kendi bütçesiyle kiralayıp üçüncü bir kuruluşun kullanımına sunuyor.

2024’TEN SONRA İLK KIRILMA: AĞ ÇÖZÜLMEYE BAŞLADI

31 Mart 2024 seçimlerinin araştırmamız açısından asıl önemi burada ortaya çıkıyor.

Yeni yönetim göreve geldikten yalnızca birkaç ay sonra eski dönemden kalan taşınmaz protokollerini ve 49 yıllık irtifakları belediye meclisinin gündemine taşıdı.

Bu ilişkilerin iptal veya hukuken yeniden düzenlenmesi süreci başladı.

Yani sandıktaki yönetim değişikliği doğrudan belediyenin eski STK–taşınmaz politikasına yansıdı.

Bunun kâğıt üzerinde kalmadığını gösteren somut örnek de yine Ensar Vakfı oldu.

İcadiye’de Ensar’ın kullandığı taşınmazın geri alınması için başlayan süreç yargıya taşındı.

Sonunda taşınmaz vakıf kullanımından çıkarılarak belediyeye geri döndü.

Dolayısıyla 2024’te gerçekleşen değişim yalnızca “Belediye Başkanı Hilmi Türkmen gitti, Sinem Dedetaş geldi” şeklinde okunamaz.

Somut sonuç şuydu:Yirmi yıllık iktidar döneminde kurulmuş bazı fiziksel kullanım ilişkilerinin belediye ayağı çözülmeye başladı.

Bu durum adli operasyonların nedenini açıklamaz.Ama AKP’nin Üsküdar’da 2024’te kaybettiği şeyin neden yalnız belediye başkanlığı makamından ibaret olmadığını gösterir.

6 MİLYON LİRA ASIL PARA DEĞİL

Burada araştırmanın önemli bir yanılgıya düşmemesi gerekiyor.Vakfı, derneği, protokolü ve taşınmazı görünce bütün Üsküdar kavgasını yaklaşık 6 milyon TL’lik yıllık kirayla açıklamak mümkün değil.Çünkü belediyenin ekonomik ölçeği çok daha büyük.

Üsküdar Belediye Meclisi 2026 yılı bütçesini 13 milyar TL olarak kabul etti.

Dolayısıyla eski vakıf protokollerindeki yıllık 6 milyon TL, toplam belediye ekonomisinin yanında küçük kalıyor.

Fakat 30 taşınmazlık ağın önemi para miktarından ziyade başka yerde.

Bu ağ bize örgütsel ve fiziksel altyapıyı gösteriyor.

Asıl ekonomik güç ise bütçe, ihaleler, mal ve hizmet alımları, belediye taşınmazları, imar yetkisi, ruhsat süreçleri, belediye iştirakleri ve kentsel dönüşüm üzerinden ortaya çıkıyor.

13 MİLYARLIK BELEDİYE NEYİ KONTROL EDİYOR?

Bir belediye bütçesini yalnız muhasebe tablosu olarak görmek yanıltıcı.

Belediye yol yaptırır, bina onarır, araç kiralar, temizlik hizmeti satın alır, peyzaj yaptırır, bilgi işlem sistemi kurar, kültür organizasyonu düzenler, sosyal yardım yapar, arsa satar, taşınmaz kiralar, kamulaştırma yapar, yapım ihalesi gerçekleştirir, iştiraklerine kaynak aktarır, ruhsat verir, imar uygular.

Dolayısıyla belediyeyi yönetmek her yıl milyarlarca liralık ekonomik kararın merkezinde bulunmak anlamına gelir.Bu gerçek herhangi bir siyasi partiye özgü değil.

AKP yönetse de CHP yönetse de belediyenin kurumsal yetkileri bunlar.Fakat yirmi yıl boyunca aynı siyasi yönetimin kontrol ettiği bir belediyenin el değiştirmesi doğal olarak eski yüklenici ilişkilerini, eski taşınmaz politikalarını, eski protokolleri, yatırım önceliklerini ve kaynak dağılımını da yeniden şekillendirir.

Bu nedenle Üsküdar’ın ekonomik önemini anlamak için “Belediye Başkanı kim?” sorusundan önce “Belediye başkanı hangi ekonomik kapasiteyi yönetiyor?” diye sormak gerekiyor.

ÜSKÜDAR BELEDİYESİ AYNI ZAMANDA BİR GAYRİMENKUL AKTÖRÜ

Üsküdar Belediyesi yalnız hizmet satın alan bir kurum değil.Aynı zamanda gayrimenkul sahibi ve gayrimenkul yöneticisi.Emlak ve İstimlak Müdürlüğü satış, kiralama, ecrimisil, irtifak hakkı, kamulaştırma, devir ve tahsis işlemlerini yürütüyor.

Bu nedenle 49 yıllığına vakıfların kullanımına bırakılmış taşınmazlar yalnız “sosyal politika” başlığı altında değerlendirilemez.

Bunlar aynı zamanda kamu gayrimenkulünün uzun vadeli kullanım kararı.

Bir kamu arsasının bugün satılmaması, kiralanmaması veya başka bir kamu hizmetinde kullanılmaması da ekonomik bir tercihtir.

Dolayısıyla belediye taşınmaz politikasının kontrolü başlı başına ekonomik güç alanıdır.

FAKAT ASIL BÜYÜK GELECEK DEĞERİ: KENTSEL DÖNÜŞÜM

Araştırma dosyamızınen büyük ekonomik başlığı ise ne 6 milyon liralık kira ne de bugünkü 13 milyarlık bütçe.

Asıl mesele Üsküdar’ın önümüzdeki 10–20 yıllık yeniden inşası.İstanbul deprem riski altında.Üsküdar’ın çok geniş bir eski yapı stoğu bulunuyor.Dolayısıyla ilçenin önemli bölümü önümüzdeki yıllarda dönüşmek zorunda.

Ve kentsel dönüşüm yalnız eski binanın yıkılıp yenisinin yapılması değil.

Aynı zamanda arsa değeri, yeni yapı hakkı, müteahhitlik, finansman, ruhsat, hak sahibi uzlaşması, ticari alan üretimi, altyapı yatırımı ve gayrimenkul değer artışı demek.

Yeni yönetimin kurduğu “Üsküdar Yenileniyor” modeli de belediyenin bu süreçte klasik ruhsat makamından daha aktif bir role yöneldiğini gösteriyor.

Belediye ve KENTAŞ’ın yürüttüğü programda 12 Şubat 2026 itibarıyla 13 parselde 34 başvuru için sözleşme veya ön protokol süreci tamamlanmış, yaklaşık 1.280 bağımsız birim imza aşamasına ulaşmıştı.

Bu yalnız başlangıç.

Üsküdar’ın Boğaziçi’nden Acıbadem’e, Çamlıca’dan Altunizade’ye, Çengelköy’den Kandilli’ye uzanan gayrimenkul coğrafyası düşünüldüğünde önümüzdeki dönemde dönüşümün yaratacağı ekonomik hacim mevcut belediye bütçelerinin çok ötesinde bir varlık ve inşaat ekonomisi oluşturabilir.

Bu nedenle Üsküdar’ı yönetmenin anlamı yalnız bugünün ihalesini vermek değildir.Aynı zamanda İstanbul’un en değerli bölgelerinden birinde önümüzdeki yılların yeniden inşa sürecinin kamusal karar noktalarından birinde bulunmak demektir.

İŞİN DİKKAT ÇEKİCİ TARAFI: BUGÜNKÜ SORUŞTURMANIN KONUSU DA RUHSAT VE İSKÂN

İşte tam burada araştırmanın çok kritik bir kesişim noktası ortaya çıkıyor.

Dedetaş döneminin ilk uygulamalarından biri eski dönem yapı ruhsatlarının incelenmesi olmuştu.

Yeni yönetim göreve geldikten sonra bazı eski ruhsatları mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etti, kaçak yapıların yıkımını gerçekleştirdi ve yüzlerce aktif inşaatın denetlendiğini açıkladı.

İki yıl sonra Sinem Dedetaş ve belediye yöneticilerinin soruşturulduğu alan ise yine yapı ruhsatı ve iskân süreçleri.

Bu çakışma dikkat çekici.Fakat tek başına herhangi bir siyasi sonuç üretmez.

Dört ihtimal hâlâ masada:

Yeni dönemde gerçekten suç teşkil eden işlemler yapılmış olabilir.

Soruşturmanın siyasi rekabet bağlamı bulunabilir.

Adli ve siyasi unsurlar aynı anda etkili olabilir.

Ya da henüz kamuoyuna yansımamış bambaşka deliller bulunabilir.

İddianame, somut deliller ve yargılama görülmeden bunlardan birini “gerçek” ilan etmek gazetecilik olmaz.Ama şu soruyu sormak da gazeteciliğin doğal görevidir: “Eski dönem ruhsatlarını inceleyip bazılarını iptal ederek göreve başlayan yönetimin iki yıl sonra aynı ruhsat ve iskân alanında soruşturmanın merkezine oturmasının bütün siyasi tablo içindeki anlamı nedir?”

Bu sorunun cevabı ancak yargı dosyası açıldıkça netleşecek…

SİNEM DEDETAŞ DEVRE DIŞI KALINCA MÜCADELE BELEDİYE MECLİSİNE TAŞINDI

Dedetaş’ın tutuklanıp görevden uzaklaştırılmasının ardından Üsküdar’ın siyasi kontrolü bu kez doğrudan Belediye Meclisi’nde tartışılmaya başlandı.

5 Ağustos 2026’da başkanvekilliği seçimi yapıldı.

CHP adayı Sibel Tan Çetinkaya.

AKP adayı Dündar Ziya Gültekin.

Medyascope’un aktardığı meclis dağılımına göre seçim sırasında CHP’nin 27, AKP ve MHP’nin ise toplam 17 meclis üyesi bulunuyordu.

44 üyenin oy kullandığı ilk turda Çetinkaya 26, Gültekin 16 oy aldı.

İkinci turda yine sonuç çıkmadı.

Üçüncü turda Çetinkaya’nın oyu 21’e düştü, Gültekin 18 oy aldı ve beş oy geçersiz sayıldı.

Dördüncü turda Sibel Tan Çetinkaya 22, Dündar Ziya Gültekin 18 oy aldı.

Dört oy geçersiz sayıldı ve Çetinkaya başkanvekili seçildi.

Fakat seçim burada bitmedi.AKP oy sayımı ve geçersiz oylarla ilgili itirazlarda bulundu.İstanbul 2. İdare Mahkemesi seçime ilişkin meclis kararının yürütmesini durdurdu.Belediyenin karara yaptığı itiraz da bugün reddedildi.

Böylece seçim yeniden yapılacak.

MECLİS ARİTMETİĞİ NE SÖYLÜYOR?

Burada çok önemli bir yanlış okumadan kaçınmak gerekiyor.

Seçimin yenilenecek olması “AKP Üsküdar Belediyesi’ni kesin olarak alıyor” anlamına gelmiyor.Kağıt üzerindeki sandalye dağılımında CHP hâlâ avantajlı.Ancak 5 Ağustos seçimindeki dört tur, başka bir gerçeği ortaya koydu: CHP’nin meclisteki teorik sandalye gücü ile adayının aldığı oy sayısı her turda örtüşmedi.

Üçüncü turda Çetinkaya 21’e kadar düştü.

Dördüncü turda ancak 22 oy alabildi.

AKP–MHP adayının 18 oya çıkması ve geçersiz oyların sonucu tartışmalı hale getirmesi, birkaç oyun hareketinin Üsküdar’ın fiili siyasi yönetimini belirleyebileceğini gösterdi.Dolayısıyla yeni başkanvekilliği seçimi basit bir prosedür değil.

Sonucu Üsküdar’ın fiili siyasi yönetiminin hangi blokta kalacağını belirleyecek.

PEKİ AKP BAŞKANVEKİLLİĞİNİ KAZANIRSA NE OLUR?

Burada hukuki ayrım önemli.

31 Mart 2024 seçim sonucu ortadan kalkmaz.

Sinem Dedetaş seçilmiş belediye başkanı olmaya devam eder; görevden uzaklaştırılması geçici tedbir niteliğindedir.Ancak belediye başkanvekilliğini AKP–MHP adayının kazanması halinde, Dedetaş görevden uzaklaştırılmış bulunduğu sürece belediyenin günlük siyasi ve idari yönetimi farklı bir siyasi blok tarafından yürütülebilir.

İşte Üsküdar’daki bugünkü mücadelenin ağırlığı buradan geliyor.Çünkü söz konusu makam, araştırmanın ortaya koyduğu 13 milyarlık bütçenin, taşınmaz politikasının, belediye bürokrasisinin, ruhsat ve imar uygulamalarının, ihale süreçlerinin ve kentsel dönüşüm politikalarının merkezindeki yürütme makamı.

ÜSKÜDAR İBB’Yİ DE OTOMATİK OLARAK AKP’YE GEÇİRİR Mİ?

Hayır.

Üsküdar dosyası etrafında ortaya çıkan en abartılı yorumlardan biri de bu.

Üsküdar Belediye Başkanvekilliğinin AKP’ye geçmesi otomatik olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi çoğunluğunun AKP’ye geçmesi anlamına gelmez.

İBB’nin ayrı ve daha geniş bir meclis aritmetiği bulunuyor.

Ancak bundan “Üsküdar’ın İBB açısından hiçbir önemi yok” sonucu da çıkmaz.

Çünkü ilçe belediyesiyle büyükşehir arasında imar planları, ulaşım, altyapı, kentsel dönüşüm, komisyonlar, büyükşehir meclis üyeliği ve yatırım kararları üzerinden sürekli bir karar zinciri bulunuyor.

Dolayısıyla Üsküdar, İBB’yi tek başına ele geçiren anahtar değil; ama İstanbul’un önemli siyasi ve planlama düğümlerinden biri.

ÜSKÜDAR’DA “RANT” DENİLDİĞİNDE NEYİ KASTEDİYORUZ?

Araştırmamızın ilerleyen aşamasında “rant” kavramını da yeniden tanımlayacağız.Çünkü yerel yönetimde ekonomik güç yalnız “arsanın emsali yükseldi, müteahhit kazandı” şeklinde çalışmıyor.

Üsküdar örneğinde en az dört ayrı ekonomik güç alanı bulunuyor.

Birincisi: Bütçe gücü.

Milyarlarca liralık mal, hizmet ve yapım alımının hangi projelere ve hangi şirketlere yönlendirileceği.

İkincisi: Taşınmaz gücü.

Belediye mülklerinin satılması, kiralanması, tahsis edilmesi veya onlarca yıl başka kuruluşların kullanımına bırakılması.

Üçüncüsü: Planlama gücü.

Bir parselin fonksiyonunu, yapılaşma hakkını ve dolayısıyla ekonomik değerini etkileyen imar kararları.

Dördüncüsü: Kentsel dönüşüm ekonomisi.

On binlerce eski yapının önümüzdeki yıllarda yeniden inşası sırasında oluşacak müteahhitlik, finansman, proje, gayrimenkul ve yeni yapı hakkı ekonomisi.

Bu nedenle HABER ALTERNATİF bu dosyada “rant” kavramını bir suçlama olarak değil, kamu kararlarının oluşturduğu ekonomik değer ve kaynak dağılımı anlamında kullanıyor.

Her somut usulsüzlük iddiası ayrıca belgelenmek zorunda.

TAŞINMAZ YALNIZ PARA DEĞİL, ÖRGÜTLENME KAPASİTESİDİR

Üsküdar’daki vakıf–dernek taşınmazlarının ekonomik değerini hesaplarken başka bir unsuru gözden kaçırmamak gerekiyor.

Bir öğrenci yurdunun değeri yalnız arsa fiyatı değildir.

Bir kültür merkezinin değeri yalnız binanın metrekaresi değildir.

Bir dernek merkezinin değeri yalnız piyasa kirası değildir.

Bu yapılar aynı zamanda insanların bir araya geldiği, öğrencilerin barındığı, eğitim verildiği, gönüllü ağların kurulduğu, sosyal yardımın dağıtıldığı ve yeni kuşakların bir kurumla ilişki kurduğu fiziksel merkezlerdir.

Başka bir ifadeyle: taşınmaz, örgütlenme kapasitesidir.Bir kuruma 49 yıl boyunca kullanılabilecek bir fiziksel merkez sağlamak, yalnız gayrimenkul avantajı yaratmaz.Uzun dönemli toplumsal faaliyet kapasitesi de yaratır.Bu nedenle 2024 sonrasında taşınmaz ilişkilerinin tasfiye edilmeye başlanması yalnız “Belediyenin kira gideri azaltıldı” şeklinde okunamaz.

Aynı zamanda önceki dönemde kurulmuş bazı fiziksel örgütlenme altyapılarının belediyeyle olan bağının kesilmesi veya yeniden düzenlenmesi anlamına gelir.

BÜTÜN BUNLAR AKP’NİN ÜSKÜDAR’I NEDEN ÖNEMSİYOR OLABİLECEĞİNİ AÇIKLIYOR

Şimdi araştırmanın başındaki soruya geri dönelim.

AKP NEDEN ÜSKÜDAR’A BU KADAR YÜKLENİYOR?

Tek bir cevap yok.

Çünkü Üsküdar AKP açısından aynı anda birçok şeyi temsil ediyor.

Yirmi yıllık kesintisiz belediye iktidarının siyasal hafızası.

Muhafazakâr seçmen açısından güçlü sembolik değer.

Çok sayıda dini, eğitim ve sosyal yardım kuruluşunun fiziksel olarak yoğunlaştığı bir coğrafya.

Eski belediye döneminde kurulmuş en az 30 taşınmazlık vakıf–dernek ilişkisi.

Beş belediye taşınmazında 49 yıllık kullanım hakları.

13 milyar TL’lik yıllık belediye bütçesi.

Yüzlerce ihale ve satın alma kararı.

Son derece değerli belediye gayrimenkulleri.

Ruhsat ve imar kararları.

Ve belki hepsinden önemlisi: Önümüzdeki on yılların kentsel dönüşüm ekonomisi.

31 Mart 2024’te kaybedilen bu nedenle yalnız Üsküdar Belediye Başkanlığı değildi.

Yirmi yıl boyunca aynı siyasi yönetimin bulunduğu çok katmanlı bir yerel güç alanı el değiştirdi.

AMA BÜTÜN BUNLAR OPERASYONLARIN NEDENİNİ KANITLIYOR MU?

HAYIR.

Dosyamızın en kritik metodolojik sınırı tam burada.Elimizde “AKP, Üsküdar Belediyesi’ni geri almak için adli operasyon yaptırdı” şeklinde doğrudan bir sebep–sonuç ilişkisini kanıtlayan herhangi bir belge bulunmuyor.

Böyle bir talimat, yazışma, tanık ifadesi, mahkeme tespiti veya doğrulanmış emir zinciri ortaya çıkmış değil.

Dolayısıyla bu cümleyi gerçekmiş gibi kurmak gazetecilik olmaz.

Soruşturmanın savcılık tarafından açıklanan bir hukuki konusu ve iddiaları bulunuyor.

Bunların mahkemede ne ölçüde kanıtlanacağı da henüz belli değil.

Fakat araştırmamızın kanıtladığı başka bir gerçek var:Üsküdar’da kaybedilen siyasi kapasitenin ölçeği sıradan bir ilçe belediyesinden daha büyük.AKP 2024’te aynı anda siyasi sembolik üstünlüğünü, belediye taşınmaz politikasının kontrolünü, eski vakıf–dernek ilişkilerinin belediye ayağını, milyarlarca liralık bütçenin siyasi yönetimini, ihale karar mekanizmalarını, imar ve ruhsat politikasını ve büyüyen kentsel dönüşüm sisteminin ilçe belediyesi tarafındaki yönetimini kaybetti.

Bu, adli operasyonların nedenini kanıtlamaz.

Fakat Üsküdar’ın neden olağanüstü yüksek siyasi değere sahip olduğunu açıklar.

ASIL İZLENMESİ GEREKEN ŞEY: ADLİ SÜRECİN SİYASİ KAPASİTE ÜZERİNDEKİ SONUCU

Burada başka bir ayrımı da yapmak gerekiyor.

Bir soruşturmanın siyasi sonuç yaratması, o soruşturmanın otomatik olarak siyasi amaçla başlatıldığı anlamına gelmez.Ancak sonuç yine de siyasi olabilir.

Sinem Dedetaş’ın tutuklanması yalnız bir kişinin özgürlüğünü etkilemedi.Aynı zamanda seçilmiş belediye başkanının yürütme kapasitesini ortadan kaldırdı.

Görevden uzaklaştırılmasının ardından başkanvekilliği seçimi yapıldı.

Seçim yargıya taşındı.

Yürütme durduruldu.

İtiraz reddedildi.

Seçim yenilenecek.

Aynı süreçte başka belediye yöneticileri hakkında adli işlemler devam ediyor.

Dolayısıyla ceza soruşturması Üsküdar’ın fiili siyasi yönetimi üzerinde doğrudan sonuç üretiyor.

Bu, siyasi amaç iddiası değildir.

Nesnel sonuç tespitidir.

ÜSKÜDAR’DA MÜCADELE BUGÜN İÇİN DEĞİL, GELECEK İÇİN

Araştırmanın belki de en kritik sonucu burada.

Üsküdar’ın bugünkü bütçesi büyük.

Gayrimenkulleri değerli.

Siyasi sembolizmi güçlü.

Vakıf ve dernek ağı geniş.

Ama ilçenin esas stratejik değeri yalnız bugünden kaynaklanmıyor.

Gelecekten kaynaklanıyor.

İstanbul depreme hazırlanmak zorunda.

Üsküdar’ın önemli bölümü dönüşmek zorunda.

Eski yapılar yıkılacak.

Yeni konutlar üretilecek.

Parseller birleşecek.

Yeni projeler hazırlanacak.

Müteahhitler devreye girecek.

Ruhsatlar düzenlenecek.

Yeni ticari alanlar oluşacak.

Gayrimenkul değerleri değişecek.

Ve tüm bu süreçte yerel yönetim önemli bir karar merkezi olacak.

Bu nedenle Üsküdar’ın kontrolü yalnız “Bugün 13 milyar lirayı kim yönetecek?” sorusu değildir.

Daha büyük soru: “Önümüzdeki 10–20 yılda üretilecek devasa kentsel değerin kamusal karar süreçlerinde kim söz sahibi olacak?” sorusudur.

İşte Üsküdar’ın gerçek stratejik ağırlığı burada ortaya çıkıyor.

BİR BELEDİYE Mİ, BİR GÜÇ MERKEZİ Mİ?

Araştırmaya başladığımızda elimizde iki sıcak haber vardı.

Üsküdar Belediyesi’nde yeni gözaltılar.

Ve başkanvekilliği seçiminin yenilenmesi.

Fakat belediye belgelerini açtığımızda başka bir yapı çıktı.

Yirmi yıllık kesintisiz siyasi yönetim.

Ardından 30 taşınmazlık vakıf–dernek ağı.

Sonra beş adet 49 yıllık kullanım hakkı.

Ardından Sayıştay tespitleri.

Belediyenin başkalarından kiralayıp vakıflara kullandırdığı taşınmazlar.

2024 sonrasında başlayan tasfiye.

13 milyarlık belediye ekonomisi.

İhale ve taşınmaz yönetimi.

İmar ve ruhsat yetkisi.

Kentsel dönüşüm.

Ve nihayet seçilmiş belediye başkanının tutuklanması ve belediyenin fiili siyasi yönetiminin yeniden belirleneceği başkanvekilliği savaşı.

Bunların hiçbirisi tek başına “Operasyonların nedeni budur” dememize izin vermiyor.

Ama hepsi birlikte çok başka bir şeyi gösteriyor.

Üsküdar yalnız bir belediye değil.

Üsküdar’da belediye yönetimini kontrol etmek aynı anda siyasi hafıza, yerel örgütlenme kapasitesi, kamu taşınmazları, milyarlarca liralık harcama mekanizması, imar ve ruhsat süreçleri ve gelecekteki kentsel dönüşüm ekonomisi üzerinde ciddi bir karar kapasitesine sahip olmak anlamına geliyor.

Bu nedenle bugün yaşananları yalnız “Bir CHP’li belediyeye daha operasyon yapıldı” ya da “Bir belediye başkanvekilliği seçimi yenilenecek” başlıklarına sıkıştırmak büyük resmi kaçırmak olur.

31 Mart 2024’te Üsküdar’da sandıkta el değiştiren şey yalnız belediye başkanlığı değildi.

Yirmi yılda oluşmuş bir yerel güç mimarisinin merkezi el değiştirdi.

Bugün cevaplanması gereken asıl soru da bu yüzden hâlâ önümüzde duruyor:

Üsküdar’da yaşanan siyasi ve hukuki gelişmeler birbirinden bağımsız süreçlerin doğal sonucu mu; yoksa belediyenin temsil ettiği siyasi, örgütsel ve ekonomik kapasitenin büyüklüğü Üsküdar’ı İstanbul’daki daha geniş iktidar mücadelesinin özel cephelerinden biri haline mi getiriyor?

Araştırma dosyamızın ilk bölümünün cevabı artık belgelerle verilebiliyor: ÜSKÜDAR GERÇEKTEN BİR GÜÇ MERKEZİ.

İkinci sorunun cevabı için ise bundan sonraki adli dosyaları, mahkeme sürecini, başkanvekilliği seçimini, meclis aritmetiğindeki hareketleri ve Üsküdar’ın imar–taşınmaz–kentsel dönüşüm hattında alınacak yeni kararları izlemek gerekiyor.

Çünkü Üsküdar dosyası kapanmış değil.

Asıl mücadele yeni başlıyor.

Kaynak-https://haberalternatif.com/akp-neden-uskudara-yukleniyor-uskudar-guc-haritasi
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//akp-neden-uskudara-bu-kadar-yukleniyor.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//akp-neden-uskudara-bu-kadar-yukleniyor.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//akp-neden-uskudara-bu-kadar-yukleniyor_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//akp-neden-uskudara-bu-kadar-yukleniyor.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/akp-neden-uskudar-a-bu-kadar-yukleniyor/6425/</link>
			<pubDate>Fri, 04 Sep 2026 01:00:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[“Atın Bunu Dışarı” İddiası CHP’yi Karıştırdı]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Sakarya’da gündeme bomba gibi düşen olayın ayrıntıları ortaya çıktı. Tahsin Beyter, il binasında tartaklandığını ve “ayaklarını kırarız" sözleriyle tehdit edildiğini öne sürdü.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP SAKARYA’DA ORTALIK KARIŞTI! “BİR DAHA GELİRSEN AYAKLARINI KIRARIZ”

CHP Sakarya’da yönetim değişikliğinin ardından başlayan tartışmalar bu kez il binasında yaşandığı öne sürülen olayla gündemde. Genel Merkez tarafından görevlendirilen Tahsin Beyter, 30 Ağustos’ta yaşanan olayın ardından konuştu: “Beni tartaklayarak dışarı attılar, tehdit ettiler. Songül Bulut’u il başkanı olarak önerdiğim için bugün pişmanım.”

 

CHP Sakarya teşkilatında 30 Temmuz’da başlayan yönetim değişikliğinin ardından sular durulmuyor. Oğuzcan Curoğlu dönemindeki il yönetimi ile 16 ilçe başkanlığı ve örgütünün toplu istifasının ardından Sakarya teşkilatında yeni bir yapılanma sürecine girildi. Bu kez parti içerisinde yaşandığı öne sürülen kavga ve tehdit iddiaları gündeme geldi.

Adaexpress’in edindiği bilgilere göre CHP Genel Merkezi, 7 Ağustos’ta Sakarya teşkilatındaki geçiş sürecinin yürütülmesi amacıyla Tahsin Beyter ve Songül Bulut’u görevlendirdi. İki isim, istifa eden il ve ilçe teşkilatlarının bina, anahtar ve demirbaş teslim süreçlerinde görev aldı.

CHP Genel Merkezi daha sonra 13 Ağustos’ta Songül Bulut’u CHP Sakarya İl Başkanı olarak görevlendirdi. Ancak Bulut’un göreve gelmesinin ardından Beyter ile arasında görüş ayrılıkları yaşandığı öne sürüldü.

Yaşanan süreci Adaexpress Haber'e anlatan Tahsin Beyter, dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

“ASLINDA BENİ DÜŞÜNÜYORLARDI, BEN SONGÜL BULUT’U ÖNERDİM”

Beyter, CHP Sakarya İl Başkanlığı sürecinin nasıl geliştiğini anlattı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal’ın kendisine ulaştığını belirten Beyter, teşkilat binalarının teslim alınması konusunda görev teklif edildiğini söyledi.

Bu süreçte Songül Bulut’un da yanında yer almasını kendisinin istediğini belirten Beyter, şunları söyledi:


“Orhan Sarıbal Genel Başkan Yardımcısı bana ulaşarak il binası ve ilçe örgüt binalarındaki resmi evrakların alınması, binaların teslim alınması ve demirbaş kayıtlarının kontrol edilmesi konusunda yetkilendirme yapılacağını söyledi. Ben de Songül Hanım’ın bu konularda bana yardımcı olması adına kendisinin de ismini genel merkeze ilettim.”


Daha sonra CHP İstanbul Milletvekili Müslüm Sarı’nın kendisini aradığını anlatan Beyter, il başkanlığı için kimi önerdiğinin sorulduğunu ifade etti.


“Müslüm Sarı beni arayarak Sakarya İl Başkanlığı görevi için önerimi sordu. Ben zaten bir hafta önce Songül Hanım’la oturup bu konuyu görüşmüştüm. Kendisi her ne kadar ‘Beni atamazlar’ demesine rağmen ben önerimi Songül Hanım’dan yana kullandım. Milletvekillerine ve genel merkeze onun adını sundum.”


Genel merkezde kendisinin de il başkanlığı için düşünüldüğünü söyleyen Beyter, Songül Bulut’un siyasi deneyimini daha güçlü gördüğü için onun ismini öne çıkardığını belirtti.


“Aslında genel merkez ve görüştüğüm milletvekilleri il başkanlığına beni düşündüklerini ifade etmişlerdi. Ancak ben Songül Hanım’ın hem partideki emeklerinden hem de siyasi bilgisinin benden daha fazla olduğunu düşünmemden dolayı kendisinin olmasının daha makul olduğunu ifade ettim. Partinin selameti açısından onun olması gerektiğini söyledim.”


 

“BUGÜN O İSMİ ÖNERDİĞİM İÇİN PİŞMANIM”

Beyter’e göre Bulut’un il başkanı olarak göreve başlamasının ardından tablo değişti.

Bulut’un kendisine karşı tavrının zaman içerisinde değiştiğini savunan Beyter, karar süreçlerinin dışında bırakıldığını öne sürdü.


“Ben kendisine örgüt yapılanmasında partinin selameti açısından istişare ederek ilerlememiz gerektiğini söyledim. Kendisi ilk etapta bunu onayladı. Fakat sonraki süreçte önerilerimi dikkate almadı, beni yok sayarak hareket etmeye başladı.”


Beyter’in açıklamalarında Songül Bulut hakkındaki değerlendirmesi de dikkat çekti.


“Bugün geldiğimiz noktada Songül Bulut’un göründüğü gibi biri olmadığını düşünüyorum. Onu il başkanı olarak önerdiğim için pişmanlık duyuyorum.”


Yeni yönetim kadrosunun oluşumuna ilişkin de eleştirilerde bulunan Beyter, şu ifadeleri kullandı:


“Oluşturduğu yönetim kadrosunda çoğu kişi CHP üyeliği olmayan, daha önce partiye uğramamış ya da başka siyasi partilerden gelen kişilerden oluşuyor. Beni rahatsız eden nokta, partimizin teamüllerine aykırı hareket edilmesi ve bunun partiye zarar verdiğini düşünmem.”


“SEN KİMSİN, YETKİ BENDE” İDDİASI

Yaşanan görüş ayrılıklarını telefon görüşmelerinde de dile getirdiğini belirten Beyter, bu sırada Bulut’un kendisine sert ifadeler kullandığını iddia etti.


“Kendisini telefonla arayarak bu konularda uyardım. Bana ‘Sen kimsin, seni tanımıyorum, yetki bende’ diyerek şahsımı aşağılayan ifadeler kullandı.”


Taraflar arasındaki gerilimin, 30 Ağustos Zafer Bayramı günü CHP Sakarya İl Başkanlığı binasında yaşanan olayla daha da büyüdüğü öne sürüldü.


30 AĞUSTOS’TA İL BİNASINDA GERGİNLİK

Beyter, daha önce bina teslimleri kapsamında kendisinde bulunan il binası anahtarlarından biriyle 30 Ağustos sabahı CHP İl Başkanlığı binasını açtığını anlattı.

Partililerin Zafer Bayramı dolayısıyla il binasında bir program yapabileceğini düşündüğünü belirten Beyter, bir süre beklediğini söyledi. Kimsenin gelmemesi üzerine binayı kapatarak ayrıldığını ifade etti.

Yaklaşık 20 dakika sonra telefonuna bir çağrı geldiğini anlatan Beyter, şunları söyledi:


“Bir numara beni aradı ve il binasına gelmemi söyledi. Ben de ‘Arkadaş, sen kimsin, ismini söyler misin?’ diye sordum. Bana il sekreteri olduğunu söyledi ve bağırarak beni çağırdı.”


Bunun üzerine il binasına geri döndüğünü belirten Beyter, odada yaklaşık 15 kişinin bulunduğunu söyledi.


“İl başkanının odasına girdim. Anahtarı masanın üzerine koydum ve ‘Bu anahtar bir hafta sonra tekrar bana dönecek’ dedim.”


“ATIN BUNU DIŞARI” DEDİĞİNİ İDDİA ETTİ

Beyter’in iddiasına göre bu sırada CHP Sakarya İl Başkanı Songül Bulut, kendisini dışarı çıkarmaları yönünde talimat verdi.


“Songül Bulut ‘Atın bunu dışarı’ dedi. Ardından Hanifi B. ve Ece A. üzerime geldiler. Beni tartakladılar, gömleğimden tuttular ve üçüncü kattan aşağıya kadar zorla dışarı çıkardılar.”


Yaşananlar sırasında kendisine yönelik tehditte de bulunulduğunu ileri süren Beyter, şu ifadeleri kullandı:


“Beni dışarı çıkarırken ‘Bir daha buraya gelirsen ayaklarını kırarız’ dediler. Can güvenliğimden endişe ediyorum.”


Olay sırasında il binasında kamera sistemi bulunduğunu bildiğini belirten Beyter, ancak sistemin çalışıp çalışmadığını bilmediğini söyledi.


“DARP RAPORU ALDIM, ŞİKÂYETÇİ OLDUM”

Yaşanan olayın ardından CHP Genel Merkezi’ne ulaştığını belirten Beyter, gelişmeleri parti yönetimine aktardığını söyledi. Daha sonra Cumhuriyet Polis Merkezi Amirliği’ne giderek şikâyetçi olduğunu ifade etti.

Beyter, olay günü hastaneye gitmediğini ancak daha sonra hastaneye başvurarak darp raporu aldığını belirtti.

Polise verdiği şikâyetçi ifadesinde de olayın ardından Songül Bulut, Hanifi B. ve Ece A.’dan davacı ve şikâyetçi olduğunu bildirdi.

CHP Sakarya teşkilatında yaşanan bu gelişmeler, parti içerisindeki yönetim tartışmasını yeni bir boyuta taşırken, Beyter’in iddialarına karşı Songül Bulut ve diğer adı geçen isimlerin nasıl bir açıklama yapacağı merak konusu oldu.



]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//?atin-bunu-disari-iddiasi-chpyi-karistirdi.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//?atin-bunu-disari-iddiasi-chpyi-karistirdi.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//?atin-bunu-disari-iddiasi-chpyi-karistirdi_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//?atin-bunu-disari-iddiasi-chpyi-karistirdi.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/atin-bunu-disari-iddiasi-chp-yi-karistirdi/6418/</link>
			<pubDate>Thu, 03 Sep 2026 15:20:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP&#039;DE "KOLTUK SEVDALISI" DİYEREK İSTİFAYA DAVET ETMİŞ]]></title>
			<description><![CDATA[Yok böyle yükseliş: Yeni CHP’de Altunses’in ayak sesleri
Henüz 16 yaşındayken Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaretten tutuklandı. 18 yaşına Kemal Kılıçdaroğlu'nu ''Koltuk sevdalısı'' diyerek istifaya davet edip 22 yaşında Kılıçdaroğlu gönüllüsü oldu. Siyasette kazanamadı ama ticarette merdivenleri beş beş tırmanmaya başladı. Yeni CHP'nin iletişim ajanslarından biri oldu. “Bir hayalim var" diyerek PM adayı olan Mehmet Emin Altunses artık büyüdü.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Konya Meram Endüstri Meslek Lisesi 11. sınıf öğrencilerinden Mehmet Emin Altunses, 23 Aralık 2014 tarihinde katıldığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle okulda gözaltına alındı. Ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutukluluğuna yapılan itiraz sonucu tahliye edildi. İki gün cezaevinde kalan Altunses dönemin CHP'li yöneticileri tarafından bir kahramana dönüştürüldü.



KILIÇDAROĞLU'NU İLK O HANÇERLEDİ!

18 yaşına adım atar atmaz siyasette yürümeye karar veren Mehmet Emin Altunses, o dönem yükselişte olan Muharrem İnce yanında saf tuttu. 2018 yılındaki kurultayda Muharrem İnce'nin PM aday listesine girdi. Aynı yıl yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra Kemal Kılıçdaroğlu'na ilk hançeri o sapladı. Bir videoyla Kılıçdaroğlu'nu istifaya davet etti.



İşte Altunses'in o açıklaması:

''Seçim sonuçları kazanamadığımızı ortaya koysa da başarının çok yakın olduğunu hep birlikte gördük ve anladık. Süreç bizi örgütlü mücadele etmekle birlikte CHP yönetiminin ve Genel Başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu süreci yönetildiğini ve bundan sonra da yönetemeyeceğini daha net bir şekilde göstermiştir. Ülkemizin ve partimizin Muharrem İnce önderliğinde yeni bir iddiaya, yeni bir siyasi anlayışa ihtiyacı olduğu ortadadır''



2022'DE KILIÇDAROĞLU GÖNÜLLÜSÜ OLDU

''Siyasette dün dündür bugün bugündür'' kuralını erken yaşta öğrenen Mehmet Emin Altunses, ''koltuk sevdalısı'' diyerek istifaya davet ettiği Kemal Kılıçdaroğlu'nun gönüllüsü oldu. Kılıçdaroğlu Gönüllüleri Koordinatörü olan Altunses, 2022 yılında şu açıklamayı yapmış:

''Sahada konuşurken enerjik, iyimser, kararlı, cesur olmayı bekliyoruz. Gönüllüsü olduğumuz Sayın Kılıçdaroğlu'ndan eminiz. Bazı bölgelerde, propaganda sanatı işlerken duygusal dili ve bölgesel araçları etkin kullanmamız gerekiyor. Mesela sosyal medya hesaplarımızı yönetiyoruz. Her şey tek kanaldan ilerleyecek. Mesajımız net olacak. Kılıçdaroğlu'nu bu ülkenin 13. Cumhurbaşkanı olarak görmek istiyoruz. Mesajımızı tek kanaldan iletmeye devam edeceğiz."



SIFIR TECRÜBEYLE BASIN DANIŞMANI OLDU

Mehmet Emin Altunses tutuklandığında sosyal medya hesabından ''Ne derse desin,16 yaşında bir liseliyi hapsedene yargıç, annesini evladından ayırana adalet denmez. Yıkılsın bu düzen. Vicdansızlar'' şeklinde paylaşım yapan Tuncay Özkan, Meramlı gence kucak açıp onu İzmir'e götürdü. Sıfır tecrübesi olan Mehmet Emin Altunses CHP'de ''Yeni Medya Danışmanı'' unvanıyla çalışmaya başladı. Ardından Buca Belediyesi Basın Danışmanı oldu. Buca Belediyesi'nde çalışırken de Tuncay Özkan'ın kontrolünde olan belediyelere de danışmanlıklar yaptı.



SİYASETTE KAZANAMADI TİCARETE ATILDI

Siyasette istediği noktaya gelemeyen Mehmet Emin Altunses, ticarete girmeye karar karar verdi. Altunses, belediyede görev yaparken iş pasladığı Oksijet Danışmanlık isimli şirketin satın aldı. Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre Oksijen Danışmanlık Reklam Medya şirketi 24 Ekim 2023 tarihinde 500 bin TL sermayeyle Mert Arslan tarafından kuruldu.



Mert Arslan, 8 Mayıs 2024 tarihinde payının tamamını Ali Gök'e devretti. Şirketin yeni sahibi olan Ali Gök, Mehmet Emin Altunses'in Konya Meramlı hemşehrisi. Oksijen Danışmanlık Reklam Medya şirketinde baş döndüren pay devirlerinin finalinde şirket Mehmet Emin Altunses'e geçti. Henüz bir yaşında olan şirket 20 Aralık 2024 tarihinde resmi olarak Altunses'e geçti. Al gülüm ver gülüm.



YENİ CHP'NİN İLETİŞİM AJANSLARINDAN BİRİ OLDU

2018 yılında Kemal Kılıçdaroğlu'nu istifaya davet eden Mehmet Emin Altunses, butlan yönetimindeki CHP'de de kendisine yer buldu. Genel Başkan Yardımcısı Deniz Demir'in destekleriyle CHP'nin iş pasladığı iletişim ajanslarından biri oldu. Takipçisi olmayan sosyal medya hesaplarına dağıtılan milyonlardan sonra Kılıçdaroğlu'nu ilk hançerleyen isimlerden olan Mehmet Emin Altunses'e iş verilmesi partiyi bir hayli karıştıracağa benziyor. Deniz Demir ile yakın ilişkide olan Altunses'in ANKA'yı CHP'ye monte etme çalışmaları yaptığı öğrenildi.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//chp039de-quotkoltuk-sevdalisiquot-diyerek-istifaya-davet-etmis.jfif</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//chp039de-quotkoltuk-sevdalisiquot-diyerek-istifaya-davet-etmis.jfif" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//chp039de-quotkoltuk-sevdalisiquot-diyerek-istifaya-davet-etmis_t.jfif"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//chp039de-quotkoltuk-sevdalisiquot-diyerek-istifaya-davet-etmis.jfif" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/chp-de-koltuk-sevdalisi-diyerek-istifaya-davet-etmis/6417/</link>
			<pubDate>Thu, 03 Sep 2026 15:12:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Devlet Bahçeli’den “Amedspor” çıkışı! Anket şirketleri için ceza istedi]]></title>
			<description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Kürtlerde Amedspor Algısı ve Taraftarlığı Araştırması"na sert tepki gösterdi. Araştırmalar üzerinden toplumun yönlendirilmeye çalışıldığını savunan Bahçeli, kamuoyu araştırma şirketleri için yasal düzenleme yapılmasını ve yanıltıcı bilgi sunanlara cezai yaptırım uygulanmasını istedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin resmi sosyal medya hesabından paylaşılan yazılı bir açıklamayla Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC) ile Rawest Araştırma işbirliği ve Friedrich-Ebert-Stiftung’un desteğiyle yapılan 'Kürtlerde Amedspor Algısı ve Taraftarlığı Araştırması' başlıklı araştırmaya tepki gösterdi.

Söz konusu araştırmada "Yaklaşık 12,5 milyon yetişkin Kürt nüfusunun üçte biri Amedspor'u destekliyor. Katılımcıların yüzde 38'i kulübü 'kimliğin temsilcisi' olarak görürken, sadece yüzde 24'ü 'salt bir futbol takımı' olarak tanımlıyor" çıktısı yer almıştı.

Bahçeli şunları yazdı:

"Son günlerde hedef kitlesi farklı olsa da maksadı aynı olan, emperyalizmin kuklası sözde araştırmacılar tarafından terörsüz Türkiye’nin oluşturduğu barış ve kardeşlik iklimini zehirlemeye dönük girişimler dikkat çekicidir.

Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC) ile Rawest Araştırma işbirliği ve Friedrich-Ebert-Stiftung’un desteğiyle yürütülen çalışma olduğu ifade edilen “Kürtlerde Amedspor Algısı ve Taraftarlığı Araştırması” 28 Ağustos 2026 tarihinde açıklanmıştır.

Araştırma, Amedspor taraftarı, futbol ile kimlik arasındaki çizginin nasıl yoğunlaştırdığını iddia etmekte, bölücülük ihanetini zinde tutmaya çalışmaktadır.

Yine, güvenirliği sıfırlamış, ahlaken iflas etmiş bir araştırma ve danışmanlık şirketince kamuoyuna servis edilen bir başka ankette Türk milletinin Allah’a, Meleklere, Kur’an-ı Kerim’e, Peygamberimize, Kadere, Öldükten sonra dirileceğine ve hesaba çekileceğine olan inancı sözde araştırılmış ve olumsuz sonuçlar ortaya konulmuştur.

Türk milleti Müslüman bir millettir, manevi değerler üzerinde oynamalar, ancak düşmanları sevindirecektir.

İnsanlığı özlemini duyduğu adalete, huzura ve barışa kavuşturma ülküsüyle başlattığımız Terörsüz Türkiye hedefi, TBMM’nde kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” ile önemli bir aşamaya gelmiştir.

Kanunun 467 milletvekilinin oyu ile kabul edilmiş olması milli iradenin izdüşümü; terörsüz Türkiye’ye, barışa, kardeşliğe, milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmeye yönelik kararlılığın ve kapsamlı mutabakatın göstergesidir.

Terörsüz Türkiye kardeşlik, barış ve refah ümidi, gelecek Türk asırlarının müjdesidir.

Kalkınma irademize pusu kuran, ekmeğimizi küçülten, terör illetinden kurtulmak, kardeşliğimizin yeniden ve daha sağlam biçimde, Anadolu’nun her karışında kavileştirmektir.

Terörün tasfiye edildiği, güvenliğin kalıcı biçimde sağlandığı, şehirlerin ve kırsal alanların huzur iklimine kavuştuğu terörsüz Türkiye’de kalkınma hamlesinin önündeki en büyük engellerden biri ortadan kalkmış olacaktır.

Terörsüz Türkiye, terörsüz ve istikrarlı bölgeye açılan kapı, Emperyalist senaryolara vurulan darbe, bölge halklarının kendi geleceklerine sahip çıkma iradesidir.

Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında Türk ve Türkiye yüzyılını inşa etme gayretinde ve kararlılığındayız.

Nitekim ülkemiz, bölgesel ve küresel ölçekte önemli bir aktör olarak öne çıkmaktadır.

Türkiye ekonomik ve sosyal hayatın canlandığı, huzur, güven ve refahın artığı, milletçe hep birlikte Türkiye olmanın hazzının alındığı, barış ve kardeşliğin kök saldığı bir iklimdedir.

Emek emek, ilmek ilmek örülen, milli birlik ve dayanışmanın, toplumsal bütünleşmenin güçlendiği böylesi bir ortamda çeşitli araştırma adı altında Türk milletinin milli ve manevi dinamikleriyle oynanmak, hayırlı gelişmeler sabote edilmek istenmektedir.

Barış ve kardeşlik iklimini zehirlemek isteyen dinamikler devrededir.

Spor; kardeşliğin, barışın, dayanışmanın ve toplumsal bütünleşmenin en güçlü araçlarından biridir. Bu nedenle spor alanının kimlik siyaseti, ayrıştırıcı söylemler veya siyasi amaçlarla kullanılmasından özenle kaçınılmalıdır.

Sporun temelinde rekabetin yanı sıra ahlak, fair-play, karşılıklı saygı ve toplumsal sorumluluk anlayışı bulunmalıdır. Başarı da kuşkusuz bu değerlerden taviz verilmeden elde edilmelidir.

Türkiye’nin toplumsal huzurunu, birlik ve beraberliğini güçlendirmeye yönelik hassasiyet gözetilmeli; spor kulüpleri ve spor organizasyonları, toplumsal barış konularında provokatif girişimlerin aracı hâline getirilmemelidir.

Bu çerçevede Amedspor da dâhil olmak üzere tüm spor kulüplerinin, sporun birleştirici ruhuna uygun hareket etmesi ve toplumsal gerilimleri artırabilecek tutum ve söylemlerden uzak durması önem taşımaktadır.

Sporun; siyasetin ve ayrıştırıcı kimlik tartışmalarının değil kardeşliğin, barışın, dayanışmanın ve ortak geleceğimizin meşru zemini olması gerekmektedir.

Spor kisvesiyle terörsüz Türkiye hedefini, barış, huzur ve kardeşlik iklimini zehirlemeye kimsenin hakkı yoktur.

Haddi de olmamalıdır.

Türk milletinin kritik ve hassas dönemini istismara kalkışanlar, zilleti toplumsal zemine indirmeye gayret edenler karşılarında Milliyetçi Hareket Partisi’ni ve Cumhur İttifakı’nı bulacaklardır.

Amedspor ‘un süper lige yükselme başarısı üzerine 4 Mayıs 2026 tarihinde Amedspor Başkanı Sayın Nahit Eren’e hitaben yaptığım açıklamada; “1990 yılında kurularak Türk sporuna renk, heyecan ve yeni bir soluk kazandıran Amedspor’un, kulüp tarihinde ilk kez Süper Lig’e yükselme başarısı göstermesini memnuniyetle karşılıyorum. Bu anlamlı başarıyı Diyarbakır’ımız ve Türk futbolu adına kıymetli bir gelişme olarak değerlendiriyorum.” demiştim ve aynı kararlılıktayız.

Ne olduğu belirsiz bir araştırmadan mülhem siyasetin, sporun ve kimliğin iç içe girdiğini söyleyerek sporu kimlikle eşleştirmek gaflettir.

Spora emek veren insanlara da büyük bir bühtandır.

Siyasi görüşü etnik kökeni, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun spor birleştiren, bütünleştiren herkesi kucaklaması gereken bir aktivitedir.

Amed Sporun Süper lige yükselmesinden ve burada başarılı olmasından milletimiz memnuniyet duymaktadır.

Bir Anadolu takımının süper ligde kalıcı olması geçmişte benzer takımlarımızda olduğu gibi büyük bir beklentidir.

Bununla birlikte Amed Spor’u kirli projelerine alet etmek isteyenlerin olduğu anlaşılmaktadır ve bu provokasyona karşı en başta kulüp yetkililerinin ve Diyarbakır halkının tepki göstermesi gerekmektedir.

Bu girişimler terörsüz Türkiye’yi sabote planıdır.

Kardeşlik iklimini ve barışı zehirleme girişimidir.

Amed Spor süper ligdeki oyunuyla, elde ettiği başarılarla takdirle takip edilen Türkiye’nin bir futbol kulübüdür ve öyle kalmalıdır.

Futbol; kaliteli, ahlaklı, milli değerler etrafında dayanışmacı bir anlayışla ve uluslararası düzeyde yükselişlere, milli takım başarılarına odaklanan bir yaklaşımla ele alınmalıdır.

Spor siyasete ve karanlık emellere alet edilmemeli, edenlerden yasalar çerçevesinde hesap sorulmalıdır.

Başta Amed Spor yöneticileri olmak üzere terörsüz Türkiye’den yana olan herkesi bu konuda duyarlı olmaya, acilen tedbir almaya davet ediyoruz.

Tribünler terörsüz Türkiye karşıtlarının provokasyon alanı haline getirilmemelidir.

Taraftarlar arasına sızmalar önlenmelidir.

Amigo kılıklı ihanet şebekelerinin spor, siyaset ve kimlik gibi düzmece yönlendirmelerle barışı tehdit eden bir dil geliştirmesinin önüne geçilmelidir.

7595 sayılı Millî Dayanışma Ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un uygulama aşamasında bu gibi sabotajların önüne geçmek zorunludur.

Mezkûr kanunla kurulan komisyonlar bu tarz provokasyonları önleme konusunda titizlikle hareket etmeli, gerekli yaptırımlar ilgili kurumlarca uygulanmalıdır.

Sporla beraber İslami anket adı altında bir başka tahrik, tahribat ve yönlendirme eş zamanlı olarak gündeme sokulmuştur.

Yüzde 99’u Müslüman olan Türk milletini inancıyla, ibadetiyle, değerleriyle olduğundan farklı göstererek köklü medeniyetimizi inkar edecek bir tablo ile zihinler karıştırılmak istenmektedir.

Türk milletini köklerinden kopmuş, türedi topluluklar gibi göstermek maksatlıdır.

Bu asil milleti itikadından, imanından, inanç ve değerlerinden yoksun lanse etmek büyük kötülüktür.

Bunların kime ve hangi amaca hizmet ettikleri ifşa edilmelidir.

İslam milletçe müşerref olduğumuz son dindir.

Kutlu ceddimiz asırlar boyunca İslamın sancaktarı olmuştur.

İki cihan serveri Peygamber Efendimiz rehberimizdir.

Yahya Kemal Beyatlı’nın "Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi, Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi.” mısralarında vurguladığı gibi Türk milleti zaferlerini şehit ve gaza ruhuyla, imanla, inançla kazanmıştır.

Gelecek Türk asırları da bilimde, ekonomide, dış politikada bu inanç, iman ve sadakatle gerçekleştirilecektir.

İslami araştırma adı altında milletimizi köksüz, kişiliksiz, dinsiz bir toplum gibi gösterme gayreti büyük bir saptırma, önemli bir beşinci kol faaliyetidir.

Türk milleti inançlıdır, ahlaklıdır, imanlıdır, dinine, diyanetine, geleneksel değerlerine, kültürel emanetlerine bağlı ve sadıktır.

Türk milletinin böylesi bir üslupla itham edilmesi, töhmet altında bırakılması ayıplı ve ahlaksız bir komplodur.

Bu anket şirketlerinin toplumda yapmaya çalıştıkları yönlendirme ve tahribat bütün yönleriyle araştırılmalıdır.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak daha önce gündeme getirdiğimiz üzere, kamu ayu araştırması adı altında bilimsellikten ve gerçeklikten uzak, toplumu yönlendirmeye dönük olarak servis edilen çalışmaların önüne geçmek, bilimsel ve hukuki temelde bunları değerlendirecek ve denetleyecek, uygulamada doğru standartların belirlendiği bir yasal düzenleme yapılmasını öngörüyoruz.

Bu çerçevede kamuoyu araştırma kuruluşlarının ve araştırmacıların nitelik ve yeterliliklerine ilişkin esas ve usullerin belirlenmesini, yönlendirme veya etkileme maksadıyla yalan yanlış, yanıltıcı bilgiler sunanlara cezai yaptırımlar getirilmesini gerekli görüyoruz.

Dezenformasyonla ve algı operasyonlarıyla Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durdurmaya, toplumsal mühendislik hesaplarıyla Türkiye'yi kargaşa ve kaos iklimine sokmaya, ülkemizin rotasını değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.

Terörsüz Türkiye’den geriye dönüş olmayacaktır.

Muhatapları bilsin ki şer cephesinde kurulmaya çalışılan tuzakların farkındayız.

Türkiye’nin yaklaşık elli yıldır mücadele ettiği, birçok insanımızın canına ve malına sebep olan terörden ilelebet kurtulma fırsatı ihanet şebekelerini rahatsız etmektedir.

Kardeşliğimizin güçlendirilmesi, demokrasinin gelişmesi ve ülkemizin yükselişinin önündeki engellerin kaldırılması Türkiye hasımlarının uykularını kaçırmaktadır.

Terör, şiddet ve bölücülüğün zihinlerden de silinmesinden, birlik ve beraberliğin kök salmasından rahatsız olanlar sözde araştırmalar üzerinden toplumu enfekte etmeye çalışsa da milletimizin feraseti kirli oyunları bozacak güçtedir.

Terörün tamamen tasfiye edildiği bir Türkiye öngörülebilirliği ve yatırımcı güvenini artıracak, üretim kapasitesini güçlendirecek ve bölgesel ticaret ağlarının merkezinde vatandaşlarımızın refahını artıracaktır.

Türkiye’nin terör meselesini; iç cephesini kuvvetlendirmiş, milli birliğini, siyasi ve ekonomik istikrarını sağlamış olarak, milli iradesi içinde çözüme kavuşturması, temel arzumuz ve hedefimizdir.

O sebeple gerginlik ve kutuplaşmalara, toplumsal olaylara sebebiyet verebilecek girişimlerden kaçınılmasını hayati önemde görüyoruz.

Emperyalizmin etnik, dini, mezhep temelli ayrıştırıcılık ve kaosu süreklileştirerek siyasi, sosyal ve ekonomik istikrarsızlık üretme çabası bilinmektedir.

Terörsüz Türkiye, bölgemizdeki benzer tahriklere ve çatışmalara karşı da bölgesel istikrar ve barışı hedeflemektedir.

Milletimiz terörsüz Türkiye’nin yanında duruyor ve terörün bütün unsurlarıyla gündemimizden çıkmasını istiyor.

Terörün zehirli havasının siyasi iklimimizden temizlenmesini, ayrık otlarının güven ve huzur toprağımızdan sökülüp atılmasını diliyor.

Demokrasi, hukuk devleti, refah ve güven ikliminin pekişerek hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm vatandaşlarımızı kuşatmasını ve kucaklamasını arzu ediyor.

İnanıyoruz ki milletçe provokasyonlara gelmeyecek, bir devlet politikası olan terörsüz Türkiye hedefi, Türk siyasetinin başarısı, inşallah da topyekün milletimizin eseri olacaktır.

Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’yiz."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//devlet-bahceliden-?amedspor-cikisi-anket-sirketleri-icin-ceza-istedi.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//devlet-bahceliden-?amedspor-cikisi-anket-sirketleri-icin-ceza-istedi.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//devlet-bahceliden-?amedspor-cikisi-anket-sirketleri-icin-ceza-istedi_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//devlet-bahceliden-?amedspor-cikisi-anket-sirketleri-icin-ceza-istedi.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/devlet-bahceli-den-amedspor-cikisi-anket-sirketleri-icin-ceza-istedi/6412/</link>
			<pubDate>Thu, 03 Sep 2026 00:32:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel programda tokalaştı. İmamoğlu çabuk unutuldu..]]></title>
			<description><![CDATA[Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, adli yıl açılış töreninde tokalaştı. Bu kez tokalaşma daha samimi bir ortamda gerçekleşirken ikilinin daha önceki karşılaşmalarında soğuk rüzgarlar esmişti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara siyasetinde hareketli günler yaşanmaya devam ediyor.

2026-2027 Adli Yılı, Yargıtay İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu’nda düzenlenen törenle başladı.

ADLİ YIL TÖRENİ DÜZENLENDİ

Törene siyaset ve yargı dünyasından çok sayıda isim katıldı.

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da salonda yer aldı.

TOKALAŞTILAR

Program öncesi karşılaşan Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu, birbirleriyle selamlaşarak tokalaştı.



DAHA ÖNCESİNDE SOĞUK RÜZGARLAR ESMİŞTİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin mutlak butlan kararı sonrası Kılıçdaroğlu ve Özel, ilk kez bir cenaze töreninde karşı karşıya gelmişti.

22. Dönem Balıkesir Milletvekili Orhan Sür için TBMM düzenlenen cenaze törenine katılan iki isim arasında soğuk rüzgarlar esmişti.

İki isim, kısa bir süre sonra bu kez de CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal'ın eşi Olcay Baykal'ın cenaze töreninde denk gelmişti.

Camiye CHP Genel Başkanı'ndan sonra geldiği görülen Özel'in Kılıçdaroğlu ile tokalaşması yine dikkatlerden kaçmamıştı.



ÖZEL, DOSYAYI YARGITAY'A TAŞIMIŞTI

Özgür Özel'in kazandığı 38'inci Olağan Kurultay'a ilişkin davada mahkeme, mutlak butlan yani kesin hükümsüzlük kararı vermişti.

Bu kararla kurultayı geçersiz sayan mahkeme, bir önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve kurullarını göreve iade etmişti.

Kararın hemen ardından Özel yönetimindeki CHP, dosyaya itiraz ederek kararı iptal edilmesi istemiyle Yargıtay'a taşımıştı. Göreve dönen Kılıçdaroğlu yönetimi ise parti avukatlarını görevden alıp, yapılan itirazı geri çekmişti.
 

Bu gelişme üzerine Özgür Özel, bizzat başvuru yaparak Yargıtay sürecini başlatmıştı.

Kararın temyiz edilmesi sonrası dosya, 20 Temmuz Pazartesi günü başlayan adli tatil öncesi, 17 Temmuz Cuma günü temyiz incelemesi için Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'ne gönderilmişti.

Bu karar aynı zamanda dosyanın incelemesinin yeni adli yılda yapılacağı anlamına geliyordu.



YARGI SÜRECİ DEVAM EDİYOR

Dosyanın Yargıtay gündemine geç geldiğini savunan Özel, duruma tepki göstermişti. Süreç devam ederken Özel ve arkadaşları, CHP'den istifa edip Yeni Parti'yi kurmuştu.

Son olarak da mutlak butlan kararının Yargıtay sürecinde yeni bir gelişme yaşanmış, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin verdiği mutlak butlan kararı hakkındaki dosya, Yargıtay 3'üncü Hukuk Dairesi tarafından ön incelemeye alınmıştı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//kemal-kilicdaroglu-ile-ozgur-ozel-programda-tokalasti-imamoglu-cabuk-unutuldu.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//kemal-kilicdaroglu-ile-ozgur-ozel-programda-tokalasti-imamoglu-cabuk-unutuldu.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//kemal-kilicdaroglu-ile-ozgur-ozel-programda-tokalasti-imamoglu-cabuk-unutuldu_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//kemal-kilicdaroglu-ile-ozgur-ozel-programda-tokalasti-imamoglu-cabuk-unutuldu.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/kemal-kilicdaroglu-ile-ozgur-ozel-programda-tokalasti-imamoglu-cabuk-unutuldu/6405/</link>
			<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 13:55:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[30 ilden büyük ilçenin başkanı AK Parti&#039;ye geçiyor! Üstelik yalnız da değil…]]></title>
			<description><![CDATA[Siyaset kulislerini hareketlendiren yeni bir transfer iddiası gündeme geldi. 30 ilden büyük ilçenin başkanının 15 belediye meclis üyesiyle birlikte AK Parti'ye katılacağı öne sürüldü.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

Ak Parti'ye bir belediye başkanının daha katılacağı iddiası Ankara kulislerini hareketlendirdi. 

19
  



Türkiye Basın Federasyonu Genel Başkanı Sinan Burhan, Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay'ın Ak Parti'ye geçeceğini ileri sürdü.

29
  



CHP'DEN İSTİFA ETMİŞTİ

AK Parti'nin 14 Ağustos'ta düzenlenen 25'inci yıl kutlamalarında 3 milletvekili ve 7 belediye başkanının partiye katılmasının ardından yeni isimlerin de AK Parti saflarına geçeceği iddiaları gündeme geldi. 

39
  



tv100'de konuşan Sinan Burhan'ın, Ankara kulislerinden aktardığı bilgiye göre CHP'den istifa eden ve şu anda görevine bağımsız olarak devam eden Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay'ın yakın zamanda AK Parti'ye katılması bekleniyor.

49
  



"15 BELEDİYE MECLİS ÜYESİYLE BİRLİKTE KATILIYOR"

Kulis bilgisindeki en dikkat çekici ayrıntı ise olası katılımın yalnızca Vahap Akay ile sınırlı kalmayacağı iddiası oldu.

59
  



Sinan Burhan, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

69
  



"Tekirdağ’ın 240 bin nüfuslu en büyük ilçesi Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay 15 meclis üyesi ile birlikte AK Parti’ye katılıyor."

79
  



30 İLDEN BÜYÜK İLÇE 

Olası toplu geçişin Çerkezköy'deki siyasi dengelere de doğrudan yansıması bekleniyor. Belediye başkanının yanı sıra 15 belediye meclis üyesinin aynı anda parti değiştirmesi, Çerkezköy Belediye Meclisi'ndeki mevcut aritmetiğin ve karar süreçlerinin değişmesine yol açabilir. 

89
  



 Yaklaşık 240 bin kişinin yaşadığı Çerkezköy, Tekirdağ'ın önemli sanayi merkezleri arasında bulunuyor. Ayrıca ilçenin nüfusu Türkiye'deki 30 ilin nüfusundan daha fazla.

99
 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//30-ilden-buyuk-ilcenin-baskani-ak-parti039ye-geciyor-ustelik-yalniz-da-degil.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//30-ilden-buyuk-ilcenin-baskani-ak-parti039ye-geciyor-ustelik-yalniz-da-degil.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//30-ilden-buyuk-ilcenin-baskani-ak-parti039ye-geciyor-ustelik-yalniz-da-degil_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/09//30-ilden-buyuk-ilcenin-baskani-ak-parti039ye-geciyor-ustelik-yalniz-da-degil.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/30-ilden-buyuk-ilcenin-baskani-ak-parti-ye-geciyor-ustelik-yalniz-da-degil/6401/</link>
			<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 13:22:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP&#039;de 49 kişi ihraç ediliyor]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Parti Meclisi (PM) toplantısında 49 kişi tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kurulu'na (YDK) sevk edildi. Sevk edilen isimlerin arasında eski Genel Sekreter Selin Sayek Böke, eski Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, eski Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri Meryem Gül Çiftçi Binici, Yalçın Karatepe, Zeliha Aksaz Şahbaz ve Yankı Bağcıoğlu da yer alıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Parti Meclisi (PM) toplantısında 49 kişinin tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kurulu'na (YDK) sevk edilmesine karar verildi.

49 kişi hakkındaki disiplin sürecinin başlatılmasına ilişkin karar, CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı tarafından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan MYK ve Parti Meclisi (PM) toplantılara ilişkin düzenlenen basın toplantısında duyuruldu.

İŞTE DİSİPLİNE SEVK EDİLEN 49 KİŞİ

Söz konusu isimlerin CHP'nin içinde bulundukları halde başka bir siyasi parti için çalıştıkları belirtildi. Disipline sevk edilen isimler ise şu şekilde:

- "Ali Abbas Ertürk, Asiye Ergül, Aylin Nazlıaka, Bahattin Bahadır Erdem, Barış Övgün, Bedirhan Berk Doğru, Berk Kılıç, Burcu Mazıcıoğlu, Canan Taşer, Cansel Çiftçi, Ecevit Keleş, Elif Leyla Gümüş, Emine Uçak Erdoğan, Güldem Atabay, Hikmet Erbilgin, İlhan Cihaner, Kerim Rota, Kübra Gökdemir, Mahir Yüksel, Melisa Uğraş, Meryem Gül Çiftçi Binici, Nazan Güneysu, Ozan Işık, Önder Kurnaz, Polat Şaroğlu, Selin Sayek Böke, Sercan Çığgın, Serkan Özcan, Sevgi Kılıç, Sinem Kırçiçek, Tolga Sağ, Turgay Özcan, Uğurcan İrak, Uygar Parçal, Yalçın Karatepe, Zeliha Aksaz Şahbaz, Tuğçe Hilal Özkan, Yankı Bağcıoğlu, Baran Seyhan, Emre Kartaloğlu, Ozan Varal, Emre Yılmaz, Pınar Uzun Okakın, Oya Ünlü Kızıl, Deniz Çakır, Remzi Kazmaz, Oğuzhan Cenan, Aysemin Gülmez ve Mesut Kırşanlı."

"1 OCAK'TAN İTİBAREN TÜRKİYE'NİN GİDEREK SEÇİM SATHIMAİLİNE GİRDİĞİNİ GÖRECEĞİZ"

Toplantılarda ekonomik gelişmelerin değerlendirildiğini aktaran Müslim Sarı, şunları söyledi:

- "Ufak ufak hükümetin ve Merkez Bankası’nın önümüzdeki yıl gerçekleşmesi düşünülen, planlanan bir erken seçime doğru olarak iktisadi politikaların özellikle faizin ve özellikle faiz üzerinden başka bir takım parametrelerin, kredi kanalının ufak ufak bir seçim ekonomisine doğru programlandığını kodlandığını, yönlendiğini görüyoruz. Dolayısıyla bu ilk sinyaldir.

- Önümüzdeki dönemde özellikle OVP açıklandığında bunu daha iyi göreceğiz Eylül ayında. Bütçe geldiğinde, Ekim ayında bunu bir kere daha göreceğiz. Ama esas olarak 1 Ocak'tan itibaren Türkiye'nin giderek seçim sathımailine girdiğini, iktisadın da, ekonominin de giderek seçim sathımailinin çerçevesinde kodlanmaya başladığını, kurgulanmaya başladığını göreceğiz. Bu ilk adımdır. Bu ilk adımı burada işaret etmek isterim."



"OYA TEKİN'İN TUTUKSUZ YARGILANMASINI BEKLERDİK"

'Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü' davasında belediye başkanlarına verilen cezalar hakkında konuşan Sarı, şu ifadeleri kullandı:

- "Cumhuriyet Halk Partisi olarak Cumhuriyet Halk Partili belediyelere dönük yürütülen süreçler, yürütülen operasyonlar, bunlarla ilgili yargılamalar konusunda da bir takip sistemimiz var. Biz bu takip sisteminin çerçevesinde hem kurmuş olduğumuz komisyon hem yerel yönetimler birimi içinde oluşturduğumuz yapılarla Cumhuriyet Halk Partisi belli belediyelerin koşturmaları, iddianameleri, bunlara isnat edilen suçlar, bunlarla ilgili mahkeme süreçleri ve yargılama süreçlerini yakından takip ediyoruz.

- Biz bu davaları gruplandırmıştık. Bunların bir kısmı çoklu davalar, yani birden fazla belediye başkanımızın içinde olduğu yer aldığı davalar, bir kısmı ise münferit davalar, yani tek tek belediye başkanlarımızı ilgilendiren davalar. Bu davalardan ilki, toplu davalardan ilkinin ilk aşaması bilindiği üzere 'Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası' olarak bilinen kamuoyunda davaydı ve bunun ilk aşamasının sonuçlandığını dün değil, evvelsi gün gördük. Bu davada bir defa verilen kararlarla ilgili değerlendirmelerimiz çok yönlü ve çok boyutlu. Bunu kamuoyuyla paylaşmak isteriz.

- Birincisi şudur ki, 63 eylemden 43 eylem, ihaleye fesat karıştırma ve özellikle resmî evrakta sahtecilik suçlamalarının ağırlık kazandığı eylemlerdi. Bu eylemlerin bir tanesi hariç, Aziz İhsan Aktaş ve Beşiktaş Belediye Başkanımız Rıza Akpolat'ın beraat ettiğini gördük. Dolayısıyla neredeyse 63 eylemin 43'ü, neredeyse üçte ikisinde isnat edilen suçlarla ilgili bir beraat kararı verildiğini görmüş bulunuyoruz. Buna mukabil, 43'üncü eylemden sonraki eylemler, ki buralarda daha ziyade rüşvet ve suç gelirlerinin aklanması üzerine kurulu, buralarda ise hem Aziz İhsan Aktaş'ın hem de Beşiktaş Belediye Başkanımız Rıza Akpolat'ın suçlu olduğunu ve ceza aldığını görüyoruz.

- Ancak Beşiktaş Belediye Başkanımız bu konuyla ilgili bir ceza alırken, suçlanırken, 23 yılın üzerinde toplamda, Aziz İhsan Aktaş'ın bir suç örgütü lideri olarak, birazdan onu da söyleyeceğim, suçlu bulunmuş olmasına rağmen, suçlu görülmüş olmasına rağmen, en azından bu 43'ten sonraki eylemler bakımından hiçbir cezaya çarptırılmamış olmasını da bir hukuk garabeti olarak değerlendiriyoruz. Normal koşullarda etkin pişmanlık başvurusu yapan kişilerin cezasızlık durumuyla karşı karşıya kalması görülmüş bir olay değildir. Dolayısıyla bir ceza indirimi beklerken, onun tamamen bir cezasızlık durumuyla karşı karşıya kalmasının, önümüzdeki dönemde karşılaşacağımız davalar bakımından da önemli bir sinyal oluşturduğunu değerlendiriyoruz.

- Öte yandan iddianamenin ana çerçevesini oluşturan, burada bir örgüt olduğu ve adı da 'Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü' olduğu söylenen bir örgütün olmadığını gördük. Yani sayın yargıçlar, savcının iddia ettiği gibi orta yerde bir örgüt bulunmadığını ilan etmiş oldular. Dolayısıyla bir örgütün olmadığı ancak etkin pişmanlıktan yararlanan bir kişinin tamamen cezasız bırakıldığı bir yargılama ile karşı karşıyayız. Bunu dikkatlerinize sunmak isterim.

- Tek tek belediye başkanlarımız açısından da konu değerlendirildiğinde, biz ilke olarak Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin ve bütün belediye başkanlarının kanunda uygun koşullar oluşmadığı sürece tutuksuz bir biçimde yargılanmasından yana olduğumuzu söyledik. Belediye başkanlarımıza isnat edilen suçlara baktığımızda, daha doğrusu artık kesilen cezalara baktığımızda, neredeyse birbirinin aynı olan suçlarla ilgili, benzer suçlarla ilgili ve yine neredeyse birbirine yakın yıllarla ceza almış olan belediye başkanlarımızın bir tanesinin neden tutuklu olarak kaldığını anlayamadık.

- Eğer biz diğer arkadaşlarımız tutuksuz yargılanıyorsa, Oya Tekin'in de Seyhan Belediye Başkanımızın da tutuksuz yargılanmasını beklerdik. Aldıkları cezadan bağımsız olarak söylüyorum. Onun ötesinde bir belediye başkanımızın beraat ettiğini sevinçle görmüş bulunuyoruz.

"ZEYDAN KARALAR'LA İLGİLİ DEĞERLENDİRME SİYASİ"

- Burada dikkatinizi çekmek istediğim bir başka konu, hiç kuşku yoktur ki Adana Büyükşehir Belediye Başkanımızla ilgilidir. Bizim hukuki değerlendirmelerimize göre, içi en boş olan, diğerleriyle karşılaştırıldığında isnat edilen suçların en az olduğu bu belediye başkanımızla ilgili özellikle bir beraat kararı bekliyorduk.

- Nitekim Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar 61'inci eylemden, sadece bir eylemden ve bir örgütün ikinci sırasında bulunan bir kişinin adı Baki Nugay bir örgüt yöneticisi olarak Sayın Zeydan Karalar'ın belediye başkanlığı döneminden önce oluşmuş olan bir alacağın tahsiliyle ilgili suçlamaları çerçevesinde 6 yıl 3 aya indirilmiş bir cezayla karşı karşıya kaldığını ve 3 yıl 1 ay 15 gün kamu görevinden yasaklanmasının hükmedildiğini gördük. Bu hukuk vicdanı açısından kabul edilebilir bir karar değildir.

- Nitekim Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız bu konuda defaatle kendini savunan açıklamalar yaptı. Onları buradan bir kere daha söylemek isterim. Kendisi göreve geldiğinde oluşmuş olan borçların tahsiliyle ilgili olarak ödenmesiyle ilgili olarak bir sıralama yaptığını ve bu sıralamanın peyderpey gerçekleştiğini ve söz konusu firmayla hiç çalışmadığını belediye başkanı olduktan sonra da hiçbir ihale vermediğini açıklamıştı. Dolayısıyla biz Zeydan Karalar'la ilgili bu değerlendirmenin siyasi bir değerlendirme olduğunu ve aldığı cezayla ilişkilendirilmeyecek orantısız bir ceza olduğunu burada kamuoyunun takdirlerine sunmak istiyoruz."

Sarı, dün Genel Merkez’de düzenlenen İl Başkanları Toplantısı’na ilişkin şunları söyledi:

“- İl başkanlarımıza ilişkin değerlendirmeler oldu. Peyderpey burada, sizlerle paylaştık il başkanlarımızın durumlarını. Hem il başkanlarımız hem zaman zaman ilçe başkanlarımızla ilgili değerlendirmeler oldu. İl başkanlarımızla ilgili süreci geçtiğimiz hafta tamamlamıştık ve Cumhuriyet Halk Partisinin 81 il başkanı, biri mazeretli olmak üzere dün toplantıya katıldı ve bu toplantıda önümüzdeki sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

- 60 tane il başkanımız ilk kez il başkanı olan arkadaşlarımız; geçmişte il başkanlığı yapmış olan, tecrübeli olan arkadaşlarımız da var ama 60 arkadaşımızın ilk defa bu süreçte il başkanı olduğunu gördük. Onların heyecanlarını burada görme fırsatımız oldu. Bizler burada il başkanları toplantısında il başkanlarımızın Cumhuriyet Halk Partisine ilişkin beklentilerini, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezine ilişkin beklentilerini, bizim de il başkanlarımızla ilgili beklentilerimizi açıklama fırsatı bulduk, değerlendirme fırsatı bulduk.

- Bu konuyla ilgili Sayın Genel Başkanımızın yine kamuoyuna yansıyan açıklamaları oldu. Bu açıklamalara ek olarak buradaki değerlendirmelerle ilgili şunları bir kez daha dikkatinize sunmak isterim: Önümüzdeki süreçte Cumhuriyet Halk Partisinin politikalarının ana taşıyıcısının Cumhuriyet Halk Partisi örgütü olduğunu bir kere daha kayıt altına almak istiyoruz.

- Cumhuriyet Halk Partisi il başkanları illerde, ilçe başkanları ilçelerde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının ve Genel Merkezinin yetkisini temsil eden, dolayısıyla önümüzdeki dönem sorumluluk bilinci yüksek olan bu arkadaşlarımızın bu yetkilerle, hiçbir biçimde tereddüde yer olmayacak şekilde yetkilerle donatıldığını bir kere daha teyit etme fırsatı bulduk. Yerel yönetimler ve örgütümüz arasında kurulan ilişkilerin ki zaman zaman bu konuyla ilgili eleştiriler, tartışmalar olmuştu, bunların önümüzdeki dönem bir kere daha ilanlanacağını il başkanlarımıza açıklama fırsatımız oldu.”

“DİSİPLİN MEKANİZMALARI ÖNEMLİ”

Toplantının ana konularından birinin parti içi demokrasi vurgusu olduğunu açıklayan Sarı, sözlerine şöyle devam etti:

- "Bir tüzük kurultayı toplanma talebi vardı özellikle örgütlerimizden de ve biz böyle parti içi demokrasiye ilişkin, ön seçime ilişkin örgütümüzün motivasyonunu artıracak önümüzdeki süreçte bazı değişiklikler için genel seçimden önce bir tüzük kurultayı toplanması konusunda bir fikir birliğiyle karşı karşıya kaldığımızı söyleyebiliriz. Disiplin mekanizmaları önemli. Örgütümüzün bu konuyla ilgili benzer değerlendirmeleri oldu.

- Cumhuriyet Halk Partisinin tüzel kimliği içinde olup başka siyasal partileri destekleyen, o siyasal partilerin paylaşımlarını yapan, etkinliklerine katılan arkadaşlarımızın iller düzeyinde mutlaka değerlendirileceği ve burada parti içi disiplinden taviz verilmeyeceği yine bu toplantının önemli konularından biri oldu. Yine keza bildiğiniz üzere bu ayrışma sürecinde hiç hoş olmayan görüntüler oldu.

- Parti binalarımız, parti demirbaşlarımız, parti araçlarımız çok ciddi şekilde tahrip edildi. Bu tahribatlarla ilgili il başkanlarımızın görüşleri, değerlendirmeleri oldu ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi olarak da bu örgütlerimizin fiziksel ihtiyaçları, fiziksel kapasiteleri, mali durumlarının ciddi şekilde destekleneceğini kayıt altına almış olduk.

- En önemlilerinden biri de Cumhuriyet Halk Partisinde bir genel başkanlık tartışmasının olmadığını, Cumhuriyet Halk Partisinin bir genel başkanının bulunduğunu, önümüzdeki süreçte partimizi güvenli limana götürecek kişinin Sayın Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu ve bir genel başkanlık tartışması yapmanın Cumhuriyet Halk Partisine bu aşamada çok ciddi zarar verdiğini 81 il başkanımız da kayıt altına almış oldu.

- Ve Eylül ayından başlamak üzere de Cumhuriyet Halk Partisi kongrelerinin duyurulacağını, takviminin açıklanacağını ve ilgili takvim çerçevesinde de parti içi yarışların yeniden olması gerektiği gibi gerçekleşeceği bir süreci yaşayacağımızı kayıt altına almış olduk.”

“9 EYLÜL’DE KONGRELERİMİZİN BAŞLANGIÇ TARİHİNİ İLAN EDECEĞİZ”

Kongre takvimine ilişkin de konuşan Sarı, “9 Eylül tarihi, partimizin bilindiği üzere kuruluş yıl dönümü. 9 Eylül tarihinde bir etkinliğimiz olacak Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezinde ve bu etkinliğimizde kuvvetle muhtemel Sayın Genel Başkanımız kongrelerimizin başlangıç tarihini ilan edecek ve o başlangıç tarihine uygun bir biçimde de kongre takvimlerimizi kamuoyuyla paylaşacağız” dedi.

"YÖRÜKLER KEMAL KILIÇDAROĞLU’NU BAĞRINA BASTI"

9 Eylül’den sonra Anadolu gezilerinin başlayacağını ifade eden Sarı, şunları kaydetti:

"Yine bu dönem Türkiye'nin çeşitli illerine yapılan ziyaretler, dezavantajlı gruplarla buluşmalar, Cumhuriyet Halk Partisinin örgütüyle ya da çeşitli toplumsal kesimlerle yapılacak programlar konusunda da bir değerlendirme fırsatımız oldu. Bildiğiniz üzere geçtiğimiz hafta Toroslar Belediyesinin gerçekleştirdiği bir etkinliğe katılmıştı Sayın Genel Başkanımız ve çok güzel bir etkinlik oldu.

- Tamamen bindirilmiş olmayan kıtalardan oluşan samimi, içten vatandaşlarımızca; hem çevre illerden hem Mersin ilimizden hem Toroslar ilçesinden hem de orada mukim Yörükler tarafından Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının bağra basıldığını gördük. Önümüzdeki günlerde de bu tür etkinlikler devam edecek.

- Özellikle 9 Eylül'den sonra bu il ve ilçe örgütlerimiz -iller tamamlandı ama ilçe örgütlerimiz de bir yandan tamamlanıyor- bunlar da tam oturduktan sonra sistematik bir biçimde Anadolu gezileri, örgüt gezileri ve çeşitli toplumsal kesimlerle yaptığımız toplantılar devam edecek. Daha görünür, daha çok işleyecek.”

“CHP’DE BULUNDUKLARI HALDE BAŞKA SİYASAL PARTİ İÇİN ÇALIŞANLARI DİSİPLİNE SEVK ETTİK”

MYK sonrası yapılan PM toplantısına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:

- "Özellikle karar boyutuyla ilgili olarak sizlerle paylaşmak istediğim bir husus var, o da şudur: Bildiğiniz üzere bizler göreve geldiğimiz andan itibaren parti içi yarışların son derece normal olduğunu, Cumhuriyet Halk Partisinde böyle bir gelenek olduğunu, bir itiraz kültürü olduğunu, herkesin parti içi yarışlarda ekipleştiğini, kadrolaştığını ama herkesin Cumhuriyet Halk Partisinin tüzel kişiliği içinde bu kimliğe zarar vermeden siyaset yapabileceğini, bunları izlediğimizi tahmin ediyorum.

- Takip ettiğimizi, partinin tüzel kimliği içinde bulunup da başka siyasal partilere dönük çalışma yapılmasını da hem ahlaki bulmadığımızı hem de disiplinin ilgili hükümleri çerçevesinde değerlendireceğimizi söylemiştik. Bugün Parti Meclisimizde bir grup arkadaşımızı -daha önce Cumhuriyet Halk Partisinin önemli kademelerinde bulunmuş parti meclisi üyesi, Yüksek Disiplin Kurulu üyesi vesaire görevlerde yer almış arkadaşları hâlâ Cumhuriyet Halk Partisinin içinde bulundukları hâlde başka bir siyasal parti için çalışan arkadaşlarımızı- tedbirli bir biçimde disipline sevk etmiş bulunuyoruz.

- Öte yandan af talepleri vardı; bu af talepleri kapsamında da dosya bazlı incelemeler yapıldı ve yine bir grup arkadaşımızı parti meclisimizin ve tüzüğümüzün ilgili maddeleri, hükümleri çerçevesinde parti meclisimizin değerlendirmesiyle affetmiş bulunuyoruz. Dolayısıyla iki türlü bir karar var burada: Bir tedbir yoluyla tedbirli bir biçimde ihraç kararlarımız, kesin çıkarma kararımız; öte yandan da af talepleriyle Cumhuriyet Halk Partisine yeniden kapıyı aralayan kararlarımız. Bu arkadaşlarımızla ilgili liste tamamlandığında sizlerle paylaşılacak.”

Açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sarı, “Özellikle belediye başkanlarının YENİ Parti’ye geçmesi noktasında bazı rakamlar da verdiniz. Özgür Özel'e 'CHP'li belediyeleri taciz etmekten vazgeçsin' tepkisini gösterdiniz. Bu konulara biraz açıklık getirebilir misiniz” sorusunu şöyle yanıtladı:

- "Bizim açımızdan siyasal aidiyet meselesinin, yani CHP'nin belediyelerinin, belediye meclis üyelerinin ve il genel meclis üyelerinin siyasal aidiyetleri konusundaki kafa karışıklığının bir an önce giderilmesi talebimizdir. 2027 yılı bütçesi ilçe belediyeleri bakımından 2027 yılının Ekim ayı belediye meclislerinde görüşülecek.

- Büyükşehir belediyeleri bakımından da Kasım ayı belediye meclislerinde görüşülecek. Dolayısıyla bizler Eylül ayı içerisinde bu konunun netleşmesini istiyoruz. Belediye başkanlarımız CHP'nin siyasal kimliği içinde siyaset yapacaklarsa buna uygun hareket etmeliler; yapmayacaklarsa, başka bir siyasal partiye doğru bir yolculuk içindelerse, başka bir siyasal partiyi destekliyorlarsa, onların etkinliklerini destekliyorlarsa o zaman başka bir partiye doğru siyasal yolculuk yapacaklar. Dolayısıyla bu sürdürülebilir değildir. Herhangi bir kurum için de sürdürülebilir değildir. Bu disipline de uygun bir durum değildir. Biz bu arkadaşlarımızın bir an önce kararlarını vermelerini istiyoruz.

“ÖZGÜR ÖZEL BAŞKA BİR SİYASİ PARTİNİN GENEL BAŞKANI! BUNU NE ZAMAN İDRAK EDECEK”

- Özgür Özel ve arkadaşlarının artık başka bir siyasal partinin genel başkanı olduğunu kabul etmeleri gerekir. Biz Sayın Genel Başkanın, Özgür Özel'in mesajlaşma konusundaki yatkınlıklarını biliyoruz. Ancak bizim belediye başkanlarımızı artık kimse taciz etmesin. CHP'nin siyasal kimliği içinde siyaset yapmak isteyen kalan belediye başkanlarımızı kimsenin taciz etmeye hakkı yok. Sayın Özgür Özel artık başka bir siyasal partinin genel başkanıdır. Bunu idrak etmesi için daha ne kadar zaman geçmesi gerekir bilmiyorum. Dolayısıyla herkes kendi siyaset kulvarında ilerleyecek.

- Önümüzdeki günlerde hep beraber göreceğiz; başka bir siyasal parti var, o siyasal partinin başka bir genel başkanı var. Burada da Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi var, Cumhuriyet'in kurucu iradesi var. Dolayısıyla arkadaşlarımız bunu artık fark etmeliler, bunu artık anlamalılar diye düşünüyorum.

“MANSUR BEY CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NİN SİYASETİ İÇİNDE”

- Mansur Bey ile ilgili konuya bir kere daha açıklık getireyim; bunu defalarca söyledim. Şimdi Mansur Bey, Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyaseti içinde, siyasal kimliğinin ve kurumsal kimliğinin içinde siyaset yapmaya karar vermiş durumdadır. Dolayısıyla ondan başka bir açıklama duymadıkça bunu böyle kabul etmek gerekir. Biz kendisiyle görüşüyoruz. Ben yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı olarak görüşüyorum, Sayın Genel Başkan görüşüyor, MYK'mızdan başka arkadaşlarımız görüşüyor. Sürekli bir istişare hâlindeyiz, iletişim hâlindeyiz. Aramızda hiçbir sorun ve problem yok.”

Sarı, Üsküdar Belediyesi’nin başkan vekilliği için yapılan seçimlere ilişkin gelen soru üzerine, “Üsküdar Belediyesinde YENİ Parti’ye ait bir belediye meclis üyesi yok. Dolayısıyla Menderes'ten farklı bir durumla karşı karşıyayız. Cumhuriyet Halk Partisinin belediye meclis üyeleri bu arkadaşlarımızın tamamı. Diğer ilçeler bakımından da bu böyle. Yani yeni partiye ayrışıp başka bir yere gitmiş değiller. Dolayısıyla oradan ayrışmış belediye meclis üyeleri yok. Bizim 26 tane belediye meclis üyemiz var Üsküdar'da ve bu belediye meclis üyelerinin hepsi Cumhuriyet Halk Partisinin belediye meclis üyeleridir. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi tarafından kazanılmış bir belediyenin Cumhuriyet Halk Partisinde kalması için bu 26 tane belediye meclis üyemiz, tekrarlanması muhtemel olan bu seçimde gelip oy kullanacaklardır.”

Sarı, sözlerini şöyle tamamladı:

- "Bildiğiniz üzere bizler göreve geldiğimiz andan itibaren parti içi yarışların son derece normal olduğunu, Cumhuriyet Halk Partisinde böyle bir gelenek olduğunu, herkesin parti içi yarışlarda ekipleştiğini, kadrolaştığını ama herkesin Cumhuriyet Halk Partisinin tüzel kişiliği içinde bu kimliğe zarar vermeden siyaset yapabileceğini; bunları izlediğimizi, takip ettiğimizi, partinin tüzel kimliği içinde bulunup da başka siyasal partilere dönüşmek için hareket edenleri ifade etmiştik.

"OYLARINI KULLANMAZLARSA HAİN OLURLAR"

- Gelip oylarını kullanacaklardır; bunu yapmazlarsa kusura bakmayın, hain olurlar. İhanetle karşı karşıyadırlar. Cumhuriyet Halk Partisinin grubunu bölerek, onun içinden başka bir siyasal parti çıkartarak, başka bir grup çıkartarak bu seçimleri zorlamak da bölücülüktür ve bu, belediyenin AKP'ye hediye edilmesi demektir. Burada 26 tane Cumhuriyet Halk Partili belediye meclis üyesi var ve bu 26 tane belediye meclis üyesi, bu belediye grubunun belirlediği adaya gelip oy verecek. Vermek zorundadır. Böyle olacağını düşünüyorum. Biz bunu yakından takip edeceğiz.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//chp039de-49-kisi-ihrac-ediliyor.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//chp039de-49-kisi-ihrac-ediliyor.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//chp039de-49-kisi-ihrac-ediliyor_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//chp039de-49-kisi-ihrac-ediliyor.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/chp-de-49-kisi-ihrac-ediliyor/6355/</link>
			<pubDate>Wed, 26 Aug 2026 23:28:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İsrail’in Türkiye Sınırında Ne İşi Var? Türkiye’nin Güvenlik Kaygılarını Kim Hesaba Katacak?]]></title>
			<description><![CDATA[İsrail’in İran’la yaşadığı çatışmayı ve bu süreçte Amerika Birleşik Devletleri’nin İsrail’e verdiği güçlü desteği bir kenara koyarak bölgedeki gelişmelere daha geniş bir stratejik açıdan bakmak gerekiyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Çünkü bugün ortaya çıkan tablo yalnızca İsrail ile İran arasındaki bir mücadeleden ibaret değildir. Ortadoğu, Doğu Akdeniz, Suriye, Kıbrıs ve Ege hattında çok daha geniş bir güç mücadelesi yaşanmaktadır.

İsrail’in Suriye’de Türkiye’nin askerî varlığından rahatsız olması, bu mücadelenin en yeni göstergelerinden biridir. Nitekim 18 Ağustos 2026’da İsrail, Suriye’deki Abu Duhur hava üssünü vurdu. İsrail saldırıyı, Türkiye’nin burada radar, hava savunma sistemi ve askerî kapasite oluşturacağı yönündeki istihbarata dayandırdı. Türkiye bu iddiaları reddetti. Suriye ise Türkiye’nin burada kalıcı askerî üs kurma planı olmadığını açıkladı. 

Burada sorulması gereken temel soru şudur:

İsrail’in Türkiye’nin Suriye’deki askerî varlığını kendi güvenliği açısından tehdit olarak görme hakkı varsa, Türkiye’nin de İsrail’in Suriye’deki askerî faaliyetlerini kendi güvenliği açısından tehdit olarak görme hakkı yok mudur?

Bence vardır.

Üstelik burada çok daha temel bir mesele bulunmaktadır.

Suriye egemen bir devlettir.

Suriye hükümeti Türkiye ile askerî işbirliği yapmak istiyorsa, bunun İsrail tarafından engellenmesi hangi hukukî veya siyasî gerekçeye dayanmaktadır?

İsrail, Suriye’nin güvenliği konusunda kendi kırmızı çizgilerini belirleyebilir. Kendi güvenliğini korumak için tedbir almak isteyebilir. Ancak aynı hakkın Türkiye için de geçerli olduğunu kabul etmek zorundadır.

İsrail “Türkiye Suriye’de askerî kapasite oluşturmasın” diyorsa, Türkiye de “İsrail Suriye’de askerî kapasitesini artırmasın” diyebilir.

Çünkü mesele karşılıklıdır.

İsrail’in güvenliği İsrail için ne kadar önemliyse, Türkiye’nin güvenliği de Türkiye için o kadar önemlidir.

⸻

Türkiye’nin etrafındaki askerî hareketliliği de birlikte okumak gerekiyor

Bugün yalnızca Suriye’ye bakarak Türkiye’nin güvenlik endişelerini değerlendiremeyiz.

Türkiye’nin batısında Yunanistan’da, özellikle Trakya ve Ege hattında Amerika Birleşik Devletleri’nin askerî varlığı ve askerî işbirliği bulunmaktadır.

Doğu Akdeniz’de ise Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasındaki askerî işbirliği giderek güçlenmektedir. Üç ülkenin 2026 yılında Doğu Akdeniz’de hava ve deniz tatbikatlarını artırma planları bulunmaktadır. 

Fransa ve İngiltere’nin de Akdeniz’deki askerî varlıkları düşünüldüğünde Türkiye’nin etrafındaki askerî tabloyu yalnızca tek bir ülkenin hareketi üzerinden değerlendirmek doğru değildir.

Bütün bunlar Türkiye açısından şu soruyu ortaya çıkarıyor:

Türkiye’nin çevresinde bu kadar yoğun askerî faaliyet varken Türkiye neden endişe duymasın?

Bu askerî faaliyetlerin bugün doğrudan Türkiye’ye yönelik bir saldırı hazırlığı olduğunu söylemek için elimizde yeterli kanıt bulunmayabilir. Ancak devletler yalnızca bugünkü tehdide göre değil, gelecekte ortaya çıkabilecek tehdit ihtimallerine göre de savunma politikası oluştururlar.

Bir ülkenin çevresindeki askerî kapasitenin artması, o ülkenin doğal olarak dikkatini çeker.

Tatbikatlar bugün savunma amaçlı olabilir.

Ancak devletlerin askerî planlamasında önemli olan yalnızca “Bugün bize saldıracaklar mı?” sorusu değildir.

Asıl soru şudur:

“Yarın böyle bir saldırıyı gerçekleştirebilecek askerî kapasite oluşuyor mu?”

İşte stratejik düşünce burada başlar.

⸻

Türkiye neden Suriye’de güçlü olmak zorunda?

Türkiye’nin Suriye ile yaklaşık 900 kilometrelik sınırı bulunmaktadır.

Suriye, Türkiye’nin güney komşusudur.

Dolayısıyla Türkiye’nin Suriye’de meydana gelen gelişmelere kayıtsız kalması mümkün değildir.

Suriye’de istikrarsızlık olduğunda Türkiye etkilenir.

Suriye’de terör örgütleri güçlendiğinde Türkiye etkilenir.

Suriye’de başka devletlerin askerî varlığı arttığında Türkiye etkilenir.

Suriye’nin hava sahası ve askerî altyapısı başka ülkelerin kullanımına açıldığında Türkiye etkilenir.

Bu nedenle Türkiye’nin Suriye’de güvenlik çıkarlarını korumaya çalışması olağan bir devlet davranışıdır.

İsrail’in Suriye’deki askerî faaliyetleri ise Türkiye açısından yalnızca İsrail’in güvenliği meselesi değildir.

Türkiye’nin güney sınırının hemen ötesinde yeni bir askerî güç dengesi oluşmaktadır.

İşte Türkiye’nin asıl endişesi burada başlamaktadır.

⸻

Peki İsrail Türkiye’yi neden tehdit olarak görüyor?

İsrail açısından bakıldığında cevap açıktır.

Türkiye’nin Suriye’de güçlü bir askerî aktör haline gelmesi İsrail’in hareket alanını daraltabilir.

İsrail yıllardır Suriye’de kendi güvenlik gerekçeleri doğrultusunda askerî operasyonlar gerçekleştiriyor.

Şimdi Türkiye’nin Suriye’de daha fazla askerî kapasiteye sahip olması İsrail’in bu hareket alanını sınırlayabilir.

İsrail de bunu kendi güvenliği açısından risk olarak görüyor.

Fakat burada bir çifte standart ortaya çıkmamalıdır.

İsrail’in güvenliği önemliyse Türkiye’nin güvenliği de önemlidir.

İsrail, Türkiye’nin Suriye’de bulunmasını istemeyebilir.

Türkiye de İsrail’in Suriye’de bulunmasını istemeyebilir.

Ancak Suriye’nin egemenliği konusunda son sözün İsrail’e ait olması mümkün değildir.

Nitekim 23 Ağustos’ta Suriye ile İsrail arasında ABD arabuluculuğunda yapılan görüşmelerde de İsrail’in Suriye’deki askerî faaliyetlerinin sona erdirilmesi ve Suriye’nin egemenliğinin yeniden tesis edilmesi konusu gündeme geldi. 

Bu nedenle Türkiye’nin sorusu son derece meşrudur:

İsrail hangi hakla Suriye’nin hangi ülkeyle askerî işbirliği yapacağına karar vermektedir?

⸻

Arz-ı Mevud meselesi neden Türkiye açısından önemlidir?

Bir başka konu da İsrail siyasetindeki “Büyük İsrail” veya Arz-ı Mevud anlayışıdır.

Burada dikkatli olmak gerekir.

Bunu İsrail devletinin bütün vatandaşlarının veya bütün İsrail hükümetlerinin ortak hedefiymiş gibi değerlendirmek doğru değildir.

Ancak İsrail’de bazı dinî-milliyetçi ve aşırı sağ siyasi çevrelerde tarihsel sınırları genişleten “Büyük İsrail” anlayışının bulunduğu da inkâr edilemez.

Daha önemlisi, bu anlayışın bazı yorumlarında tarihsel İsrail topraklarının Ürdün, Suriye ve Lübnan’a uzanan bölgelerle ilişkilendirildiği görülmektedir. 2025 yılında Benjamin Netanyahu da “Büyük İsrail” vizyonuyla tarihsel ve manevi bağ kurduğunu söylemişti. 

Türkiye açısından mesele tam da burada önem kazanmaktadır.

Çünkü bir ülke başka bir ülkenin güvenlik endişelerini değerlendirirken, yalnızca bugünkü askerî hareketlerine değil, geleceğe ilişkin siyasi ve ideolojik eğilimlerine de bakar.

Türkiye’nin “İsrail’in bölgesel yayılmacılık ihtimalinden endişe duyuyorum” demesi bu nedenle meşru bir güvenlik değerlendirmesidir.

Bu, İsrail halkına karşı düşmanlık değildir.

Yahudilere karşı düşmanlık değildir.

Bir din karşıtlığı değildir.

Bu, devletlerin güvenlik politikalarının ve bölgesel güç projeksiyonlarının değerlendirilmesidir.

⸻

Türkiye’nin etrafındaki tabloyu tek tek değil, bütün olarak okumalıyız

Suriye’de İsrail,

Doğu Akdeniz’de İsrail-Yunanistan-Güney Kıbrıs askerî işbirliği,

Ege ve Trakya hattında Yunanistan ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki askerî işbirliği,

Akdeniz’de Fransa ve İngiltere’nin askerî varlığı…

Bunların hiçbirini tek başına ele alıp “Türkiye’ye karşı kurulmuş bir savaş cephesi” demek doğru olmayabilir.

Ama bütün bu gelişmeleri aynı stratejik harita üzerinde değerlendirmek gerekir.

Çünkü uluslararası siyasette bazen tehdit tek bir olay değildir.

Tehdit, olayların birbirleriyle birleşmesinden doğar.

Bugün bir tatbikat savunma amaçlı olabilir.

Yarın başka bir tatbikat yapılabilir.

Bir ülkede askerî üs kurulabilir.

Başka bir ülkede hava savunma sistemi konuşlandırılabilir.

Bir başka ülkede savaş gemileri konuşlandırılabilir.

Sonunda ortaya çıkan toplam askerî tablo, başlangıçtaki niyetlerden çok daha önemli hale gelebilir.

İşte Türkiye’nin bakması gereken yer burasıdır.

⸻

Türkiye neden İsrail’in Suriye’de güçlenmesinden endişe duyabilir?

Çünkü Türkiye artık sadece Suriye’deki gelişmeleri izleyen bir ülke değildir.

Türkiye’nin güvenliği doğrudan Suriye’nin geleceğiyle bağlantılıdır.

İsrail de aynı şekilde Suriye’yi kendi güvenliğinin bir parçası olarak görmektedir.

Dolayısıyla iki ülkenin güvenlik alanları Suriye’de kesişmektedir.

Bu durum gelecekte iki ülkenin doğrudan çatışma ihtimalini artırmak zorunda değildir.

Ancak yanlış hesaplama riskini artırır.

Nitekim bugün Washington’ın Türkiye, İsrail ve Suriye arasında gerilimi önleyecek bir iletişim mekanizması oluşturmak için çalışması bile bu riskin ciddiye alındığını gösteriyor. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail’in Abu Duhur saldırısının Türkiye’yi provoke etme ihtimalinin dahi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. 

Demek ki mesele artık yalnızca Türkiye’nin yaptığı bir yorum değildir.

Bölgesel aktörler de Türkiye-İsrail geriliminin Suriye üzerinden daha büyük bir çatışmaya dönüşmesinden endişe etmektedir.

⸻

Türkiye savaş istemiyor; fakat tehditleri görmek zorunda

Türkiye’nin yapması gereken savaşa hazırlanmak değil, savaşı önleyecek kadar güçlü olmaktır.

Güçlü bir Türkiye, bölgesindeki her askerî hareketliliği savaş sebebi olarak görmez.

Ama hiçbirini de görmezden gelmez.

Türkiye’nin amacı İsrail’le savaşmak olmamalıdır.

Yunanistan’la savaşmak olmamalıdır.

Amerika Birleşik Devletleri, Fransa veya İngiltere ile savaşmak hiç olmamalıdır.

Fakat Türkiye, kendi güvenlik alanında ortaya çıkan gelişmeleri de “Bize bir şey olmaz” diyerek izleyemez.

Çünkü tarih bize devletlerin en büyük hatalarının çoğu zaman tehditleri fazla büyütmekten değil, tehditleri zamanında görememekten kaynaklandığını göstermiştir.

Bugün yapılması gereken şey bağırmak değil, stratejik akıl yürütmektir.

Türkiye’nin Suriye’deki güvenlik çıkarlarını koruması gerekir.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki haklarını koruması gerekir.

Kıbrıs’taki güvenliğini koruması gerekir.

Ege’deki askerî dengeleri takip etmesi gerekir.

Yunanistan’daki yabancı askerî yapılanmaları dikkatle izlemesi gerekir.

İsrail’in Suriye’deki faaliyetlerini yakından takip etmesi gerekir.

Ve bütün bunları birbirinden bağımsız olaylar olarak değil, tek bir bölgesel güç dengesi içerisinde değerlendirmesi gerekir.

Çünkü mesele yalnızca “İsrail Türkiye’yi tehdit ediyor mu?” sorusu değildir.



Asıl soru şudur:

Türkiye’nin çevresinde oluşan yeni askerî ve siyasi dengeler, önümüzdeki 10-20 yıl içinde Türkiye’nin güvenliğini nasıl etkileyecek?

Ve belki de bugün Türkiye’nin sorması gereken en önemli soru şudur:

İsrail kendi güvenliği için Suriye’de Türkiye’yi istemiyorsa, Türkiye kendi güvenliği için İsrail’in Suriye’de güçlenmesini neden istemesin?

Bu sorunun cevabı, önümüzdeki yıllarda Ortadoğu’nun en önemli jeopolitik meselelerinden biri olacaktır.

Prof.Fedai Erdoğ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//israilin-turkiye-sinirinda-ne-isi-var-turkiyenin-guvenlik-kaygilarini-kim-hesaba-katacak.png</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//israilin-turkiye-sinirinda-ne-isi-var-turkiyenin-guvenlik-kaygilarini-kim-hesaba-katacak.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//israilin-turkiye-sinirinda-ne-isi-var-turkiyenin-guvenlik-kaygilarini-kim-hesaba-katacak_t.png"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//israilin-turkiye-sinirinda-ne-isi-var-turkiyenin-guvenlik-kaygilarini-kim-hesaba-katacak.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/israil-in-turkiye-sinirinda-ne-isi-var-turkiye-nin-guvenlik-kaygilarini-kim-hesaba-katacak/6341/</link>
			<pubDate>Mon, 24 Aug 2026 12:58:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bahçeli’nin çıkışı sonrası sürpriz hamle! Seçim sistemi değişiyor]]></title>
			<description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin seçim sistemi ve Siyasi Partiler Yasası’nın yeniden düzenlenmesine yönelik açıklamasının ardından Ankara kulislerinde yeni formüller konuşulmaya başlandı. Resmi seçim ittifakı sisteminin korunması, buna karşılık ortak liste, çatı parti ve ittifak dışındaki seçim iş birliklerine yeni kurallar getirilmesi seçenekler arasında bulunuyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli geçen günlerde yaptığı açıklamada seçim sistemi ve Siyasi Parti Yasası'nda yeniden düzenlemeler yapılması gerektiğini belirtmişti. Bu açıklamanın ardından seçim mevzuatına ilişkin yeni formüller üzerinde çalışıldığı belirtildi.

RESMİ İTTİFAK DIŞINDAKİ SEÇENEKLER ZORLAŞACAK

Cumhuriyet'ten Merve Kılıç'ın haberine göre, kulislerde konuşulanlara göre mevcutta bulunan resmi seçim ittifakı sistemi korunacak. Resmi ittifak dışındaki ortak liste, çatı parti veya seçim iş birliğiyle hareket etmek zorlaşacak. Bu noktada yeni kuralların değerlendirildiği aktarıldı.

Özellikle küçük partilerin tek bir partinin listesinden seçime girmesi, farklı partilerden adayların ortak listelerde yer alıp seçim sonrası kendi partilerine dönmesi gibi yöntemlere yönelik yeni düzenlemeler üzerinde duruluyor.

Seçim iş birliklerinin ise daha açık kurallara bağlanması öngörülüyor. Birleşme ya da çatı parti modeliyle seçime girilmesinin sınırlandırılması da kulislerde konuşulanlar arasında.

BAHÇELİ NE DEMİŞTİ?

MHP lideri Devlet Bahçeli, 19 Ağustos’ta yaptığı açıklamada "Önümüzdeki süreçte sistemin ruhuna uygun, siyasi istikrarı ve demokratik gelişimi esas alan bir anlayışla siyasi partiler ve seçim sisteminin de yeniden düzenlenmesi gerekmektedir" ifadelerini kullanmıştı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//bahcelinin-cikisi-sonrasi-surpriz-hamle-secim-sistemi-degisiyor.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//bahcelinin-cikisi-sonrasi-surpriz-hamle-secim-sistemi-degisiyor.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//bahcelinin-cikisi-sonrasi-surpriz-hamle-secim-sistemi-degisiyor_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//bahcelinin-cikisi-sonrasi-surpriz-hamle-secim-sistemi-degisiyor.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/bahceli-nin-cikisi-sonrasi-surpriz-hamle-secim-sistemi-degisiyor/6336/</link>
			<pubDate>Sun, 23 Aug 2026 16:03:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ahmet Davutoğlu Liderliğindeki Gelecek Partisi Kendini Resmen Feshetti]]></title>
			<description><![CDATA[12 Aralık 2019'da kurulan Gelecek Partisi, bugün düzenlenen olağanüstü kongrede alınan kararla siyasi hayatına resmen son verdi. Genel Başkan Ahmet Davutoğlu liderliğinde toplanan fesih kongresinde delegelerin oylarıyla partinin kapatılması kararlaştırılırken, yapılan açıklamada "Bu bir vazgeçiş değil; siyasetin ahlaki zeminini koruma iradesidir" denildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara kulislerinde haftalardır konuşulan senaryo bugün resmiyet kazandı. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu liderliğinde 12 Aralık 2019 tarihinde büyük iddialarla ve geniş bir kadroyla kurulan Gelecek Partisi, Türk siyasi hayatından tamamen çekildi. Parti yönetimi, bugün gerçekleştirilen tarihi fesih kongresinde, delegelerin katılımıyla yapılan oylama sonucunda partinin siyasi faaliyetlerini sonlandırma ve fesih kararını resmen aldı.

'KİRLENMİŞ SİYASİ İKLİMİN PARÇASI OLMAK İSTEMEDİK'

Fesih kararının arkasındaki süreç, aslında geçtiğimiz ay yayımlanan bildiriyle başlamıştı. Partiden yapılan resmi açıklamada, Türkiye’nin içinde bulunduğu mevcut siyasi iklimin bir parçası olmamak ve kuruluş ilkelerini muhafaza etmek amacıyla bu kararın alındığı vurgulandı.

'NASIL VAKARLA KURDUYSAK, AYNI İZZETLE KAPATIYORUZ'

Partinin resmi kanallarından paylaşılan açıklamada, kararın bir pes etme mantığı taşımadığının altı çizilerek şu ifadelere yer verildi:

"Bizler, Gelecek Partisini nasıl samimiyetle, vakarla ve büyük bir heyecanla kurduysak; bugün de aynı samimiyet, vakar, ortak akıl, ortak irade ve izzetle kapatıyoruz. Bugün aldığımız karar bir vazgeçiş değil; inandığımız değerleri ve siyasetin ahlaki zeminini koruma iradesidir! Başta Genel Başkanımız Sayın Ahmet Davutoğlu olmak üzere, tüm yol arkadaşlarımıza ve vatandaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz."

Öte yandan Gelecek Partisi'nin kendini feshetmesiyle birlikte, partinin TBMM'deki milletvekillerinin ve belediye başkanlarının siyasi yollarına bağımsız olarak mı devam edeceği yoksa başka bir parti çatısı altında mı birleşeceği sorusu Ankara kulislerini hareketlendirdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//ahmet-davutoglu-liderligindeki-gelecek-partisi-kendini-resmen-feshetti.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//ahmet-davutoglu-liderligindeki-gelecek-partisi-kendini-resmen-feshetti.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//ahmet-davutoglu-liderligindeki-gelecek-partisi-kendini-resmen-feshetti_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//ahmet-davutoglu-liderligindeki-gelecek-partisi-kendini-resmen-feshetti.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/ahmet-davutoglu-liderligindeki-gelecek-partisi-kendini-resmen-feshetti/6332/</link>
			<pubDate>Sat, 22 Aug 2026 17:16:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kılıçdaroğlu harekete geçti! YENİ Parti’ye karşı yeni plan devrede]]></title>
			<description><![CDATA[CHP’de 25 ve 26 Ağustos’ta gerçekleştirilecek kritik toplantılarda partinin siyasi yol haritası ele alınacak. Eski yöneticilerle görüşmeler planlanırken, 9 milletvekilinin disiplin dosyaları için de yeni tarih belirlendi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
CHP, YENİ Parti’ye karşı cepheyi genişletmek için yeni hamleleri devreye sokmaya hazırlanıyor.

Önümüzdeki hafta parti yönetimi ve örgütlerin katılımıyla bir dizi istişare toplantısı yapılacak. 25 Ağustos’ta il başkanları, 26 Ağustos’ta ise MYK ve Parti Meclisi bir araya gelecek. Toplantılarda mevcut siyasi durum ve partinin yol haritası değerlendirilecek.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ayrıca geçmişte partide görev yapmış ancak halen yönetimde bulunmayan bazı isimlerle görüşmesi planlanıyor. Bu görüşmelerde partinin politikaları ve söylemi ele alınacak. Parti yönetiminin, söz konusu isimlerin katkı sunabileceği danışma veya politika kurulları oluşturmayı da değerlendirdiği belirtiliyor.



GÖZLER 9 EYLÜL'DE

CHP, 9 Eylül’de kuruluş yıl dönümüyle birlikte yeni bir kampanya başlatacak. Atatürk, Cumhuriyet ve CHP vurgusunun öne çıkacağı kampanyanın billboardlar ve dijital mecralarda yürütülmesi planlanıyor. Ardından kurultay sürecine yönelik ayrı bir kampanya başlatılması öngörülüyor.

VEKİLLERİN DOSYALARI GÖRÜŞÜLDÜ

CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK), dün Parti Genel Merkezi’nde Mahir Polat başkanlığında toplandı. YDK’da, bir süre önce CHP’den istifa ederek YENİ Parti’ye katılan Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin, Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer, Adana Milletvekili Burhanettin Bulut’un da aralarında olduğu 81 dosya görüşüldü.

 

Söz konusu 9 milletvekiline ilişkin dosyaların değerlendirilmesi 18 Eylül’e ertelendi. 

9 milletvekili YENİ Parti’ye geçti, ama dosyaları hala CHP’de işlemde. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//kilicdaroglu-harekete-gecti-yeni-partiye-karsi-yeni-plan-devrede.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//kilicdaroglu-harekete-gecti-yeni-partiye-karsi-yeni-plan-devrede.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//kilicdaroglu-harekete-gecti-yeni-partiye-karsi-yeni-plan-devrede_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//kilicdaroglu-harekete-gecti-yeni-partiye-karsi-yeni-plan-devrede.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/kilicdaroglu-harekete-gecti-yeni-parti-ye-karsi-yeni-plan-devrede/6324/</link>
			<pubDate>Fri, 21 Aug 2026 13:46:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yeni Parti’den yeni provokasyon! Özgür Özel gözünü üyelere dikti]]></title>
			<description><![CDATA[ Özgür Özel ve ekibinin gözünü bu kez CHP'nin mevcut üyelerine çevirdiği öğrenildi. İl-ilçe başkanlarına "Kurultaya kadar CHP'nin üye sayısını geçelim" talimatı gittiği, Yeni Partili yerel siyasilerin de CHP'deki istifa sayılarını artırabilmek için adeta mücadele içerisine girdiği bildirildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

 CHP'nin il başkanlıklarını talan edip meclis grubu kasasını boşaltan, sosyal medya hesaplarını da gasp ederek Yeni Parti'yi kuran Özgür Özel ve ekibinin CHP içerisine yönelik provokatif hamleleri devam ediyor. Yeni Parti'de kuruluş kurultayının tarihi konusunda ekim ayı işaret ediliyor.
 






Kurultayı gövde gösterisine dönüştürmeyi hedefleyen parti yönetiminin, gözünü CHP'li mevcut üyelere diktiği öğrenildi. Ekim ayına kadar CHP'nin üye sayısı geride bırakılarak, muhalif seçmenler üzerinde "Yeni CHP biziz" algısı oluşturulmaya çalışılacak.

 






ÖRGÜTLERE TALİMAT GİTTİ

Bu kapsamda Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin başta olmak üzere Yeni Partili kurmayların il-ilçe başkanlarıyla yoğun temasta olduğu, üye katılımlarını artırabilmek için görüşmelerin sürdüğü aktarıldı.
 





Genel merkezden il-ilçe başkanlarına, "Kuruluş kurultayına kadar CHP'nin üye sayısını geçelim, üye katılımlarına yoğun mesai harcayalım" talimatı verildiği iddia ediliyor.

 






HEDEF: CHP'NİN 4'TE 3'Ü

CHP'nin mutlak butlan kararı öncesi 2 milyona yakın üyesi bulunuyordu. Bu kapsamda Yeni Parti'nin ekim ayına kadar CHP'den en az 1,5 milyon üyeyi kendi safına çekme hedefi olduğu öğrenildi.
 


 




Yeni Partili yerel siyasilerin de hem telefonla hem de WhatsApp grupları üzerinden CHP üyelerine ısrarlı girişimleri olduğu, CHP'den istifaları artırmak için adeta mücadele içerisine girdikleri aktarıldı.

 






ÖZEL DE 'İSTİFA EDİN' DEMİŞTİ

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel de TBMM'deki son grup toplantısında CHP içerisinde kalan üyeleri istifaya çağırarak gündem olmuştu.
 






Kürsü konuşmasında Özel, "Butlancılardan, cuntacılardan kurtulun, Yeni Partimize buyrun" diyerek CHP içerisinde istifa dalgası başlatmaya çalışmış, söz konusu ifadeler CHP yönetimi tarafından da tepkiyle karşılanmıştı.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//yeni-partiden-yeni-provokasyon-ozgur-ozel-gozunu-uyelere-dikti.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//yeni-partiden-yeni-provokasyon-ozgur-ozel-gozunu-uyelere-dikti.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//yeni-partiden-yeni-provokasyon-ozgur-ozel-gozunu-uyelere-dikti_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//yeni-partiden-yeni-provokasyon-ozgur-ozel-gozunu-uyelere-dikti.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/yeni-parti-den-yeni-provokasyon-ozgur-ozel-gozunu-uyelere-dikti/6301/</link>
			<pubDate>Mon, 17 Aug 2026 10:28:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan&#039;dan Terörsüz Türkiye vurgusu: Çocuklar yetim eşler dul kalmayacak]]></title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ ve terörle mücadele sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Türkiye'nin 40 yıllık terör sorununu Cumhur İttifakı olarak çözüme kavuşturduklarını söyledi. Erdoğan, "Bu ülkede anneler artık ağlamayacak, çocuklar yetim, eşler dul kalmayacak" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıl dönümü programında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin uzun yıllardır mücadele ettiği FETÖ ve terör sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

FETÖ yapılanmasının 1970'li yıllardan itibaren Türkiye'nin gündeminde olduğunu belirten Erdoğan, geçmiş hükümetlerin bu yapının önünü kesemediğini vurguladı. Darbe dönemlerinde FETÖ'ye müdahale edilmediğini, aksine yapının önünün açıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin iktidara talip olduğu dönemde söz konusu yapılanmanın ülke genelinde geniş bir alana yayıldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ ile mücadelede sabır ve dikkatle hareket ettiklerini belirterek, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin de "O hain darbe girişiminde Allah onlara fırsat vermedi" ifadelerini kullandı.
 

"40 YILLIK SIKINTIYI ÇÖZÜYORUZ"

Terör meselesinin de 1984'ten bu yana Türkiye'nin canını yaktığını belirten Erdoğan, terörün sona erdirilmesiyle birlikte vatandaşların artık yaylalara daha rahat çıkabildiğini söyledi.

Terör saldırılarında çok sayıda evladın hayatını kaybettiğini ve bunun Türkiye'nin geleceğine ilişkin umutları olumsuz etkilediğini ifade eden Cumhurbaşkanı, iktidara geldiklerinde terör sorununu çözme sözü verdiklerini hatırlattı.

Erdoğan, "Türkiye'yi 40 yıllık bu sıkıntıdan kurtaracağız dedik. Elhamdülillah onu da Cumhur İttifakı olarak çözüyoruz, çözdük" dedi.



"EN BÜYÜK SERMAYEMİZ KARDEŞLİĞİMİZDİR"

Terörle mücadelenin şehitlerin kahramanlığı ve gazilerin fedakarlığıyla yürütüldüğünü belirten Erdoğan, farklı kesimlerin bir araya gelmesiyle bir "Türkiye mutabakatı" oluşturulduğunu söyledi.

Türkiye'nin geleceği açısından birlik ve beraberliğin önemine vurgu yapan Erdoğan, "Bizim en büyük sermayemiz kardeşliğimizdir" ifadelerini kullandı.

Kardeşliğin korunması halinde Türkiye'ye yönelik hiçbir tehdidin başarılı olamayacağını vurgulayan Erdoğan, toplumun ortak değerlerinin ülkeyi bin yıldır ayakta tuttuğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ezan ve Kur'an vurgusu yaparak, "Bu topraklarda ezan sesi susarsa, bu topraklarda Kur'an'ın sesi kısılırsa biliniz ki kardeşliğimiz de zayıflamıştır. Kardeşliğimiz zayıfladığında ülkemiz de zayıflamıştır" dedi.



"TERÖRSÜZ BİR BÖLGE BIRAKMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ"

Türkiye'nin geleceğini kardeşlik temelinde inşa edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 21'inci yüzyılın "Kardeşlik Türkiye Yüzyılı" olacağını söyledi.

Atılan adımların gelecek nesillerin güvenliği ve refahı için olduğunu ifade eden Erdoğan, temel hedeflerden birinin çocuklara terörden arındırılmış bir bölge bırakmak olduğunu dile getirdi.

Erdoğan, terörün sona erdirilmesine yönelik süreç üzerinden kamuoyunda kafa karışıklığı oluşturmaya çalışanların bulunduğunu savunarak, "Niye? Çünkü işsiz kalacaklar, işte bundan korkuyorlar" dedi.

Türkiye'nin yalnızca terör sorununu çözmediğini, aynı zamanda ülkenin içini karıştırmaya yönelik emperyalist planları da boşa çıkardığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörün sona ermesinden Türkiye üzerinde hesabı bulunanların rahatsız olacağını söyledi.

Erdoğan, sözlerini, "Varsın üzülsünler. Bu ülkede anneler artık ağlamayacak, çocuklar yetim, eşler dul kalmayacak" ifadeleriyle tamamladı.




 

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//cumhurbaskani-erdogan039dan-terorsuz-turkiye-vurgusu-cocuklar-yetim-esler-dul-kalmayacak.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//cumhurbaskani-erdogan039dan-terorsuz-turkiye-vurgusu-cocuklar-yetim-esler-dul-kalmayacak.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//cumhurbaskani-erdogan039dan-terorsuz-turkiye-vurgusu-cocuklar-yetim-esler-dul-kalmayacak_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//cumhurbaskani-erdogan039dan-terorsuz-turkiye-vurgusu-cocuklar-yetim-esler-dul-kalmayacak.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/cumhurbaskani-erdogan-dan-terorsuz-turkiye-vurgusu-cocuklar-yetim-esler-dul-kalmayacak/6284/</link>
			<pubDate>Sat, 15 Aug 2026 08:58:01 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yeni Parti’de ’örgüt savaşı’ erken başladı! İmamoğlu ve Özel cephesinde yeni sürtüşme]]></title>
			<description><![CDATA[Yeni Parti'nin yurt genelindeki örgütlenme çalışmaları parti içerisinde sert bir bilek güreşine dönüştü. Özgür Özel cephesi ile Ekrem İmamoğlu ekibinin birçok il ve ilçede kendi adamlarını tepe kadrolara yerleştirebilmek için uzun süredir örtülü bir savaş veriyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

 Yeni Parti'nin yurt genelindeki örgütlenme çalışmaları sancılı geçiyor. Partinin şu ana kadar 60'a yakın ilde örgütlenmesini tamamladığı ancak bu sürecin özellikle büyükşehirlerde, tutuklu Ekrem İmamoğlu'na yakın isimler ile Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in ekibi arasında sert çekişmelere sahne olduğu bildirildi.
 






Partinin Doğu ve Güneydoğu illerindeki örgütlenmesini ise önümüzdeki ay sonuna kadar tamamlaması bekleniyor.
 






KADROLAŞMA KRİZİ

Edinilen bilgilere göre, partinin yeni örgütlenme çalışmalarında birçok fikir ayrılıkları patlak verdi.
 






Bir yandan Özgür Özel ve ekibinin kendi kadrolarını işaret ettiği, diğer yandan İmamoğlu destekçilerinin ayrı bir liste çıkararak paralel bir girişimde bulunduğu öne sürülüyor. Söz konusu anlaşmazlıkların özellikle büyükşehirler ve ilçelerinde patlak verdiği iddia ediliyor.
 






HER KAFADAN AYRI SES

İki kanadın diğer illerde olduğu gibi Doğu ve Güneydoğu illerinde de kendi işaret ettikleri isimleri il ve ilçelerin tepe kadrosuna oturtmak için mücadeleye devam ettiği belirtildi.
 






Bunun yanı sıra Yeni Parti'deki örgüt krizi iki grup arasındaki çekişme ile de sınırlı kalmadı. Her ilde belediye başkanları, il başkanları ve milletvekillerinin de il-ilçe örgütlerine kendi adamlarını yerleştirip tabandaki gücünü korumak için çekişmeye girdiği, birçok noktada hala fikir birliği oluşmadığı aktarıldı.
 






Yeni Parti'de ilk kurultayın ekim ayında yapılması planlanıyor. Örgütlenme sürecinin ise önümüzde ay tamamlanması öngörülüyor.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//yeni-partide-orgut-savasi-erken-basladi-imamoglu-ve-ozel-cephesinde-yeni-surtusme.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//yeni-partide-orgut-savasi-erken-basladi-imamoglu-ve-ozel-cephesinde-yeni-surtusme.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//yeni-partide-orgut-savasi-erken-basladi-imamoglu-ve-ozel-cephesinde-yeni-surtusme_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//yeni-partide-orgut-savasi-erken-basladi-imamoglu-ve-ozel-cephesinde-yeni-surtusme.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/yeni-parti-de-orgut-savasi-erken-basladi-imamoglu-ve-ozel-cephesinde-yeni-surtusme/6269/</link>
			<pubDate>Tue, 11 Aug 2026 10:09:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[YENİ Parti&#039;de çerçeve yasa depremi: "Başlamadan bittik"]]></title>
			<description><![CDATA[YENİ Parti'de çerçeve yasa depremi yaşanıyor. "Halkın kurduğu parti" iddiasıyla yola çıkan YENİ Parti'de "çerçeve yasa" tutumu sebiyle adeta deprem yaşanıyor. Özel'e ve partiye destek veren binlerce kullanıcı çözüm süreci yasasına evet oyu verilmesine tepki gösterdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

PKK'lılara Türkiye'de siyaset yapma imkanı tanıyan, adli kontrol ve denetim olmaksızın serbestiyet ön gören çerçeve yasa, Cuma günü 17 buçuk saat süren görüşmelerin ardından komisyonda kabul edildi.

117


İYİ Parti bu yasaya karşı ret oyu verirken, AK Parti, MHP, CHP, YENİ Parti ve DEM'in oylarıyla komisyondan geçti.

217


YENİ Parti, seçmeni karşısında ilk "toplumsal" sınavını verirken, on binlerce yorumda YENİ Parti destekçilerinin büyük hayal kırıklığı yaşadığı görüldü. Vatandaşlar YENİ Parti'nin hikayesi için "Evet dedi, bitti" yorumlarında bulundu

317


İşte sosyal medyada YENİ Parti'nin çerçeve yasaya 'evet' demesine karşın gelen yorumlar:

417


"Atatürk’ümüzün partisi CHP’den ve dedelerimden miras kalan CHP’liliğimden ‘butlan ve işbirlikçiliği’ nedeniyle vazgeçmiş biri olarak, TBMM’deki oylamada EVET oyu vermeniz halinde YENİ Partiden de vazgeçerim. Ve bu konuda yalnız değilim. @eczozgurozel @ozgurozeliletsm @alimahir"

517


"Hani halkın kurduğu partiydi, hani halkın istediği olacaktı, sorsanıza o zaman sizi isteyen halka, üyelerinize, o yasaya evet mi diyorlar hayır mı diyorlar?

Daha ilk gündemde sizi destekleyen halkı sattınız, sizin lafınıza tam olarak neye göre güveneceğiz? @eczozgurozel"

617


10.000 tl bağışı geri almak istiyorum, ne yapmamız lazım, terörist affedin diye destek olmadık biz size utanmazlar sizi @eczozgurozel

717


ÇERÇEVE YASASINA EVET DİYEREK SON UMUDUMUZU ÖLDÜRDÜNÜZ. BİR EMEKLİYİM VE PAZAR PARAMI SİZE YARDIM OLARAK GÖNDERDİM. O PARA SİZE HARAM OLSUN. ARTIK OYU GİDİP PKK DAN TOPLARSINIZ . SİYASET ÇÖPLÜĞÜNE GİDEN YOLUNUZ AÇIK OLSUN .

817


"Yürüyelim" dediniz yürüdük. Artık Dayanışma falan beklemeyin, yazıklar olsun.. İyi Parti ve Zafer Parti nin duruşlarına tanık olduk hepimiz. Katil ve yandaşlarından beslenin bundan sonra oy moy yok size Sezgin Tanrıkulu yu ihraç edin."

917


O yasaya evet dediniz. Size asla güvenmiyorum. Ne oy veririm ne de bağış yaparım. Türk milleti elbet başının çaresine bakar! Butlan Kemal’den hiç farkınız yok!

1017


Çerçeve Yasaya Evet oyu kullandınız! Partiniz bizim için bitmiştir!
Bağış yok
Üyelik yok
Destek yok

1117


Apoculara, teröristlere özgürlük yasasına size destek veren insanları görmezden gelerek destek vermeniz “Yeni” parti fakat “Eski” kafada olduğunuzu teyit etti! Bağışları taleplerinizi gözünüzün nuru demcilerden, apculardan isteyin! Yazıklar olsun!

1217


"Hayalkırıklığı, ben ilgilenmiyorum daha hıcbirısı ile."

1317


"Yaranmaya çalıştığı kesimden alacağı %1 kendi seçmeninden kaybedeceği oy %11 bravo mahvetti her şeyi."

1417


"Güya halkın kurduğu yeni parti referandum istiyor mu?"

1517


"Özgür Özel de KK gibi bizi kandırdı. Seçmenine ve halkına ihanet etti. Benim için bitmiştir."

1617


Evet dedi bitti yazık

1717]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//yeni-parti039de-cerceve-yasa-depremi-quotbaslamadan-bittikquot.jpeg</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//yeni-parti039de-cerceve-yasa-depremi-quotbaslamadan-bittikquot.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//yeni-parti039de-cerceve-yasa-depremi-quotbaslamadan-bittikquot_t.jpeg"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//yeni-parti039de-cerceve-yasa-depremi-quotbaslamadan-bittikquot.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/yeni-parti-de-cerceve-yasa-depremi-baslamadan-bittik/6256/</link>
			<pubDate>Sat, 08 Aug 2026 19:45:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[YENİ PARTİ LİDERİ ÖZGÜR ÖZEL BU SEFERDE FRANSIZLARA SIĞINDI!]]></title>
			<description><![CDATA[Özgür Özel Fransız gazetesine yazdı: Türkiye'deki demokrasi Avrupa'nın geleceğini etkiler.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Fransız gazetesi Le Monde için kaleme aldığı yazıda, Türkiye'deki demokratik gerilemenin yalnızca ülkenin iç meselesi olmadığını savunarak, Avrupa'nın güvenliği ve geleceğinin Türkiye'deki demokrasiden ayrı değerlendirilemeyeceğini ifade etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyinKaynak ekle

Şaibeli CHP Kongresi sonrası CHP'lilerin başvuruları neticesinde çıkan mutlak butlan kararı sonrası 91 milletvekili ile birlikte kurduğu Yeni Parti'nin başına geçen Özgür Özel, bir kere daha Avrupa basınında yazı kaleme aldı.

"AVRUPA'NIN GELECEĞİ TÜRKİYE'NİN DEMOKRASİSİNE BAĞLI"

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Fransız gazetesi Le Monde'da yayımlanan "Avrupa'nın geleceği, Türkiye demokrasisinin geleceğine de bağlı" başlıklı yazısında, Türkiye'deki siyasi gelişmeler ile Avrupa'nın güvenlik mimarısı arasında doğrudan bir bağ bulunduğunu öne sürdü.

Avrupa'nın uzun yıllardır Türkiye'yi ağırlıklı olarak göç, güvenlik ve jeopolitik perspektiften değerlendirdiğini belirten Özel, bugün asıl tartışılması gereken konunun ülkedeki demokratik düzen olduğunu savundu. Türkiye'nin NATO'nun en önemli üyelerinden biri olduğuna dikkat çeken Özel, ülkede demokrasinin izleyeceği yönün ittifakın geleceğini de etkileyeceğini ifade etti.
 



 15 SEÇİM KAZANAN ERDOĞAN'I DEĞİŞİMİ ZORLAŞTIRMAKLA SUÇLADI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, muhalefetin seçimlere katılabildiği ancak iktidar değişiminin fiilen zorlaştırıldığı yeni bir siyasi düzen kurmaya çalıştığını iddia eden Özel, bu sürecin dönüm noktasının 31 Mart 2024 yerel seçimleri olduğunu belirtti.

Yerel seçimlerde CHP'nin birinci parti çıkmasının iktidarın sandık yoluyla değişebileceğini gösterdiğini öne süren Özel, seçimlerin ardından muhalefet belediyelerine yönelik soruşturmalar başlatıldığını, çok sayıda belediye başkanının gözaltına alındığını veya tutuklandığını söyledi.



MUTLAK BUTLAN KARARI İÇİN "TARTIŞMALI" DEDİ

Tartışmalı bir mahkeme kararıyla genel başkanlık görevinden uzaklaştırıldığını ve selefinin yeniden göreve getirildiğini hatırlatan Özel, bunun muhalefeti yargı yoluyla yeniden şekillendirme girişimi olduğunu savundu.

Bu gelişmelerin ardından 24 Temmuz'da 91 milletvekiliyle Yeni Parti'yi kurduklarını belirten Özel, partilerinin TBMM'deki en büyük muhalefet grubu olduğunu ifade etti. Yeni Parti'nin farklı siyasi geleneklerden demokratları hukukun üstünlüğü ilkesi etrafında bir araya getirdiğini dile getirdi.

Özel, Türkiye'nin artan stratejik öneminin ülkedeki demokratik gerilemenin görmezden gelinmesine gerekçe yapılamayacağını belirterek, güçlü kurumlar, bağımsız yargı ve hukukun üstünlüğünün güvenilir bir müttefik olmanın temel unsurları olduğunu savundu.



AVRUPA'NIN TÜRKİYE'YE YAKLAŞIMINI "EKSİK" BULDU

Batılı ülkelerin Türkiye'deki demokratik sorunları çoğunlukla insan hakları başlığı altında değerlendirdiğini ifade eden Özel, bunun eksik bir yaklaşım olduğunu söyledi. Kurumların zayıflamasının dış politikayı kişiselleştirdiğini, öngörülebilirliği azalttığını ve ittifak ilişkilerini olumsuz etkilediğini ileri sürdü.

Avrupa'nın bugün bir ikilemle karşı karşıya olduğunu belirten Özel, bir yandan Türkiye'nin askeri ve jeopolitik önemine ihtiyaç duyulurken diğer yandan demokratik kurumların zayıflamasının göz ardı edildiğini ifade etti. Bunun uzun vadede hem Türkiye hem de müttefikleri açısından risk oluşturacağını savundu.

"BEKLENTİMİZ TÜRKİYE'NİN İÇ İŞLERİNE MÜDAHALE EDİLMESİ DEĞİL"

Yazısının sonunda Türkiye'nin demokratik geleceğine yalnızca Türk milletinin karar vereceğini vurgulayan Özel, müttefik ülkelerden beklentilerinin Türkiye'nin iç siyasetine müdahale etmeleri değil, demokratik gerilemenin stratejik sonuçlarını göz ardı etmemeleri olduğunu belirtti.

Avrupa'nın geleceğinin Türkiye'deki demokrasinin geleceğinden ayrı düşünülemeyeceğini ifade eden Özel, Avrupa'nın uzun vadede bu gelişmelere kayıtsız kalıp kalamayacağını sorguladı.




 

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//yeni-parti-lideri-ozgur-ozel-bu-seferde-fransizlara-sigindi.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//yeni-parti-lideri-ozgur-ozel-bu-seferde-fransizlara-sigindi.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//yeni-parti-lideri-ozgur-ozel-bu-seferde-fransizlara-sigindi_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//yeni-parti-lideri-ozgur-ozel-bu-seferde-fransizlara-sigindi.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/yeni-parti-lideri-ozgur-ozel-bu-seferde-fransizlara-sigindi/6250/</link>
			<pubDate>Sat, 08 Aug 2026 08:39:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Veli Ağbaba hakkında 80 milyon TL&#039;lik rüşvet fezlekesi! CHP’li belediyeleri haraca bağlamış]]></title>
			<description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel ile Yeni Parti'ye geçen CHP 28. Dönem Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında "Zincirleme şekilde rüşvet almak" suçlamasıyla hazırladığı fezlekeyi tamamladı. Fezlekede, belediye adaylıklarından Çankaya'daki çöp ihalelerine, imar usulsüzlüklerinden resmi danışman banka hesapları üzerinden yürütülen rüşvet köprülerine kadar uzanan tam 80 milyon 130 bin liralık devasa bir para trafiği tüm delilleriyle gözler önüne serildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
0 bin liralık devasa bir para trafiği tüm delilleriyle gözler önüne serildi.



Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel ile Yeni Parti'ye geçen 28. Dönem Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında "Zincirleme şekilde rüşvet almak" suçlamasıyla hazırladığı kapsamlı fezlekeyi tamamlayarak yasama dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle TBMM Başkanlığına sunulmak üzere Adalet Bakanlığına gönderdi.



Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ahmet Akdeniz tarafından düzenlenen fezlekede, Ağbaba'nın 2024 yerel seçimleri öncesi ve sonrasında gerçekleştirdiği iddia edilen rüşvet eylemleri, para toplama yöntemleri ve bu süreçte kullandığı aracılar delilleriyle birlikte tek tek sıralandı.

 



1 MİLYON EUROLUK RÜŞVET
Sabah Gazetesi'nin haberine göre fezlekede Ağbaba'nın, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in 2024 yerel seçimleri öncesinde oğlu Mustafa Gökhan Böcek üzerinden para talebi de yer aldı. Buna göre Ağbaba, seçim kampanyasında kullanmak üzere bir otobüs alınmasını ve adaylık karşılığı olarak başlangıçta 30 milyon lira nakit para talep etti; daha sonra bu miktarın 1 milyon euroya tamamlanmasını istedi.



Muhittin Böcek'in oğluna "gereğini yap" talimatı vermesi üzerine, söz konusu para Antalya'daki esnaf ve iş insanlarından nakit olarak toplandı.



Parayı siyah bir sırt çantasına koyarak eşi Zuhal Böcek ile birlikte 9 Ocak 2024'te uçakla Ankara'ya götürdü. Ertesi gün CHP Genel Merkezi'ne giden Böcek 1 milyon euro'yu kendisini karşılayan Emre Caner'e elden teslim etti.


 

 




Mustafa Gökhan Böcek'in rüşvetin miktarını, seyahat ve teslimat anını doğrulayan detaylı ifadeleri; Muhittin Böcek'in oğluna parayı teslim etmesi yönünde talimat verdiğini kabul eden ifadeleri ve eşi Zuhal Böcek'in rüşvet çantasıyla genel merkeze gidildiğini, yolda eşinin Veli Ağbaba ile telefonda konuştuğunu doğrulayan beyanlarının yanı sıra uçuş ve konaklama kayıtları ile HTS ve BAZ verileri, teslimatı doğrulayan deliller oldu.



NAKİT TALEBİ
-Muhittin Böcek'in adaylığının açıklanmasının ardından Veli Ağbaba'nın 7-8 milyon TL nakit talep ettiği öne sürüldü.
-21 Şubat 2024'te Antalya Cam Piramit'te düzenlenen aday tanıtım programında, Ağbaba'nın gönderdiği kişi, Gökhan Böcek'ten 200 bin dolar nakit aldı.



150 BİN DOLAR KOMİSYON
Veli Ağbaba, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ve Meclis Üyesi Emre Doğan üzerindeki nüfuzunu kullanarak belediyenin katı atık toplama (çöp) ihalesine müdahale etti.

 



"Norm" isimli şirketin usulsüzce iptal edilen ihalesi sonrası, şartnameye aykırı olarak pazarlık usulüyle yapılan yeni ihale sürecinde Emre Doğan'ın gönderdiği listeler ihaleye dahil edildi ve ihale Menderes Cemaloğlu'nun şirketine verildi. Bu ihale usulsüzlüğü karşılığında aracı olan Turgut Koç, Ataköy Marina'da elden 300 bin dolar nakit para aldı; bu paranın 150 bin dolarlık kısmı Veli Ağbaba'nın Malatya'daki seçim kampanyasında harcanmak üzere Malatya'ya gönderildi.



İZMİR'DE DANIŞMANI ÜZERİNDEN RÜŞVET
İzmir ve çevresindeki belediyelerde Veli Ağbaba'nın resmi danışmanı Özlem Akyılmaz Mercan üzerinden para transferleri yapıldığı öne sürüldü. Seferihisar'da 500 bin lira Mercan'ın hesabına gönderildi, 1 saat 41 dakika sonra Ağbaba'nın hesabına aktarıldı. Nermin Günay'ın hesabından Mercan'a 500 bin lira gönderildi, 100 bin lirası Ağbaba'ya aktarıldı.


 

 




Antalya Büyükşehir Adaylığı Rüşveti: 1.000.000 euro = 55.040.000 TL
Aday Tanıtım Lansmanı Ek Ödemesi: 200.000 dolar = 9.542.000 TL



Çankaya Çöp İhalesi Rüşvet Havuzunun Tamamı: Ataköy Marina'da teslim edilen 300.000 Dolar = 14.313.000 TL



Seferihisar İmar Rüşveti (Danışman Hesabına Gelen): 500.000 TL
Nermin Günay'dan Danışman Hesabına Gelen Toplam: 500.000,00 TL

 



Balçova Belediyesi (Meryem Yiğit) Toplam Ödeme: 500.000 TL
Meclis Üyesi Doğuş Bayır Ödemesi: Doğrudan danışman Özlem Akyılmaz Mercan'ın rüşvet hesabına gönderilen miktar: 300.000 TL
Toplam Rüşvet ve Para Trafiği Havuzu: 80.130.000 TL



'YETERLİ KANUNİ DELİL MEVCUT'
Veli Ağbaba'nın aday belirleme ve belediye işlerini yönetme gücünü kullanarak nasıl sistematik ve zincirleme bir rüşvet ağı kurduğu, paraları doğrudan almak yerine ağırlıklı olarak resmi danışmanının banka hesabını bir geçiş köprüsü olarak değerlendirdiği tüm delilleriyle ortaya konuldu.


 


 


 




Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, fezlekenin sonuç bölümünde; Antalya ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıklarının yetkisizlik kararları, tanık beyanları, HTS/ baz istasyonu konum tutanakları ve MASAK mali analiz raporlarının bir bütün olarak değerlendirildiğini belirtti.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//veli-agbaba-hakkinda-80-milyon-tl039lik-rusvet-fezlekesi-chpli-belediyeleri-haraca-baglamis.png</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//veli-agbaba-hakkinda-80-milyon-tl039lik-rusvet-fezlekesi-chpli-belediyeleri-haraca-baglamis.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//veli-agbaba-hakkinda-80-milyon-tl039lik-rusvet-fezlekesi-chpli-belediyeleri-haraca-baglamis_t.png"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//veli-agbaba-hakkinda-80-milyon-tl039lik-rusvet-fezlekesi-chpli-belediyeleri-haraca-baglamis.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/veli-agbaba-hakkinda-80-milyon-tl-lik-rusvet-fezlekesi-chp-li-belediyeleri-haraca-baglamis/6247/</link>
			<pubDate>Sat, 08 Aug 2026 08:30:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[FETÖ’cü itirafı: CHP’nin bölünmesinde aktif rol oynadık! Yeni Parti FETÖ’nün vasiyetiydi]]></title>
			<description><![CDATA[Firari FETÖ’cü Uslu, CHP’nin bölünme sürecinde aktif rol üstlendiklerini ve kurulan Yeni Parti ile muhalefet cephesine sızdıklarını itiraf etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
	CHP'nin bölünmesi ve Yeni Parti'nin FETÖ ile İlişkisi firari FETÖ'cüler tarafından bir kez daha itiraf edildi.
	Firari FETÖ’cü Emre Uslu, Özgür Özel’in liderliğindeki Yeni Parti’nin FETÖ’nün vasiyeti doğrultusunda kurulduğunu itiraf etti.
	Uslu, FETÖ’nün CHP’yi bölmek için aktif rol oynadığını ve Yeni Parti'nin cemaatin siyasi uzantısı olduğunu belirtti.


CHP gibi asırlık bir çınarı bir imza ile parçalara ayıran Özel’in en büyük destekçilerinin firari FETÖ’cülerin olması dikkatlerden kaçmıyor.

Firari FETÖ'cü Emre Uslu

Firari FETÖ’cü Emre Uslu, yaptığı bir yayında Özgür Özel’in genel başkanlığını yaptığı Yeni Parti’nin, 15 Temmuz darbe gecesinin planlayıcısı FETÖ’nün vasiyeti üzerine kurulduğunu ifade etti.

 

“CEMAATİN SIRLARINI PAYLAŞACAĞIM”

Firari FETÖ’cü Uslu yayın sırasında cemaatin sırlarını paylaşacağını, “Bugün size bildiğim bazı cemaatin sırlarını anlatacağım. Muhterem Fethullah Gülen'in vefatından sonra cemaat yeni bir faza geçti. Bu Gülen'e benim de bir dönem yazmış olduğum bir mektupla ilgili bir stratejiydi” bu sözlerle ifade etti.



“CHP’NİN BÖLÜNMESİNDE AKTİF ROL OYNADIK”

Firari Uslu, FETÖ’nün ABD’de gebermesinin ardından vasiyeti hakkında bilgi paylaşan ilk isimler arasında yerini aldı. FETÖ’nün vasiyetinde bir siyasi parti kurulması gerektiğine, CHP'yi cemaat müdahalesi ile böldüklerine vurguda bulunan Uslu, “Gülen kendisinden sonra cemaatin İman, Hayat, Şeriat düsturu hükmünce artık bir siyasi parti kurması gerektiğini vasiyet etti ve bunun üzerine cemaat de Türkiye'de olabildiğince şartlar elverdiği süre içerisinde Türkiye'de kullanmış olduğu kripto adamlarını kullanarak muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi'nin vasiyetini yerine getirip CHP'yi de bölerek Yeni Parti'yi kurdurdu. Ve bunu istihbarat servisleri de bildiğinden dolayı artık birtakım işler farklı şekilde devam edecek. Bunu bu nedenle biz gazeteciler de CHP'nin bölünmesini, Yeni Parti'nin kurulmasını alkışladık hatta bu konuda aktif rol de oynadık” şeklinde konuştu.



CEMAAT YENİ PARTİ İLE MUHALEFET OLDU

Aziz milletimize unutulmaz bir acı yaşatan FETÖ örgütünün firarilerinden Uslu, “ Cemaat yeni partisiyle muhalefet oldu” diyerek Yeni Parti’nin FETÖ’nün siyasi uzantsını olduğunu gözler önüne serdi. Konuşmasının devamında Uslu, “Bunun için AKP panikledi, trolleri üzerinden benim, Cevheri Güven'in ve Tarık Toros'un yayınlarını alarak sosyal medya kampanyasına dönüştürdü. Daha sonra bu paniği konvansiyonel medyaya da yansıtarak bunların üzerine yayınlar, analizler yapmaya devam ediyorlar. Pekala bundan sonra ne olacak? Cemaat yeni partisiyle muhalefet olduğuna göre buradan sonra Türkiye'de neler olacak?” ifadelerine yer verdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//fetocu-itirafi-chpnin-bolunmesinde-aktif-rol-oynadik-yeni-parti-fetonun-vasiyetiydi.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//fetocu-itirafi-chpnin-bolunmesinde-aktif-rol-oynadik-yeni-parti-fetonun-vasiyetiydi.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//fetocu-itirafi-chpnin-bolunmesinde-aktif-rol-oynadik-yeni-parti-fetonun-vasiyetiydi_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//fetocu-itirafi-chpnin-bolunmesinde-aktif-rol-oynadik-yeni-parti-fetonun-vasiyetiydi.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/feto-cu-itirafi-chp-nin-bolunmesinde-aktif-rol-oynadik-yeni-parti-feto-nun-vasiyetiydi/6221/</link>
			<pubDate>Tue, 04 Aug 2026 15:13:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Erdoğan Toprak&#039;ın kardeşi Hasan Toprak tarladan voleyi vurmuş!  Milyarlarca liralık rant..]]></title>
			<description><![CDATA[CHP'de yedi dönemdir milletvekilliği yapan Erdoğan Toprak'ın kardeşi de şüpheli çıktı. Aziz İhsan Aktaş iddianamesinin 38 numaralı şüphelisi olan Hasan Toprak, tarla vasfından çıkartılan arsasıyla voleyi vurmuş.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ 578 sayfalık Aziz İhsan Aktaş iddianamesinin en sürpriz ismi yedi dönemdir CHP milletvekilliği yapan Erdoğan Toprak oldu...

Beşiktaş, Kartal, Avcılar ve Sarıyer belediyelerine kendisine yakın isimleri aday yaptıran Toprak yıllardır ''CHP'nin kara kutusu'' olarak biliniyordu.

Toprak'ın iki dönemdir Çorlu Belediye meclis üyesi olan kardeşi Hasan Toprak, iddianamenin 38'nci şüphelisi.

ÇORLU'DA BİR TARLA HİKAYESİ

Hasan Toprak ismi size tanıdık gelmeyebilir ama ben çok yakından tanıyorum bu ismi. Çorlu Belediyesi'nde iki dönemdir meclis üyeliği yapıyor. Hatta bir dönem Başkan vekilliği bile yaptı. Toprak ilk olarak 2016 yılında gündeme geldi.



Çorlu Önerler Mahallesi'nde 70 dönüm tarlası bulunan Hasan Toprak, tarlanın imarının değiştirilmesi için belediyeye başvurdu. Çorlu Belediyesi, 2016 yılında oy çokluğu ile tarlanın imarını değiştirdi.

İmar değişikliği sadece Toprak’ın tarlası için yapılınca çiftçiler belediye bastı. Belediye yetkililerine aynı haklardan yararlanmak istediklerini söylediler. Belediye taleplerin artması üzerine geri adım attı ve Hasan Toprak'a özel çıkartılan imarı iptal etti.

SEÇİME 2 GÜN KALA



Hasan Toprak, CHP'de para musluğunun başında olan ve adayları belirlemede etkili olan ağabeyi Erdoğan Toprak'ın yardımıyla meclis üyesi oldu.

31 Mart 2019 yılında yapılan yerel seçimlerden hemen önce, Toprak'ın 2016 yılında iptal imarı yeniden meclisin gündemine geldi. Çorlu Belediyesi, seçime iki gün kala Önerler Mahallesi 378 Ada 1. parseldeki tarlanın imar dosyasını yeniden CHP’li Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’ne gönderdi. Çorlu'da 31 Mart seçimlerinde CHP pi göğüsleyen parti olunca Hasan Toprak da meclis üyesi oldu.



Ardından Çorlu Belediyesi Başkan Vekili yapıldı.
Seçimden iki gün önce Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi'nde gönderilen Toprak'ın 70 dönümlük tarlasının imar değişikliği, 2019 yılının Haziran oturumunda oy çokluğuyla meclisten geçti.

Belediye meclisinde mevcut imar durumu 0.40 olan arazinin emsali 2’ye yükseltilirken yükseklik ise sonsuz yapıldı. Böylece Toprak’ın arazisinin değeri yüzde 400 artmış oldu.

70 dönümlük arazi üzerinde 30 bin metrekare inşaat yapılabilirken, 140 bin metrekareye yükseldi.

O ARSA AKTAŞ İDDİANAMESİNDE ÇIKTI!



2019 yılında haber yapmadan önce Hasan Toprak'ı aramıştım. Çorlu'da hastane eksikliği olduğunu ve dolayısıyla araziye sağlık tesisi yapacağını söyledi. Toprak'ın 2019 yılında ‘'Hastane yapılacak'' dediği arazi üzerinde Çorlu'nun en gözde projelerinden Semilyon Park yükseldi.

Hasan Toprak, projeden dört daireyi, ederinin bir hayli altında parayla Beşiktaş'ın tutuklu Belediye Başkanı Rıza Akpolat'a sattığı için şüpheli oldu.

Soruşturma savcısına ifade veren Toprak, '' Okan Övet'i müşterimiz olmasından tanırım. İlk üç taşınmaz için 950 bin TL, sonraki taşınmaz için ise 3 milyon TL karşılığında sözleşme yaptık. Ödemeler yapıldıktan sonra taşınmazların devirleri yapıldı.

Parayı Okan Övet'den elden aldım Tapuda gerçek bedel üzerinden satışlar yapıldı'' dedi. 2019 yılında ''Hastane yapacağız'' açıklaması yapan Toprak, Semilyon Park ile adeta servetine servet kattı.

SEÇİL ERZAN ORADA YAKALANDI



Semilyon Park ilk olarak fon Seçil Erzan ile gündeme geldi. Savcılığa yapılan suç duyuruları sonrasında Erzan, Çorlu 1. Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla Semilyon Park Sitesi Çorlu'daki adresinde 11 Nisan 2023'te yakalanarak gözaltına alındı.

Bu adreste yapılan aramada, Erzan'ın tuttuğu yazılı dokümanlar ve siyah ve beyaz renkli iki Iphone ele geçirildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//erdogan-toprak039in-kardesi-hasan-toprak-tarladan-voleyi-vurmus--milyarlarca-liralik-rant.png</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//erdogan-toprak039in-kardesi-hasan-toprak-tarladan-voleyi-vurmus--milyarlarca-liralik-rant.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//erdogan-toprak039in-kardesi-hasan-toprak-tarladan-voleyi-vurmus--milyarlarca-liralik-rant_t.png"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//erdogan-toprak039in-kardesi-hasan-toprak-tarladan-voleyi-vurmus--milyarlarca-liralik-rant.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/erdogan-toprak-in-kardesi-hasan-toprak-tarladan-voleyi-vurmus-milyarlarca-liralik-rant/6211/</link>
			<pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:18:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Devlet Bahçeli&#039;den siyasi partilere çağrı: Geri dönmek imkansız!]]></title>
			<description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin kritik açıklamalarda bulundu. MHP lideri tüm siyasi partilere çağrıda bulunarak çerçeve yasaya tam destek verilmesini istedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye hedefinde önemli bir eşiğe gelindiğini belirtti. Çerçeve yasaya siyaset üstü yaklaşımla tam destek çağrısı yaptı. Terörsüz Türkiye'nin tarihi sorumluluk olduğunu aktaran Bahçeli, Türkiye'nin, uzlaşmacı ve bütünleştirici bir anlayışla geleceğe taşınması gerektiğini ifade etti.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün'e "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

GERİ DÖNMEK İMKÂNSIZ

Terörsüz Türkiye’nin, Batı’nın tuzaklarını bozma iradesiyle geri dönülmesi mümkün olmayan tarihi bir adım olduğunu belirten Bahçeli, "Terörsüz Türkiye, gelecek nesillerimizin huzuru ve refahı adına üstlenilmiş tarihi bir sorumluluktur. Bu politika bir demokratikleşme, bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesidir" dedi.

MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Muhammet Hanifi MACİT, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE TARİHİ SORUMLULUK"

Terörsüz Türkiye’nin, Batı’nın tuzaklarını bozma iradesiyle geri dönülmesi mümkün olmayan tarihi bir adım olduğunu belirten Bahçeli, "Terörsüz Türkiye, gelecek nesillerimizin huzuru ve refahı adına üstlenilmiş tarihi bir sorumluluktur. Bu politika bir demokratikleşme, bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesidir" dedi.

"HEDEFE ULAŞMA KONUSUNDA KARARLIYIZ"

Hedefe ulaşma konusunda kararlı olduklarını vurgulayan Bahçeli, "Başarmak için elimizden geleni yapacağız. Hiçbir politik oyun, gelecek yüzyılımızın inşası amacıyla attığımız adımlardan bizi geri döndüremeyecektir. Terörsüz Türkiye, ülkemizin geleceği için almış olduğumuz tarihi bir sorumluluk" diye konuştu.



"ENERJİDE BAĞIMSIZLIK TÜRKİYE'NİN KIZILELMASIDIR"

Türkiye’nin, bölgede enerji istikrarının, güvenin ve barışın merkezi hâline geldiğine dikkati çeken Bahçeli, "Türkiye, bu yeni dönemi doğru okuyan, enerji alanında oyunu yeniden kuran, dengeyi belirleyen ve geleceği şekillendiren bir iradeyi temsil etmektedir. Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızılelmasıdır" açıklamasını yaptı.

"ÇERÇEVE YASAYA TAM DESTEK VERİLMELİDİR"

Çerçeve yasaya ilişkin Bahçeli, "Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında "Millî dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" oluşturulması çağrımız karşılık bulmuştur. Burada "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, millî dayanışma ve kardeşliğin pekiştirilmesi, özgürlük, demokrasi ve hukuk devleti alanında yapılacak çalışmalar çok boyutlu ele alınmıştır.



Bu gelişmeleri müteakip komisyon, detaylı raporunu hazırlamıştır. Bir devlet politikası olan Terörsüz Türkiye'ye ilişkin çerçevenin sağlam bir şekilde oluşturulması hususunda yasa yapımı sürecinde de önemli bir eşikte bulunmaktayız. Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli çerçeve yasaya tam destek verilmelidir." dedi. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//devlet-bahceli039den-siyasi-partilere-cagri-geri-donmek-imkansiz.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//devlet-bahceli039den-siyasi-partilere-cagri-geri-donmek-imkansiz.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//devlet-bahceli039den-siyasi-partilere-cagri-geri-donmek-imkansiz_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/08//devlet-bahceli039den-siyasi-partilere-cagri-geri-donmek-imkansiz.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/devlet-bahceli-den-siyasi-partilere-cagri-geri-donmek-imkansiz/6207/</link>
			<pubDate>Sun, 02 Aug 2026 13:26:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kılıçdaroğlu harekete geçti: Özel&#039;e bugün son darbesini vuracak]]></title>
			<description><![CDATA[CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu bugün MYK'yı toplayacak. Kılıçdaroğlu'nun, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in, mutlak butlan kararının Yargıtay'dan dönme ihtimaline karşı "nöbetçi" olarak bıraktığı isimleri tasfiye edeceği kaydedildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün saat 14.00'te partisinin Genel Merkezi'nde Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleriyle bir araya gelecek. Toplantının ana gündeminde il başkanlıklarındaki revizyon ve CHP'de Özgür Özel'e yakın isimlerin durumu olacak.

İL BAŞKANLIKLARINA ATAMA BEKLENİYOR

Şimdiye kadar 55 il başkanını görevden alan Kılıçdaroğlu'nun bu toplantıda örgütlere son şeklini vermesi ve boş il başkanlıklarına atama yapması bekleniyor. CHP kurmayları, temmuz sonunda yapmayı planladıkları il başkanları toplantısının ağustos ayının ilk haftasında olabileceğini belirtti.

ÖZEL'İN NÖBETÇİ EKİBİ TASFİYE EDİLEBİLİR

Öte yandan, Özgür Özel'in "nöbetçi" olarak CHP'de bıraktığı isimlerin de tasfiye edilebileceği iddia edildi. YENİ Parti'ye gitmeyerek mutlak butlan kararının Yargıtay'dan dönme ihtimaline karşı CHP'de kalan Selin Sayek Böke ve Gül Çiftçi gibi isimlerin durumu da MYK'da değerlendirilecek. CHP kurmayları, iki isim hakkında disiplin sürecinin işletilebileceğini ifade ediyor. Ayrıca, grup başkanlığı seçiminde yaşananların ardından parti içi muhalefet başlatarak deklarasyon yayımlamaya hazırlanan bazı milletvekilleriyle ilgili de değerlendirme yapılması bekleniyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//kilicdaroglu-harekete-gecti-ozel039e-bugun-son-darbesini-vuracak.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//kilicdaroglu-harekete-gecti-ozel039e-bugun-son-darbesini-vuracak.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//kilicdaroglu-harekete-gecti-ozel039e-bugun-son-darbesini-vuracak_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//kilicdaroglu-harekete-gecti-ozel039e-bugun-son-darbesini-vuracak.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/kilicdaroglu-harekete-gecti-ozel-e-bugun-son-darbesini-vuracak/6199/</link>
			<pubDate>Fri, 31 Jul 2026 07:02:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Firari FETÖ&#039;cüden Yeni Parti&#039;ye sufle gibi sözler: Her şey planlandığı gibi, ana muhalefet olduk]]></title>
			<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi'nde Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel cephesi arasında 'mutlak butlan' kararının ardından yaşanan koltuk savaşı sonrası Özel ile birlikte 91 CHP'li vekil partiden istifa ederek Yeni Parti'yi kurdu. Özel'in partisinin nasıl bir siyaset izleyeceği merak konusu olurken yurtdışındaki firari FETÖ'cülerin destek yayınlarını artırdığı görüldü. Özellikle; FETÖ'cü Tarık Toros'un "Her şey planlandığı gibi yürüyor. Ana muhalefet olduk" sözleri dikkatleri çekti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Skandallarıyla gündemden düşmeyen, Türkiye'yi Batı'ya şikayet eden, CHP'li belediyelerdeki yolsuzluk ve rüşvet skandallarını pişkinlikle aklamaya çalışan, şaibeli kurultay davası sonrası Kemal Kılıçdaroğlu ile koltuk kavgası veren Özgür Özel, 'Yeni Parti'sini kurdu.

Özgür Özel'in kurduğu Yeni Parti beraberinde birçok tartışmayı da getirirken, Özel ve arkadaşlarının yeni dönemde yeni partiyle nasıl bir yol izleyecekleri merak konusu oldu. Yurtdışından yayın yapan firari FETÖ'cülerin Özgür Özel ve ekibine verdikleri desteği de artırdığı görüldü.



FETÖ'CÜ TARIK TOROS'TAN YENİ PARTİ'YE SUFLE GİBİ SÖZLER!

Firari FETÖ'cü Tarık Toros'un sosyal medyadan yaptığı yayında kullandığı ifadeler ise dikkatleri çekti. Tarık Toros Yeni Parti'nin kuruluşuna ilişkin, "Herhangi bir yol kazası olmadı. Parti onaylandı, kuruldu, her şey Meclis'te onaylandı. Ana muhalefet olduk. " sözlerini kullandı.



"HER ŞEY PLANLANDIĞI GİBİ, ANA MUHALEFET OLDUK"

Toros konuşmasında "Şimdi 91 milletvekili geçti. Bu rakam birkaç kişi artabilir. Yeni Parti'nin ilk Meclis Grup toplantısıydı. Bunu bir şova dönüştürebilirlerdi. Birkaç yüz kişiyi çağırıp alkışlar, sloganlar eşliğinde bir nutuk atabilirdi. Özgür Özel geçtiğimiz hafta CHP grubuna veda etti, bu hafta yeni partinin ilk grubunu yaptı. Her şey planlandığı gibi yürüyor. Herhangi bir yol kazası olmadı. Parti onaylandı, kuruldu, her şey Meclis'te onaylandı. Ana muhalefet olduk. " dedi.

 

 

KEMAL KILIÇDAROĞLU'NDAN ÖZEL VE ARKADAŞLARINA 'FETÖ' GÖNDERMESİ

Kemal Kılıçdaroğlu mutlak butlan kararının ardından Genel Başkan olarak yaptığı konuşmalarda da sık sık Özgür Özel ve ekibine 'FETÖ' göndermesi yapmıştı.



Kemal Kılıçdaroğlu, "Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz 'vatan, millet' dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman, onlardan icazet ve yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum. Sizin o nasırlı ellerinizle helal lokmalarınızdan artırarak bu partiye verdiğiniz emekleri kendi kurdukları o haram sofralarına meze yapanları, o hortumları zamanında kesmediğim için sizlerden özür diliyorum. Baba ocağında FETÖ'cü hesapların talimatlarıyla kumpaslar kurulur mu?" demişti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//firari-feto039cuden-yeni-parti039ye-sufle-gibi-sozler-her-sey-planlandigi-gibi-ana-muhalefet-olduk.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//firari-feto039cuden-yeni-parti039ye-sufle-gibi-sozler-her-sey-planlandigi-gibi-ana-muhalefet-olduk.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//firari-feto039cuden-yeni-parti039ye-sufle-gibi-sozler-her-sey-planlandigi-gibi-ana-muhalefet-olduk_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//firari-feto039cuden-yeni-parti039ye-sufle-gibi-sozler-her-sey-planlandigi-gibi-ana-muhalefet-olduk.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/firari-feto-cuden-yeni-parti-ye-sufle-gibi-sozler-her-sey-planlandigi-gibi-ana-muhalefet-olduk/6198/</link>
			<pubDate>Fri, 31 Jul 2026 06:43:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bahar Feyzan muhalif medyaya "Boş keseden sallamayı bırakın" dedi...]]></title>
			<description><![CDATA[Gazeteci Bahar Feyzan kendi sosyal medya hesabındaki yayında sol medyanın sürekli tekrarladığı "Saray'ın uykuları kaçtı" iddialarına "Gerçekçilik sıfır" diyerek sert tepki gösterdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gazeteci Bahar Feyzan kendi sosyal medya hesabındaki yayında sol medyanın sürekli tekrarladığı "Saray'ın uykuları kaçtı" iddialarına "Gerçekçilik sıfır" diyerek sert tepki gösterdi.

TİMUR SOYKAN'A TEPKİ GÖSTERDİ

Yeni kurulan parti ve anket sonuçları üzerinden oluşturulan algıyı eleştiren Bahar Feyzan, "Sadece Timur Soykan değil, o kadar çok var ki... 'Yeni kurulan partinin oy potansiyeli yüzde 49'lara çıktığı görülüyor. Cumhurbaşkanlığı anketinde Özel, Erdoğan'ı geçiyor. Bütün bunlar Saray'da panik havasına neden oluyor, iktidarın uykuları kaçıyor.' diyorlar." dedi.

"BU YAPILAN MUHALİF SEÇMENE KÖTÜLÜKTÜR"

Konuşmasında Ahmet Hakan'ın yazısındaki örneklere dikkat çeken Feyzan, "Bugün Ahmet Hakan yazmış. 'Kemal Kılıçdaroğlu aday olduğunda Saray'ın uykuları kaçacak Sözcü'nün manşeti. Özgür Özel tekrar nerenin başına geldiğinde uykular yine kaçıyor.' diyor. Yapmayın bunu, gerçekten bu muhalif seçmene de bir kötülük. Gerçekten kötülük.Gerçekçilik var mı? Sıfır. Ayaklar yere basıyor mu? Asla." diye konuştu.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//bahar-feyzan-muhalif-medyaya-quotbos-keseden-sallamayi-birakinquot-dedi.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//bahar-feyzan-muhalif-medyaya-quotbos-keseden-sallamayi-birakinquot-dedi.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//bahar-feyzan-muhalif-medyaya-quotbos-keseden-sallamayi-birakinquot-dedi_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//bahar-feyzan-muhalif-medyaya-quotbos-keseden-sallamayi-birakinquot-dedi.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/bahar-feyzan-muhalif-medyaya-bos-keseden-sallamayi-birakin-dedi/6181/</link>
			<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 18:58:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bak sen Onur’a bak… Özgür&#039;ün vekili Öcalan için neler demiş neler]]></title>
			<description><![CDATA[CHP’den ayrılarak Yeni Parti’ye geçen Ankara Milletvekili Onur Konuralp’in, geçmişte teröristbaşı Abdullah Öcalan’ı övdüğü paylaşımı ortaya çıktı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP’den ayrılarak kurulan Yeni Parti’nin kurmay kadrosunda yer alan ve şu anda Ankara Milletvekili olan Okan Onur Konuralp’in geçmişteki skandal paylaşımları yeniden gündeme geldi. Siyaset sahnesinde fırtınalar estirme iddiasıyla yola çıkan Özgür Özel’in, kimlerle kol kola siyaset yaptığını gözler önüne seren bu gelişme kamuoyunda büyük tepki topladı. Partinin ilk milletvekillerinden biri olan Konuralp’in geçmişteki paylaşımları, yeni oluşumun perde arkasındaki zihniyeti bir kez daha tartışmaya açtı.


 

ÖCALAN’I ÖVMÜŞ

Söz konusu ismin, geçmiş yıllarda sosyal medya hesabı üzerinden teröristbaşı Abdullah Öcalan’ı öven ve fotoğrafını paylaşan paylaşımlarda bulunduğu ortaya çıktı.

RTÜK üyeliği de yapmış olan ve ardından Meclis’e giren bu şahsın geçmiş paylaşımları, milliyetçi ve muhafazakar tabanda infiale yol açtı.

Özgür Özel’in "yeni bir başlangıç" iddiasıyla kurduğu partinin vitrinindeki bu isim, ittifak ortaklarının ve yol arkadaşlarının PKK seviciliğiyle olan bağını bir kez daha ortaya koydu.


 

SİYONİSTLER DE “YENİ PARTİ” DEDİ

Türkiye’deki siyonistlerin de tercihinin CHP’den kopanların kurduğu Yeni Parti olması dikkatlerden kaçmıyor. Sözcü TV’de katıldığı canlı yayınla tanınan ve açık açık siyonist olduğunu söyleyen Türkü Avcı’nın annesi Yıldız Avcı, sosyal medya hesabından Özgür Özel’in görüntüsünü paylaşarak açıkça Yeni Parti’ye desteğini açıklamıştı.



KAYNAK-https://www.yeniakit.com.tr/haber/bak-sen-onura-bak-ozgurun-vekili-ocalan-icin-neler-demis-neler-2014645.html?page=3
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//bak-sen-onura-bak-ozgur039un-vekili-ocalan-icin-neler-demis-neler.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//bak-sen-onura-bak-ozgur039un-vekili-ocalan-icin-neler-demis-neler.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//bak-sen-onura-bak-ozgur039un-vekili-ocalan-icin-neler-demis-neler_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//bak-sen-onura-bak-ozgur039un-vekili-ocalan-icin-neler-demis-neler.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/bak-sen-onur-a-bak-ozgur-un-vekili-ocalan-icin-neler-demis-neler/6177/</link>
			<pubDate>Tue, 28 Jul 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bahçeli: Özgür Özel&#039;in üzülmesini arzu etmeyiz]]></title>
			<description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP ve YENİ Parti hattında yaşanan tartışmalara değinerek, bu gündemin Türkiye'nin asıl gündem maddesi haline getirilmemesi gerektiğini ifade etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin yaptığı yazılı açıklama şöyle:

Türk siyaseti, tarihi devlet geleneğiyle şekillenmiş, Meşrutiyet’in kazanımları ışığında ve nihayet Cumhuriyet’in ilanı ile çok partili hayata geçiş süreci ile ivme kazanmış; millet iradesinin zaman zaman hararetli tartışmalar ve kürsüler arası sert gerilimlerle sınandığı; dönem dönem çatışmalı safhalar yaşasa da nihai meşruiyetini devlet aklında bulan toplum hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve aziz Türk milleti; siyasi partilerin üstündedir. Türk milleti, siyasetin merkezinde ve bütün siyasi yapıların üzerindedir. Hiçbir parti içi mücadele, hiçbir koltuk çekişmesi ve hiçbir şahsi kırgınlık, ülkemizin ortak geleceğinden daha önemli kabul edilemez.

Cumhuriyet Halk Partisi, kuruculuğunu ilk Cumhurbaşkanımız ve ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün üstlendiği, Türk siyasi hayatının köklü kurumlarından biridir.

Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi arasında fikir, siyaset ve dünya görüşü bakımından bugün gelinen noktada derin ayrılıklar bulunduğu açıktır. Bu ayrılıklar demokratik hayatın tabii neticesidir. Bu netice elbette siyasi hayatımızın motifleri olan diğer partiler için de geçerlidir. Farklılıkların varlığı bir zafiyet işareti sayılamaz. Bilakis, milli sınırlar ve demokratik meşruiyet içinde kalan her düşünce, Türk siyasetinin ve demokrasi hayatının zenginliğine katkı sunmaktadır.

Türk demokrasisi, bütün partilerin aynı kelimeleri tekrar ettiği renksiz ve ruhsuz bir zeminde hiçbir zaman bulunmamıştır. Demokratik hayat; farklı seslerin duyulduğu, farklı fikirlerin millet huzurunda yarıştığı, ancak devletin bekası ve milletin birliği söz konusu olduğunda müşterek bir iradenin ortaya konulduğu büyük bir milli mutabakattır. Siyasi farklılıkları çatışmanın bahanesi hâline getirmek Türkiye’ye hizmet etmeyecektir. Ayrılığı düşmanlık seviyesine taşımak, rekabeti intikam duygusuyla zehirlemek ve parti içi ihtilafları toplumsal gerilime dönüştürmek Türk siyasetinin itibarına zarar verecektir.

"KILIÇDAROĞLU'NUN GÖRÜŞLERİNİ AÇIKLAMASI EN TABİİ HAKKIDIR"

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun, uğradığını düşündüğü haksızlıkları dile getirmesi, hukuki imkanlara müracaat etmesi ve yıllarca Genel Başkanlığını yaptığı partisinin geleceğine dair görüşlerini açıklaması en tabii hakkıdır. Sayın Kılıçdaroğlu, Türk siyasetinde uzun yıllar sorumluluk üstlenmiş ve milyonlarca vatandaşımızın demokratik desteğini almış bir siyasetçidir. Kendisine yönelik değerlendirmelerin hakaret, küçümseme ve itibarsızlaştırma kampanyasına dönüşmesi doğru değildir.

Bununla birlikte geçmişin bütün kırgınlıklarını bugünün siyaset meydanına taşımak, eski hesapları her fırsatta yeniden açmak ve yaraları sürekli kanatmak da kimseye fayda sağlamayacaktır.

Siyaset, öfkenin hiç dinmediği bir hesaplaşma alanı haline gelirse çerçevesi kırmızı ve keskin demokrasi çizgileriyle çizilmiş rekabet ortamı giderek bir husumet girdabına dönüşür. Geçmişin muhasebesi, geleceği rehin alan bir rövanş arayışına dönüşmemelidir.

"ÖZGÜR ÖZEL'İN ÜZÜLMESİNİ ARZU ETMEYİZ"

Sayın Özgür Özel’in de siyasi emeği, hem Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında sürdürmüş olduğu hem de Türk siyasi hayatına geçtiğimiz günlerde giren Yeni Parti ile temsil ettiği Genel Başkanlık makamı ve buna bağlı olarak kendisinin politikasına güvenen 91 milletvekili ile iyi dileklerini esirgemeyen potansiyel seçmen kitlesi aşikardır.

Sayın Özel’in üzülmesini, siyasi şahsiyetinin gündelik tartışmalar arasında hırpalanmasını veya CHP – Yeni Parti kanadında süren hesaplaşmaların hedefi haline getirilmesini arzu etmeyiz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun hakkına nasıl hukuken riayet edildiyse Sayın Özel’in birikim ve konumu da saygıyla karşılanmalıdır. Türk siyaseti, bir hakkı teslim ederken ötekini gözden çıkaran sığ bir anlayışa cevaz vermez.

Cumhuriyet Halk Partisi içinde veya çevresinde ortaya çıkan yeni siyasi oluşumlar da demokratik hayatın kendi tabii seyri içinde değerlendirilmelidir. Yeni Parti’nin kuruluşuyla birlikte yeni bir yol açılırken eski yol arkadaşlarının birbirine kin ve haset duyması, geride kalanların ihanetle, ayrılanların vefasızlıkla suçlanması doğru sonuçlar doğurmayacaktır. Siyaset, yakılan köprülerin dumanında yürümeyecektir. Kırılan gönüller, ağır sözler ve karşılıklı ithamlar bir süre sonra yalnızca kişileri ve partileri değil toplumsal huzuru da yıpratır.

FİGÜRAN TARTIŞMALARI AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMALI

Son günlerde kamuoyuna yansıyan rozet töreni, figüran ve organizasyon tartışmaları da bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü geçmişinin yapay kalabalıkların, sahte görüntülerin ve hazırlanmış mizansenlerin üzerine bir gelecek inşa ediyor olma iddiası, Türk siyasi hayatının kalbine ağır bir darbe gibi inmiştir. Gönüllere dokunamadan doldurulan salonların hiçbir hükmü yoktur. Bunun yanında, henüz gerçekliği kesinleşmemiş iddialar üzerinden insanların şeref ve haysiyetine saldırılması ve peşin hükümlerle siyasi infaza başvurulması da kabul edilemez. Hakikat, hukukun aydınlığında ortaya çıkarılmalı, söylenti siyasetinin karanlık gölgesi demokrasimizin üzerine düşürülmemelidir.

Bugün yapılması gereken; CHP-Yeni Parti hattındaki tüm tartışmaları Türkiye’nin ana gündem maddesi haline getirmemektir. Sayın Kılıçdaroğlu ile Sayın Özel başta olmak üzere bütün tarafların sağduyu çerçevesinde hareket etmesi, karşılıklı saygıyı muhafaza etmesi ve siyasi mücadeleyi şahsi hesaplaşmanın dışına çıkarması gerekmektedir.

Milliyetçi Hareket Partisi, siyasi yelpazenin herhangi bir kanadında patlak veren iç tartışmalarından menfaat devşirmeyi, parçalanmalardan medet ummayı, zaaflardan ikbal üretmeyi yarım asrı geride bırakan siyasi ahlakıyla bağdaştırmaz. Biz gücümüzü ve gündemimizi aziz Türk milletinden, kimliğimize biçim veren ülkülerimizden, Türk ve Türkiye Yüzyılı kızıl elmamızdan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne duyduğumuz bağlılıktan alırız.

Çevremizde ateş çemberlerinin genişlediği, bölgesel hesapların ağırlaştığı, küresel güç mücadelelerinin sertleştiği bir dönemde Türkiye’nin enerjisi gelip geçici gündemlerle tüketilememelidir.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliği korunarak Sayın Kılıçdaroğlu’nun siyasi ve hukuki hakları gözetilebilir; Sayın Özel’in Yeni Parti ile yeniden filizlenen Genel Başkanlık makamına ve siyasi mücadelesine saygı gösterilebilir. Türk demokrasisinin imkanları ve Türk milletinin irfanı buna fazlasıyla yeterlidir.

Unutulmamalıdır ki makamlar gelip geçicidir, şahıslar fanidir. Baki olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun muhafızı olan yegâne güç ise büyük Türk milletidir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//bahceli-ozgur-ozel039in-uzulmesini-arzu-etmeyiz.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//bahceli-ozgur-ozel039in-uzulmesini-arzu-etmeyiz.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//bahceli-ozgur-ozel039in-uzulmesini-arzu-etmeyiz_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//bahceli-ozgur-ozel039in-uzulmesini-arzu-etmeyiz.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/bahceli-ozgur-ozel-in-uzulmesini-arzu-etmeyiz/6171/</link>
			<pubDate>Mon, 27 Jul 2026 17:12:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP’nin yeniden kuruluşu da bölünme olmuştu: 1 parti olacakken 3 parti çıktı]]></title>
			<description><![CDATA[Yeni Parti’nin kurulması, Türkiye’nin en eski partisi CHP’deki ilk bölüme değil. Bugüne kadar CHP’den ayrılanlarca kurulan çok parti oldu. Ancak hikayesi en ilginç olan ve en az bilineni, CHP’nin kendisinin 12 yıl aradan sonra kurulmasını hatırlattık.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhuriyet’in en eski partisi olan CHP’den ayrılarak kurulan çok parti oldu. Bu partiler ya uzun ömürlü olamadı ya da tabela partisinden öteye geçemedi.

Ancak mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel ve beraberindeki 90 milletvekilinin CHP’den ayrılarak Yeni Parti’yi kurması, daha önce benzeri yaşanmamış durumlara da işaret ediyor.



İLK KEZ GENEL BAŞKAN AYRILDI

İlk kez CHP’de genel başkanlık yapmış bir isim, CHP’den istifa ederek yeni bir siyasi parti yolculuğuna çıktı.

12 Eylül darbesine kadar CHP’nin genel başkanlığını yapan Bülent Ecevit de 12 Eylül’den sonra Demokratik Sol Parti’nin (DSP) genel başkanlığını yaptı.

ECEVİT 12 EYLÜL’DE PARTİSİZ KALDI

Ancak Ecevit, Özel’den farklı olarak CHP’den istifa ederek yeni bir parti kurmadı.

Ecevit, 12 Eylül darbesiyle tüm siyasi partiler gibi CHP’nin de kapatıldığı ve henüz yeniden açılamadığı dönemde DSP’de siyasi hayata döndü.



CHP’SİZ 12 YIL

Peki bugün hukuki süreçler ve bölünme tartışmalarıyla gündemde olan CHP, 12 Eylül’de kapatılmasından 12 yıl sonra nasıl ve ne amaçla açılmıştı?

12 Eylül’de partilerin kapatılmasının ardından darbenin Milli Güvenlik Konseyi, sivil siyasete geri dönülecek olan 1983’teki seçimlere, CHP çizgisinin temsilcisi olarak Nejdet Calp’in genel başkanlığında kurulan Halkçı Parti’nin girmesine izin verdi.
Play Video



SHP SAHNEYE ÇIKTI

CHP geleneğinin mirasçısı olma niyetiyle, CHP’nin tarihsel lideri İsmet İnönü’nün oğlu Erdal İnönü genel başkanlığında kurulan Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) ise Milli Güvenlik Konseyi’nin engellemeleri sonucunda 1983 seçimlerine katılamadı.

İki parti 1985 yılında Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) adı altında birleşti.



ECEVİT DSP’NİN BAŞINDA

Bu sırada kapatılan CHP’nin son genel başkanı olan Bülent Ecevit’in eşi Rahşan Ecevit genel başkanlığında da Demokratik Sol Parti (DSP) kuruldu.

Bülent Ecevit, 1987 yılında siyasi yasakların kalkması üzerine resmen DSP’nin başına geçt



CHP YENİDEN KURULUYOR

CHP’nin 12 Eylül darbesi öncesindeki son yöneticileri, eski partilerin yeniden açılmasının önündeki hukuki engellerin kaldırılmasının ardından harekete geçti.

Partinin yeniden kurulması çalışmalarında öne çıkan isim, darbe öncesinde CHP’nin genel sekreter yardımcılığı görevinde bulunan Erol Tuncer idi.



AMAÇ SHP VE DSP’Yİ BİRLEŞTİRMEK

Erol Tuncer ve birlikte hareket ettiği isimlerin hedefi, CHP’yi kurup kendilerinin siyaset yapması değildi.

Onların hedefi, SHP ve DSP olarak iki farklı partiye bölünmüş durumda olan ‘CHP çizgisini’ yeniden kendi adı ve logosuyla bir araya getirerek oylara da yansıyan bölünmüşlüğü gidermek idi.



BAYKAL SAHNEYE ÇIKTI

Bu sırada SHP içinde Erdal İnönü’ye karşı parti içi muhalefetin öncülerinden olan Deniz Baykal ve arkadaşları da CHP’nin yeniden kurulması sürecine katıldılar.

Baykal, CHP’nin 9 Eylül 1992’deki yeniden açılış kurultayında Erol Tuncer’in karşısına genel başkan adayı oldu.



PARTİYİ BAYKAL KAPTI

Tuncer’in 452 oy aldığı kurultayda Baykal, 679 oy alarak CHP’nin genel başkanlığına seçildi.

Ancak Baykal’ın genel başkanlığına seçildiği CHP, onu yeniden açma çalışmalarını başlatanların hedeflediği gibi SHP ve DSP’yi birleştirerek, CHP çizgisindeki bölünmüşlüğü ortadan kaldırmayı hedefleyen bir parti olarak yoluna devam etmedi.



1’E DÜŞECEKTİ 3’E ÇIKMIŞ OLDU

Baykal’ın CHP’nin genel başkanlığına gelmesiyle birlikte, Sosyaldemokrat çizgideki parti sayısı 2’den 1’e düşmek yerine 2’den 3’e yükselmiş oldu.

1994 yerel seçimlerinde SHP ve DSP’nin yanı sıra CHP’de ayrı belediye başkan adaylarıyla girdi.




 

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//chpnin-yeniden-kurulusu-da-bolunme-olmustu-1-parti-olacakken-3-parti-cikti.png</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//chpnin-yeniden-kurulusu-da-bolunme-olmustu-1-parti-olacakken-3-parti-cikti.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//chpnin-yeniden-kurulusu-da-bolunme-olmustu-1-parti-olacakken-3-parti-cikti_t.png"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//chpnin-yeniden-kurulusu-da-bolunme-olmustu-1-parti-olacakken-3-parti-cikti.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/chp-nin-yeniden-kurulusu-da-bolunme-olmustu-1-parti-olacakken-3-parti-cikti/6164/</link>
			<pubDate>Sun, 26 Jul 2026 18:33:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[KEMAL ÇEBİ CHP&#039;DEN İSTİFA EDİP YENİ PARTİYE GEÇİYOR!]]></title>
			<description><![CDATA[Kemal Çebi, YENİ Parti’nin kuruluşunu kutlayarak Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na teşekkür etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, YENİ Parti’nin kuruluşunu kutlayarak yeni siyasi hareketin Türkiye’de demokrasiyi güçlendirmesini, toplumsal katılımı artırmasını ve yeniden umut veren bir iklim oluşturmasını diledi.

“TÜRKİYE’NİN İHTİYACI YENİ BİR SİYASAL İKLİM”

Türkiye’nin kutuplaşma ve tek seslilikten uzaklaşması gerektiğini vurgulayan Çebi, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey; kutuplaşmanın yerine diyaloğun, tek sesliliğin yerine çoğulculuğun, siyasetin dar kalıpları yerine demokratik katılımın güçlendiği yeni bir siyasal iklimdir.”

YENİ Parti’nin ülkeye yeni bir heyecan ve dinamizm kazandıracağına inandığını belirten Çebi, “Yeni bir yolun, yeni bir heyecanın ve yeni bir dinamizmin ülkemize güç katmasını temenni ediyorum” dedi.

ÖZEL VE İMAMOĞLU’NA TEŞEKKÜR

Partinin kuruluşunda en büyük payın değişim talebini güçlü biçimde ortaya koyan millete ait olduğunu ifade eden Çebi, YENİ Parti’nin önünü açan Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu’na da teşekkür etti.

Çebi, “Bu demokratik iradenin önünü açma cesaretini gösteren Sayın Özgür Özel’e ve Sayın Ekrem İmamoğlu’na, ortaya koydukları siyasi sorumluluk ve demokratik liderlik dolayısıyla teşekkür ediyor, ülkemizin geleceğine katkılarının devamını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Başkan Çebi, YENİ Parti’ye yönelik güçlü destek mesajını, “Yolu açık, umudu büyük olsun” sözleriyle tamamladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//kemal-cebi-chp039den-istifa-edip-yeni-partiye-geciyor.png</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//kemal-cebi-chp039den-istifa-edip-yeni-partiye-geciyor.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//kemal-cebi-chp039den-istifa-edip-yeni-partiye-geciyor_t.png"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//kemal-cebi-chp039den-istifa-edip-yeni-partiye-geciyor.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/kemal-cebi-chp-den-istifa-edip-yeni-partiye-geciyor/6161/</link>
			<pubDate>Sat, 25 Jul 2026 10:22:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP’de gece operasyonu! Gürsel Tekin 33 ilçe başkanını görevden aldı]]></title>
			<description><![CDATA[CHP’de İstanbul’da 33, Ankara’da ise 12 ilçe başkanı bu akşam görevden alındı. Siyaset gündemine oturan gelişmeyi gazeteci Barış Yarkadaş ilk kez tv100 ekranlarında duyurdu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP’de mutlak butlan sonrası kriz sürüyor. Yeni Parti’nin kurulduğu gün CHP İlçe Başkanlıklarının bazılarına Özgür Özel’in posterleri asıldı. Bu gelişme sonrası CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, radikal bir karar ile ilçe başkanlarını görevden aldı.



33 İLÇE BAŞKANI GÖREVDEN ALINDI

Barış Yarkadaş, “Az önce Gürsel Tekin ile konuştum” diyerek bomba haberi duyurdu.

Yarkadaş’ın tv100 ekranlarında açıkladığı özel bilgiye göre; Gürsel Tekin 33 ilçe başkanını görevden aldı.

GEÇEN HAFTA DA 6 BAŞKANI ALMIŞTI

Tekin, 6 ilçe başkanını da geçen hafta görevden almıştı.

Böylece İstanbul’da tüm ilçe başkanları görevden alınmış oldu.

CHP ANKARA’DA 12 İLÇE GÖREVDEN ALINDI

CHP Ankara İl Başkanı Fahri Yıldırım'ın tv100'e yaptığı açıklamaya göre Ankara'da 12 ilçe başkanı görevden alındı.

Ankara'da görevden alınan ilçe başkanları şöyle oldu:

Çankaya, Yenimahalle, Mamak, Etimesğut, Polatlı, Bala, Pursaklar,  Çubuk,  Keçiören, Akyurt, Sincan, Elmadağ. 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//chpde-gece-operasyonu-gursel-tekin-33-ilce-baskanini-gorevden-aldi.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//chpde-gece-operasyonu-gursel-tekin-33-ilce-baskanini-gorevden-aldi.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//chpde-gece-operasyonu-gursel-tekin-33-ilce-baskanini-gorevden-aldi_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//chpde-gece-operasyonu-gursel-tekin-33-ilce-baskanini-gorevden-aldi.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/chp-de-gece-operasyonu-gursel-tekin-33-ilce-baskanini-gorevden-aldi/6158/</link>
			<pubDate>Fri, 24 Jul 2026 23:07:23 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Silivri Belediyesi soruşturmasında yeni gelişme: CHP İlçe Başkanı Doruk Bulut gözaltında!]]></title>
			<description><![CDATA[CHP'li Silivri Belediyesi'ne yönelik "yolsuzluk" soruşturması kapsamında İlçe Başkanı Doruk Bulut'un gözaltına alındığı öğrenildi. Başsavcılıktan yapılan açıklamada Bulut'un evinde arama yapıldığı belirtildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 'yolsuzluk' soruşturması kapsamında; Silivri Belediyesi'nde bazı iş ve işlemlerin menfaat temini amacıyla kullanıldığı, belediyeye personel alınması, işletme devri/kiralanması, imar, ruhsat, mühürleme, kaçak yapı, mal varlığı edinimi ve belediye taşınmaz satışı süreçlerinde usulsüzlükler bulunduğu belirlendi. Belediyeye ait tescil harici/park alanı niteliğindeki bir taşınmazın düşük bedelle satılması suretiyle 21 milyon 522 bin TL kamu zararı oluştuğuna ilişkin bilirkişi tespiti yapıldı. Çalışmalar sonucunda , 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma', 'rüşvet alma-verme', 'irtikâp', 'nüfuz ticareti', 'görevi kötüye kullanma', 'ihaleye fesat karıştırma', 'edimin ifasına fesat karıştırma', 'imar kirliliğine neden olma' ve 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçlarından soruşturma başlatıldı.

Düzenlenen operasyonda gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen 18 kişiden, aralarında Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da bulunduğu 10'u tutuklandı. 8 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA
Soruşturma kapsamında bugün CHP Silivri İlçe Başkanı Doruk Bulut'un gözaltına alındığı bilgisi edinildi. Başsavcılıktan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca Silivri Belediyesine yönelik olarak suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma, rüşvet alma-verme, irtikâp, ihaleye fesat karıştırma, nüfus ticareti ve suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama suçlarından dolayı yürütülen soruşturma kapsamında; 21.07.2026 tarihinde Silivri chp ilçe başkanı Doruk Bulut, ikametinde gerçekleştirilen arama el koyma işlemine müteakip gözaltına alınmıştır. Şüphelinin 22.07.2026 tarihinde Silivri adliyesinde mevcutlu olarak hazır edilmesi planlanmaktadır. Soruşturma işlemleri titizlikle sürdürülmektedir."

 ]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//silivri-belediyesi-sorusturmasinda-yeni-gelisme-chp-ilce-baskani-doruk-bulut-gozaltinda.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//silivri-belediyesi-sorusturmasinda-yeni-gelisme-chp-ilce-baskani-doruk-bulut-gozaltinda.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//silivri-belediyesi-sorusturmasinda-yeni-gelisme-chp-ilce-baskani-doruk-bulut-gozaltinda_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//silivri-belediyesi-sorusturmasinda-yeni-gelisme-chp-ilce-baskani-doruk-bulut-gozaltinda.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/silivri-belediyesi-sorusturmasinda-yeni-gelisme-chp-ilce-baskani-doruk-bulut-gozaltinda/6134/</link>
			<pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:50:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Erdoğan&#039;dan İstanbul AKP İl Başkanlığı&#039;na sürpriz ziyaret: Partisine 3 maddelik ultimatom vermişti]]></title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'nı ziyaret etti. Burada AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve beraberindeki heyet tarafından karşılanan Erdoğan, teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AK Parti milletvekilleri ve teşkilat mensuplarının Sapanca kampında dile getirdiği "Size ve kabineye ulaşılamıyor" sitemi ile bürokrasiye yönelik eleştirilerin Recep Tayyip Erdoğan hem parti içi iletişim kanallarını yeniden düzenlemek hem de teşkilattaki tansiyonu düşürmek amacıyla harekete geçti.

Erdoğan, bu doğrultuda İstanbul İl Başkanlığını ziyaret etti. Burada AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve beraberindeki heyet tarafından karşılanan Erdoğan, teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi.
 

Erdoğan'ın yaptığı bu ziyaret, akıllara Yeniçağ'ın edindiği kulis bilgisini getirdi. Erdoğan, hem parti içi iletişim kanallarını yeniden düzenlemek hem de teşkilattaki tansiyonu düşürmek amacıyla kurmaylarına çok net ve bağlayıcı talimatlar verdi.

'SİZE ULAŞILAMIYOR' KRİZİNE 'ÖNCELİKLİ BİLGİ NOTU' FORMÜLÜ

Yeniçağ'ın edindiği kulis bilgisine göre Erdoğan, milletvekilleri ve teşkilat yöneticilerinden gelen talep ile sorunların aksamadan kendisine ulaştırılması için "öncelik ve önem sırasına göre hazırlanmış bilgi notları" ile iletilmesini istedi.

Bu yeni formülle birlikte aciliyet taşıyan konuların doğrudan ve 'filtreye takılmadan' Erdoğan ve karar vericilerin önüne gelmesi, bürokratik yavaşlama ve şikayetlerin aşılması hedefleniyor.

Erdoğan; eski AK Partililerle sosyal medyadaki tartışmaların bitirilmesini, Milli Görüş çerçevesinde partisinden kopan isimlerin kendilerine muhalif olarak yakınlaşmalarının takibe alınmasını ve erken seçim tartışmalarını bir kenara bırakarak yarın seçim varmış gibi sahada çalışılmasını talimatlandırdı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//erdogan039dan-istanbul-akp-il-baskanligi039na-surpriz-ziyaret-partisine-3-maddelik-ultimatom-vermisti.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//erdogan039dan-istanbul-akp-il-baskanligi039na-surpriz-ziyaret-partisine-3-maddelik-ultimatom-vermisti.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//erdogan039dan-istanbul-akp-il-baskanligi039na-surpriz-ziyaret-partisine-3-maddelik-ultimatom-vermisti_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//erdogan039dan-istanbul-akp-il-baskanligi039na-surpriz-ziyaret-partisine-3-maddelik-ultimatom-vermisti.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/erdogan-dan-istanbul-akp-il-baskanligi-na-surpriz-ziyaret-partisine-3-maddelik-ultimatom-vermisti/6110/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Jul 2026 22:57:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP’de 8 il başkanı daha görevden alındı]]></title>
			<description><![CDATA[Mahkemenin mutlak butlan kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu döneminin yeniden başladığı CHP'de yeni görevden almalar açıklandı. MYK toplantısının ardından kameralar karşısına geçen CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Edirne, Isparta, Kastamonu, Konya, Tokat, Zonguldak, Yalova, Rize il başkanlarının da görevden alındığını duyurdu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Edirne, Isparta, Kastamonu, Konya, Tokat, Zonguldak, Yalova, Rize il başkanlarının da görevden alındığını açıkladı.

CHP'DE 8 İL BAŞKANININ GÖREVİNE SON

CHP MYK, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında bir kez daha toplandı. Mutlak butlan kararıyla göreve yeniden dönen Kılıçdaroğlu'nun sık sık yaptığı "arınma" çağrısı MYK'de bir kez daha karşılık buldu, görevden alınan il başkanlarına yenileri eklendi.

MYK toplantısının ardından kameralar karşısına geçen CHP Sözcüsü Müslim Sarı, o isimleri açıkladı. Sarı, Edirne, Isparta, Kastamonu, Konya, Tokat, Zonguldak, Yalova, Rize il başkanlarının da görevden alındığını belirtti.

CHP SÖZCÜSÜ'NDEN ÖZGÜR ÖZEL'E ZEHİR ZEMBEREJ SÖZLER

Öte yandan Sarı, Özgür Özel'e yönelik sert ifadeler kullandı. Sarı şunları söyledi: "Yaklaşık 2 yıldır partinin, partililerimizin tartıştığı bir hukuk süreci oldu. Bu hukuk süreci 21 Mayıs'ta tedbirli bir şekilde mutlak butlan davasıyla sonuçlandı. Bu süreçle ilgili tartışmalar yapıldı. Sürecin başlangıcından 21 Mayıs'a kadar olan süreç son derece kötü yönetilmiştir.

"PARTİNİN BAŞINA BUNU BELA EDENLER BUTLANCIDIR"

Süreç, kendilerini değişimci olarak adlandıran arkadaşların birbirini şikâyetiyle başlamıştır. Süreç, kasım ayında kurultayı kazanan, kendini değişimci olarak ilan eden arkadaşlarımızın ekibi ve kadrosuyla başlamıştır. Soruşturma başlayınca böyle bir şey yokmuş gibi davrandılar. O zaman Sayın Özgür Özel, 'Eğer mutlak butlan çıkarsa ben bileklerimi keserim' demiştir, böyle bir konu yok sayılmıştır. Süreci yok saymak, sonucu ortadan kaldırmıyor. Kim şimdi butlancı? Partinin bunu başına bela eden arkadaşlarımız butlancıdır, bizler butlancı değiliz.

"BU ARKADAŞLARIMIZ BÖLÜCÜDÜR"

Biz bu hukuk sürecinin zorunluluğu olarak gelmiş ve partiyi bu cendereden çıkarmak için görev almış kişileriz. Biz mi kayyımcıyız? Arkadaşlar partiye kayyım atanması için dilekçe verdi, bunu Meclis kürsüsünde söyledi. Bunu beraber halledelim dediğimizde kaçan, sonra gidip mahkemeye kayyım dilekçesi verenler değil biz mi kayyımcıyız? Bu arkadaşlarımız aynı zamanda kayyımcıdır, bölücüdür. Partide çift başlılık yaratmıştır, partide paralel yapılanma söz konusudur. Atanmış genel başkan, seçilmiş genel başkan, atanmış MYK-PM-Sözcü ile seçilmiş MYK-PM-sözcü...

"GELİN CHP İÇİNDE KALIN"

Madem arkanızda bu kadar halk desteği var, buyurun kongrelerimiz başlıyor, arkanızdaki halk desteğiyle kongrelerimize katılın. Yeni parti konuşuluyor, gelin CHP içinde kalın. CHP dışına çıkmak, partiyi bölmek sadece AKP'ye hizmet eder. Bunu yaparlarsa bölücülük yaparlar. Kayyımcı, butlancı olan arkadaşlar, aynı zamanda bölücü konumuna düşer. Partide kalınsın, partide mücadele edilsin."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//chpde-8-il-baskani-daha-gorevden-alindi.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//chpde-8-il-baskani-daha-gorevden-alindi.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//chpde-8-il-baskani-daha-gorevden-alindi_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//chpde-8-il-baskani-daha-gorevden-alindi.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/chp-de-8-il-baskani-daha-gorevden-alindi/6095/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Jul 2026 17:52:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ankara kulislerini hareketlendirecek iddia: Çankaya Belediyesi operasyonu göz göre göre mi geldi?]]></title>
			<description><![CDATA[Independent Türkçe yazarı Gürbüz Evren, Çankaya Belediyesi’ne yönelik gerçekleştirilen operasyonun ardından kaleme aldığı yazısında, sürecin Ankara kulislerinde ve CHP genel merkezinde aylardır bilindiğini ileri sürdü]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gazeteci Gürbüz evren belediyeye operasyon yapılacağını bilindiğini iddia eden gazetecileri de sert bir dille eleştirdi. Evren ''Kimi gazeteciler de "Ben demiştim" havalarında sosyal medyada caka satıyor. Hadi bir yürüyün gidin be...'' ifadelerini kullandı.
 

"AYLARDIR BELEDİYEYE OPERASYON YAPILACAĞI KONUŞULUYORDU"


Gürbüz Evren, operasyonun aniden gelişen bir süreç olmadığını, aksine Ankara’daki parti tabanının ve yerel örgütlerin gündemini uzun süredir meşgul ettiğini belirtti. Çankaya sakinlerinin ve parti üyelerinin durumdan haberdar olduğunu aktaran Evren, yazısında şu ifadelere yer verdi:

"Ankara'daki CHP tabanında, il ve ilçe örgütlerinde aylardır Çankaya Belediyesine operasyon yapılacağı konuşuluyordu. İkamet ettiğim Çayyolu'nda beni gören CHP'liler, 'Gürbüz Bey, Hüseyin Can tutuklanacakmış, belediyeye operasyon olacakmış. Bunlar doğru mu?' diye aylardır soruyordu."



Söylentilerin kaynağı belediye meclis üyeleri mi?
 

Söylentilerin parti örgütleri içinde nasıl yayıldığını da kaleme alan Evren, bilgilerin bizzat belediye içindeki süreçleri yakından takip eden kişilerden çıktığını ifade etti:

"CHP üyeleri bu söylentileri kimden duyuyordu? Elbette ki sürekli muhatap oldukları il ve ilçe yöneticilerinden. Peki, il ve ilçe yöneticileri bu söylentileri kimden duyuyordu? Elbette ki Çankaya Belediye Meclisi'ndeki CHP'li meclis üyelerinden. CHP'li belediye meclis üyeleri bu konuyu kimden duyuyordu? Kimseden duymalarına gerek yoktu. Çünkü onlar, bulundukları ortam nedeniyle belediyede olup biteni zaten uzun süredir biliyor ve her gelişmeden haberdar oluyordu."


"Bunlar başkanı da belediyeyi de yakacaklar"

Evren yazısında belediye meclis üyelerinin kendi aralarındaki uyarılara ve konuşmalara dikkat çeken gazeteci Gürbüz Evren, konunun ciddiyetinin çok önceden kavrandığını şu sözlerle dile getirdi:

"Mesela bazı CHP'li meclis üyeleri, bazı milletvekilleri ve belediye mensupları için, 'Bunlar başkanı da belediyeyi de yakacaklar' diyordu. Bu sözler, Ankara'daki il ve ilçe örgütlerinde çalkalanıyordu."

"ÖZGÜR ÖZEL VE EKİBİ YAKLAŞIK 1,5 YILDIR BİLİYORDU"

Operasyon beklentisinin sadece yerel örgütlerle sınırlı kalmadığını, CHP üst yönetiminin de durumdan haberdar olduğunu savunan Evren, genel merkeze yönelik eleştirilerini ise şu sözlerle sıraladı:

"Özgür Özel ve ekibi de Ankara'daki, Çankaya'daki CHP'liler de belediyeye operasyon yapılacağını, başkanın alınacağını yaklaşık 1,5 yıldır biliyor, bekliyordu. En çok da hiçbir karanlık işi olmayan gariban Hüseyin Can biliyor, bekliyordu. Özgür Bey ve ekibinin beklenen operasyona karşı bir planı var mıydı? Örneğin, 'Başkanı da belediyeyi de yakacaklar' diyen Çankaya Belediye Meclisi'nin CHP'li üyeleriyle görüştüler mi? Ya da onları duymazdan, bilmezden, görmezden mi geldiler?"

"İRADEMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ" AFİŞLERİNE TEPKİ

Son olarak operasyon sonrası belediye tarafından asılan destek afişlerini de eleştiren Evren,

"Pazar gününden itibaren Çankaya'daki billboardlara Hüseyin Can Güner'in üzerinde 'İrademize sahip çıkıyoruz' yazılı fotoğraflarını asmışlar. Adama, 'Daha önce neredeydiniz?' diye sorarlar. 'İrademize sahip çıkıyoruz' diyerek hataların üstünü örtemez, vicdanınızı temizleyemezsiniz... Abileri, hemşerileri yaktınız; Hüseyin Can'ın başını yaktınız." ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//ankara-kulislerini-hareketlendirecek-iddia-cankaya-belediyesi-operasyonu-goz-gore-gore-mi-geldi.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//ankara-kulislerini-hareketlendirecek-iddia-cankaya-belediyesi-operasyonu-goz-gore-gore-mi-geldi.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//ankara-kulislerini-hareketlendirecek-iddia-cankaya-belediyesi-operasyonu-goz-gore-gore-mi-geldi_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//ankara-kulislerini-hareketlendirecek-iddia-cankaya-belediyesi-operasyonu-goz-gore-gore-mi-geldi.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/ankara-kulislerini-hareketlendirecek-iddia-cankaya-belediyesi-operasyonu-goz-gore-gore-mi-geldi/6092/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Jul 2026 12:39:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ÖZGÜR ÖZEL CHP&#039;Yİ MAHKEMEYE VERDİ.!CHP BİR KEZ DAHA MAHKEME KAPILARINDA..]]></title>
			<description><![CDATA[CHP'de olağanüstü kurultay için topladıkları 833 noter onaylı imzanın genel merkez tarafından işleme konulmadığını belirten muhalif delegeler, Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi’nde dava açarak partinin kurultaya götürülmesi için 3 kişilik 'Çağrı Heyeti' görevlendirilmesini ve acil tedbir kararı alınmasını talep etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) tüzük ve liderlik tartışmaları resmi olarak yargıya taşındı. Partide olağanüstü kurultay talebiyle ilgili 833 kurultay delegesi adına yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, parti içi demokratik meşruiyetin yeniden tesis edilmesi ve partinin en yüksek karar organı olan Kurultayın toplanması amacıyla ortak gündemli ve noter onaylı olağanüstü kurultay talebinde bulunulduğu hatırlatıldı.

'833 İMZA SÜRESİ İÇİNDE TESLİM EDİLDİ AMA...'

Kurultay üye tam sayısının üçte ikisinden fazlasını temsil eden 833 delegenin imzalarının, CHP Tüzüğü'nde öngörülen 15 günlük süre içinde toplanarak 17 Haziran 2026 tarihinde CHP Genel Başkanlığı'na teslim edildiği belirtilen açıklamada, buna karşın 17 Haziran'dan bu yana olağanüstü kurultay çağrısı yapılmadığı ifade edilen açıklamada, kurultay delegelerinin "açık, ortak ve bağlayıcı iradesinin" sonuçsuz bırakıldığı savunuldu.

HUKUKİ DAYANAK: MEDENİ KANUN 75. MADDE

Açıklamada, Türk Medeni Kanunu'nun 75. maddesine göre, yönetim organının genel kurulu toplantıya çağırmaması halinde üyelerden birinin başvurusu üzerine sulh hukuk hakiminin üç üyeyi genel kurulu toplantıya çağırmakla görevlendirebildiği, bu kapsamda Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığı bildirildi. Dava dilekçesinde, isimleri daha sonra bildirilecek 3 kurultay delegesinin CHP Olağanüstü Kurultayı'nı toplantıya çağırmak üzere 'Çağrı Heyeti' olarak görevlendirilmesinin talep edildiği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarında, yeterli sayıda delegenin olağanüstü kurultay isteminin parti yönetiminin takdirine bağlı olmadığının, bu iradenin muhatabına ulaşmasıyla hukuki sonuç doğurduğunun ve parti yönetimini bağladığının kabul edildiği ifade edildi.

'KURULTAY DELEGELERİNİN BAĞLAYICI İRADESİNİN GEREĞİDİR'

Davanın, 833 kurultay delegesinin kanun ve CHP Tüzüğü'nden kaynaklanan haklarının kullanılmasını, parti içi demokratik işleyişin sağlanmasını ve partinin en yüksek karar organı olan Kurultayın toplanmasını amaçladığı belirtilen açıklamada, "Olağanüstü kurultayın toplanması, parti yönetiminin tercihine bırakılabilecek siyasi bir takdir konusu değil; kanunun, parti tüzüğünün ve kurultay delegelerinin bağlayıcı iradesinin gereğidir" ifadelerine yer verildi.

Mahkemeye sunulan dilekçede, isimleri daha sonra mahkemeye ibraz edilecek 3 kurultay delegesine şu olağanüstü yetkilerin verilmesi talep edildi:


	Olağanüstü kurultayın yapılacağı yer, gün, saat ve gündem maddelerini belirleme,
	Resmi çağrı ve ilan işlemlerini yürütme,
	Çankaya İlçe Seçim Kurulu ve idari merciler nezdinde zorunlu olan tüm hazırlık ve başvuru süreçlerini imzalama.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//ozgur-ozel-chp039yi-mahkemeye-verdichp-bir-kez-daha-mahkeme-kapilarinda.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//ozgur-ozel-chp039yi-mahkemeye-verdichp-bir-kez-daha-mahkeme-kapilarinda.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//ozgur-ozel-chp039yi-mahkemeye-verdichp-bir-kez-daha-mahkeme-kapilarinda_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//ozgur-ozel-chp039yi-mahkemeye-verdichp-bir-kez-daha-mahkeme-kapilarinda.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/ozgur-ozel-chp-yi-mahkemeye-verdi-chp-bir-kez-daha-mahkeme-kapilarinda/6078/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 15:55:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ece Güner&#039;in gizemi: Muhalefette vekillik pazarlığı! FOX TV bağlantısı… Silivri ziyareti]]></title>
			<description><![CDATA[Haluk Levent’in bağış paralarına çöktüğü soruşturmada avukat Ece Güner gündeme bomba gibi düştü. İnternette en çok aranan isimler arasına giren Ece Güner’in siyasi pazarlıkları ve eski adıyla FOX TV bağlantısı şaşkınlık verdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
	Haluk Levent'in Ahbap Derneği ile bağlantılı olarak Avukat Ece Güner'in siyasi ilişkileri ve adaylık planları gündeme geldi.
	Ece Güner'in, CHP'li milletvekili Erdoğan Toprak ile olan ilişkisi ve İYİ Parti üzerinden Meclis'e girmeye çalıştığı iddia edildi.
	Güner, Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alındı ve dernekle ilgili kirli para trafiği iddiaları ortaya atıldı.


Haber7

Haluk Levent'in vatandaşın duygularını ve cebini sömürmek için kullandığı Ahbap Derneği ile ismi anılan Avukat Ece Güner'in siyasi bağlantıları dikkat çekti. Güner'in ismi; Haluk Levent'ten Ekrem İmamoğlu'na, eşi CHP'li milletvekili  Erdoğan Toprak'tan FOX TV ortaklarından olan babası Engin Güner'e kadar uzanan milletvekili pazarlıkları ve dönemin bakanlarından Fatma Betül Sayan Kaya'nın eşine FETÖ'cü diyen İsmail Küçükkaya'nın avukatlığına kadar her yerde adı anıldı.

2023 genel seçimleri öncesinde muhalefet partilerinin milletvekili aday listeleri netleştiğinde, kulislerde karı-koca vekillik oyunu ve medya kontenjanı iddiaları yüksek sesle dile getirilmişti. CHP İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak'ın kendisiyle birlikte o dönem eşi olarak anılan avukat Ece Güner'i de Meclis'e taşımak için İYİ Parti listelerini devreye soktuğu, bu hamlenin arkasında ise uluslararası bir medya kuruluşu olan eski adıyla FOX TV (NOW TV) ile kurulan derin bağların yattığı öne sürülmüştü.



LİYAKAT TARTIŞMALARINI ALEVLENDİREN KARI KOCA ADAYLIK PLANI

2023 yılında seçim döneminde muhalefet kanadında yaşanan aday belirleme krizleri, liyakat söylemlerinin samimiyetini sorgulatan çarpıcı bir pazarlığı ortaya çıkarmıştı. CHP İstanbul 3. Bölge 2. sıradan aday gösterilen Erdoğan Toprak'ın, parti içi kurallar ve etik engeller nedeniyle eşi Ece Güner'i kendi partisinin listelerine dahil edemediği iddia edilmişti. Bu engeli aşmak amacıyla rotanın İYİ Parti'ye çevrildiği ve yapılan siyasi pazarlıklar sırasında CHP’li isimlerden liyakatsizliği neşter vurulmaya çalışıldı.

CHP'den zehir gibi sözler sarf ederek ayrılan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatlığını yapan Kemal Mustafa Kemal Çiçek, kayırmacı siyaset anlayışını eleştirerek, "İyi Partinin İstanbul 2. Bölge 4. Sıradan eşi Ece Güner Toprak; CHP İstanbul 3. Bölge 2. Sıradan Erdoğan Toprak aday; TBMM sizlere tahsisli! Türk Siyasi Tarihine geçecek vaziyette, Karı-Koca vekillik dönemini millete yaşatacaklar! CHP’li kadın, sırıtır diye, İP listelerinden gösterilmiş! Resmen becayiş yapmışlar!” ifadelerini kullanmış ve tepkisini "Reziller…!" diyerek dile getirmişti. Dönemin siyasi aktörleri ve hukukçuları da bu duruma sert tepki göstermişti.



MEDYA VE SİYASET SARMALINDAKİ DERİN BAĞLANTILAR

Tartışmaların odağındaki isim olan Ece Güner'in sadece bir siyasetçi eşi veya aday olmanın ötesinde, FOX TV ile olan organik bağları da mercek altına alınmıştı. Sorbonne Hukuk Fakültesi mezunu olan eski adıyla FOX TV'nin ortaklarından ve yönetim kurulu üyelerinden eski siyasetçi Engin Güner'in kızı Ece Güner'in, aynı zamanda FOX TV'nin resmi avukatlığını yürüttüğü ve kanalın Türkiye'deki hukuki süreçlerini takip ettiği biliniyordu. Geçmiş yıllarda kanalın ekran yüzlerinden İsmail Küçükkaya'nın yargılandığı davalarda da savunmanlığını üstlenen Güner'in bu konumu, medya ile muhalefet partileri arasındaki girift ilişkiler ağını gözler önüne sermişti.




	
		
			
			Fox TV ekranlarında yayınlanan haber programında dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın eşi İlyas Kaya’nın FETÖ’nün şifreli haberleşme programı ByLock kullandığını iddia eden sözde gazeteci İsmail Küçükkaya hakkında soruşturma başlatılmıştı. Adliyeye ifade vermeye giden İsmail Küçükkaya’nın yanındaki kadının sıradan bir avukat olmadığı ortaya çıkmış, bu kişinin Avukat Ece Güner olduğu anlaşılmıştı. Kanalın geçmişte ABD'li medya baronu Rupert Murdoch'a satılmasıyla başlayan süreçte yönetim kademesinde yer alan Engin Güner ve kızı Ece Güner üzerinden kurulan bu köprü, siyasetin ve medyanın nasıl iç içe geçtiğini gösteren en somut örneklerden biri olarak kayıtlara geçmişti.
			
		
	


 



SEVGİLİ BAŞKANINI SİLİVRİ’DE YALNIZ BIRAKMADI

Suç örgütü kurucusu ve yöneticisi olma, rüşvet ve irtikap, siyasal casusluk, suç gelirlerini aklama gibi çeşitli suçlardan tutuklu yargılanan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Danışmanı Ece Güner Silivri’de 'başkanını' yalnız bırakmadı. Silivri’de basına verdiği açıklamada Güner ‘sevgili belediye başkanı’ hakkında,



“Sevgili belediye başkanlarının burada cezaevinde olması mesnetsiz iddialar ve birkaç gizli tanık duyumları üzerine burada olması gerçekten çok ağrıma gidiyor, hepimizin ağırına gidiyor. Çok üzgünüm ve kızgınım. Demokrasimize, hukuk devletimize çok büyük bir ayıp gerçekten. Bugün bunu söylemek istiyorum. Başkanımız güçlü, her zamanki gibi tabii ki çok güçlü. Milletinin onun yanında olmasını hissetmesi ona büyük bir güç veriyor. ‘Milletime emanetim’ diyor, her seferinde ‘milletime emanetim’ diyor. Ve biz biliyoruz ki milletimiz onu yalnız bırakmayacak burada, Silivri’de cezaevinde. Şimdiden gelecekteki reformlar üzerine çalışıyor. Cumhurbaşkanı olduğunda nasıl daha güçlü bir Türkiye, daha demokratik, daha mutlu, daha zengin bir Türkiye yaratacağı üzerine çalışıyor. Başkanın burada cezaevinde olması gerçekten hepimizin kalbini kırıyor, acıtıyor ve çok üzgünüz gerçekten. İnşallah en kısa zamanda buradan çıkacak” şeklinde konuştu.

GÖZALTINA ALINDI! SAYI 20’YE YÜKSELDİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Haluk Levent'in danışmanlığını yaptığı belirtilen avukat Ece Güner gözaltına alındı. Soruşturmada gözaltı sayısı 20'ye yükseldi.

KİRLİ PARA TRAFİĞİ İFŞA OLDU

Burak Doğan’ın haberine göre,  AHBAP Derneği çalışanları Emrah Gödeliner, Zafer Yay ve Yeliz Kaya'ya ait IBAN hesaplarını Haluk Levent'in kullandığı iddia edildi.

Dernek avukatı Ece Güner'in hesaplarından:

Emrah Gödeliner'in hesaplarına 8 işlemde toplam 47.904.876,06 TL,

Zafer Yay'ın hesaplarına 3 işlemde toplam 21.020.000,00 TL,

Yeliz Kaya'nın hesabına ise 1 işlemde 4.633.010,00 TL para girişi yapıldığı,

Güner'in hesaplarına ise:

Emrah Gödeliner'den 13 işlemde 63.980.950,00 TL,

Yeliz Kaya'dan ise 2 işlemde 10.800.000,00 TL para girişi yapıldığı öne sürüldü.

Ece Güner’in konuya ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden Haluk Levent ve Ahbap Derneği ile hiçbir ilişkisi olmadığını, sadece Haluk Levent’e borç verdiğini ve bunu bir yıl sonra geri alabildiğini şu sözlerle ifade etti:

“1-Ahbap Derneğinin veya Haluk Levent’in hiçbir zaman avukatı olmadım; asla da vekalet ücreti vb. Almadım.

2- Yıllardır on binlerce vatandaş gibi Ahbap’a onlarca bağış yaptım. İnsanlar ameliyat ettirdim, depremde en büyük bağışlardan birini yaptım! Bu kayıtlarda var, hatta o dönem açıklandı bile. Hep (Allah’a şükür) hayırsever bir insan oldum. Bunu etrafımdaki herkes bilir.

3-Onun dışında depreme yüklü bağış yapmamdan sonra:

Haluk Levent; herhalde büyük bağışlar yaptığımı görünce; bana yanaşarak, geçici olarak bir kişisel borç istedi. Çok zor durumda olduğunu söyledi. Hayati bir mesele olduğunu ve 1 ay içinde geri ödeyeciğini söyledi.

“Türkiye’nin en güvenilir insanıyım, insanlar bana milyonlarını emanet ediyor; hemen geri öderim” dedi.

Güvendim.

Sonra maalesef yaklaşık 1 yıl uğraştıktan sonra verdiğim borcu zar zor geri alabildim.

Beni tanıyan herkes şahittir; belki aşırı yardım sever bir insanım. Pek çok derneğe ve insana yardım ederim..

Haluk Levent suçlu mu suçsuz mu bilmiyorum: Ama şunu biliyorum ben verdiğim borcu geri almak için çok mücadele verdim ve o olaydan sonra bir daha asla ne Haluk Levent’e ne Ahbap’a bağış yapmadım.

1 yıl boyunca; verdiğim borcu geri almak için uğraşırken hem ben hem ailem son derece üzüldük.”
Kaynak-https://www.haber7.com/guncel/haber/3643260-ece-gunerin-gizemi-muhalefette-vekillik-pazarligi-fox-tv-baglantisi-silivri-ziyareti]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//ece-guner039in-gizemi-muhalefette-vekillik-pazarligi-fox-tv-baglantisi-silivri-ziyareti.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//ece-guner039in-gizemi-muhalefette-vekillik-pazarligi-fox-tv-baglantisi-silivri-ziyareti.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//ece-guner039in-gizemi-muhalefette-vekillik-pazarligi-fox-tv-baglantisi-silivri-ziyareti_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//ece-guner039in-gizemi-muhalefette-vekillik-pazarligi-fox-tv-baglantisi-silivri-ziyareti.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/ece-guner-in-gizemi-muhalefette-vekillik-pazarligi-fox-tv-baglantisi-silivri-ziyareti/6076/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 15:22:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu: Kim partiyi bölüyorsa Erdoğan&#039;a hizmet eder]]></title>
			<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tv100'de katıldığı programda CHP'de yaşananlara ilişkin flaş açıklamalar yaptı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel hakkında dikkat çeken değerlendirmeler yaptı. Kılıçdaroğlu ayrıca çok konuşulan Mansur Yavaş iddiasına ilişkin de soruya cevap verdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şu şekilde;

TARTIŞMALAR PARTİYİ DİRİ TUTAR 

CHP ‘nin temel özelliği bu iç tartışmaların en çok yaşandığı partilerdir. CHP 100 yıllık bir partidir. Zaman zaman ayrılıklar olmuştur. Bu tartışmaları olağan karşılamak lazım. Tartışmalar partiyi diri tutar. İtiraz kültürü de vardır. İtiraz edenleri Genel Başkanlar mutlaka sonuna kadar dinlerler.

CHP BÖLÜNMÜYOR 

Bugünkü süreç geçmişte yaşadığımız süreçlere çok fazla benzemiyor. Daha önce de partiden ayrılanlar oldu. Her halükarda tarih bize CHP’nin kendi varlığını devam ettirebildiğini gösterdi. Partimiz kapatıldı, mal varlıklarına el koyuldu, Genel Başkanları hapse atıldı. Türkiye’nin entelektüel yapısı da en fazla CHP’yi tartışmıştır. Bunlar partinin bir anlamda Türkiye için vazgeçilmezliğini de gösterir. Bugünkü konu ise farklı bir şey. Türkiye’de bir ilk. CHP bölünmüyor, hayır.



MUTLAK BUTLAN DAVASINI CHP'LİLER AÇTI 

Mutlak butlan davasını açan ben değilim. İfade veren ben değilim. Bazı delegelerin iradelerinin satın alındığı iddiasıyla açıldı. Başka partili gelip bunu söylese suçlayalım ama söyleyen CHP’liler. Bir belediye başkanı para verdim diyor, öteki gittik eğlendik diyor. Bunu diyen CHP’li, ben değilim.

- KILIÇDAROĞLU MUTLAK BUTLAN KARARINI KABUL ETMESEYDİ NE OLURDU?

MUTLAK BUTLAN KARARI İLE SADECE BEN GELMEDİM

Sanıldığı gibi mutlak butlan kararıyla ben gelmedim. 38’nci kurultayda şaibe olduğunu söylüyor mahkeme ve eski yönetim olduğu gibi geldi. Sadece ben gelmedim. Eski Parti Meclisi (PM) geldi, mahkemenin de dediği şaibeli kurultay yerine yeni bir kurultayın yapılması.

 

PARTİNİN KİRLİLİKTEN ARINMASI LAZIM 

Daha önce bana Mansur bey, Vahap Bey ve Engin Bey gelip bana bunu sordu. Mutlak butlan kararından çok önce. 100 yıllık partiyi kayyuma teslim edemeyiz dedim. Parti bizim partimiz, kirlilikten arınması lazım. Kimse parti içindeki şaibeleri, verilen paraları tartışmıyor. "Kılıçdaroğlu niye kabul etti?" diye tartışıyorlar.

KAZIK ÇAKACAK HALİMİZ YOK 

Partiyi yeniden bir kurultaya götürmek için geldik. Kazık çakacak halimiz yok ya!

ESKİ YÖNETİM MAHKEME KARARIYLA GELDİ 

2 ayrı dava var. Biri istinafta karara bağlandı. Diğeri ise parayı dağıtanlarla ilgili dava. Eski yönetim mahkeme kararıyla geldi. İstifa eden kişiler istinaftan tebliğ de aldılar. Ardından bir kısmı istifa etti. Kendi iradeleri, edebilirler.

- ÖZGÜR ÖZEL’E SON BİR ÇAĞRI YAPILACAK MI?

HİÇBİR CHP'Lİ HESAP VERMEKTEN KAÇINAMAZ 

Bizler kendi aramızda tartışırız orada sorun yok ama neden bölünüyoruz? Mantıklı bir sebep lazım? "Eğer hırsızları ayıklayacak diye bölünüyoruz" diyorlarsa o daha vahim bir şey.

Bir CHP vekilinin kendisinin hesap vermeye hazır olması lazımdır ki hesap sorabilsin. Hiçbir CHP’li hesap vermekten kaçınamaz. Bizim verilmeyecek hesabımız yok. 

HANGİ GEREKÇEYLE AYRI PARTİ KURUYORSUNUZ 

Hangi gerekçeyle ayrı parti kuruyorsunuz? Hem parti içindesiniz hem partinin grup başkanısınız hem de "ayrı parti için çalışıyorum" diyeceksiniz. Bu olmaz. Biz elbette ki konuşuruz. Ama hangi gerekçeyle parti kurma konusu ortaya çıkmış?
 

EN SON YAKLAŞIK BİR BUÇUK AY ÖNCE KONUŞTUK 

En son yaklaşık bir buçuk ay önce Özgür Bey ile konuştuk. Arkadaşlarımız da temas halindeler. Vekilleri bölmeye ayrıştırmaya, kutuplaştırmaya hiç gerek yok. Bu partinin bir itiraz kültürü vardır. CHP, Genel Başkanlarına asla hakaret etmez.

O ayrıntılara girmeyi doğru bulmuyorum. Bizim birebir temasımızın dışında vekillerimiz konuşuyorlar ama doğrudan Özel ile temas var mı bilmiyorum.

PARTİDEN AYRILMASINA GEREK YOK! PARTİ İÇİNDE PARALEL YAPI OLMAZ

Çağrıyı yaptık işte. Partiden ayrılmasına gerek yok. Parti içinde paralel yapı olmaz. Parti içinde mücadele edilir. Beni sevebilirler de sevmeyebilirler de. CHP’li vekillerin ve il başkanlarının temel özelliği kendi özgür iradeleriyle karar verirler. Mahkemenin butlan kararı vermesi işin içine paranın girmiş olmasındandır. Kimse bu parayı veya yolsuzluğu konuşmuyor. Herkes mutlak butlan kararını konuşuyor.

AYRI YAPILAR KURMAK OLAĞAN DEĞİLDİR 

Özgür Özel gitmesin, gerekirse parti içinde mücadele etsin ama paralel yapı olmaz. 

(Paralel yapı hakkında) Buna şimdilik bir şey demiyorum. Arkadaşları da uyaracağım. Böyle bir şey olmaz.

Gidip illeri, ilçeleri gezersiniz. Kendinize oy istersiniz. Bunlar olağandır. Ama ayrı yapılar kurmak olağan değildir. Belki arkadaşlar ön kabulle bunu yaptılar ama zaman geçtikçe bunun düzeleceğini düşünüyorum.



ÇATIŞMA ÇIKACAKTI, BEN GERİ ÇEKİLDİM 

Grup toplantısını normalde kim yapar, Genel Başkan yapar. Çatışma çıkacaktı, ben geri çekildim, Genel Merkez'de yaptım. Burada fedakarlık bana düşüyor. Yapabilir grup toplantısı yapmak istiyorsa Özel yapsın. Ama hukuka, tüzüğe uygun değil. İstiyorsa yine yapsın.

- DELEGELERDEN OLAĞANÜSTÜ KURULTAY ÇAĞRISI 

MAHKEME "BU ÜYELERLE YAPAMAZSINIZ" DİYOR 

Mahkeme diyor ki: "Bu üyelerle kurultay yapamazsınız." Kurultay yaparsanız bir daha iptal edilecek. "Eskileri iptal ettim tekrar getiriyorsun" diyecek mahkeme. Kurultaydan niye çekiniyoruz ki. Delegeler ikna edilsin, söylensin. Mahkeme "yeni delegelerle yeni kurultay" diyor. 

İstanbul’a çağrı heyeti atandı. 45 gün geçti. Seçim yapıldı mı? Yapılmadı, yine uzatıldı.

Bir insan hukuk bilir. Mahkeme demiş ki: "38’nci kurultayda para hareketi oldu, yeni kurultay yapın." "Yeni üyelerle, iradesi sakatlanmayan üyelerle yapın." diyor..



- GÖREVE BAŞLAMADAN TEPKİ OLACAĞINI DÜŞÜNÜYOR MUYDUNUZ?

TEPKİ SAYGI DÜZEYİNİ AŞMAMALI

Tepki gelebilir ama bu tepki saygı düzeyini aşmamalıdır.

- "HAİN KEMAL" YAZISI 

GENEL MERKEZ'DEKİ TÜM GÖRÜNTÜLER ALINDI: BÜYÜK KISMI MARJİNAL GRUPLARDI 

Tespit yapılanlar var. Genel Merkez'deki tüm görüntüler alındı. CHP merkezine girildiği gün içeridekilerin büyük kısmı CHP’liler değildi, marjinal gruplardı. Konu yargıda çok girmek istemiyorum.

PARTİNİN AHLAKİ ÜSTÜNLÜĞÜNÜN KORUNMASI LAZIM 

Partinin ahlaki üstünlüğünün korunması lazım. Partinin yöneticilerine saygı duyulur, eleştirilir gerektiğinde ama hakaret olmaz. Bu isimlerin partiden ayıklanması lazım. Bu isimler gidip başka partiye katılabilirler. İstedikleri kadar orada hakaret küfür edebilirler. Bizim partide bu yoktur.

- CHP NASIL ARINACAK?

MİLLETVEKİLLERİN DİSİPLİNE VERİLMESİ ARINMANIN İLK ADIMI

Sadece CHP için demiyorum. Şimdi arınma zamanı diyorum. Siyaset kurumunun kirlilikten arınması lazım. Buna CHP de dahil. Milletvekillerinin tedbirli olarak disipline verilmesi de arınmanın ilk adımı. Bir il başkanını görevden aldık, 40 gazete için milyonlarca lira para vermişler. Yarın açıklayacaklar arkadaşlar. Naylon fatura olayı… Partinin ahlakıyla uyuşmayan kişileri arındıracağız.

- BELEDİYE BAŞKANLARI VE ARINMA: EKREM İMAMOĞLU İHRAÇ EDİLECEKLER Mİ?

SIRADAN İDDİANAMELER DEĞİL 

Onlar henüz yargılama aşamasındalar. Kişiler yargılanabilir. En başından beri belediye başkanlarımızın tutuksuz yargılanmasını savunuyorum. Yargılanmak başka bir şeydir. Belediye başkanlarımız hesap verebilir. Dosyalarına baktım. Bütün iddianameleri okudum. Sıradan iddianameler değil .

İBB DAVASI SİYASİ BİR DAVA DEĞİL 

Bir iddia üzerine dava açılmamış. İddianameler sıradan yazılmış iddianame olmanın ötesinde. Bu savcının iddianamesi. Bir de avukatın savunması olacak. 

CHP’de disiplin kurulu ayrıdır. Buradaki kararlar Parti Meclisi’ne gider. Bizim gönderdiklerimizden birini örneğin PM kabul etmedi.

İBB davası siyasi bir dava değil. 

EKREM İMAMOĞLU İLE GÖRÜŞMESİ

İmamoğlu ile son görüşmemizde konuştuğumuz şey benimle onun arasında bir şey. Yeri zamanı gelince gider ziyaret ederiz.

DAVANIN SONUCUNU BEKLEYECEĞİZ

Görülen bir dava var. Davanın sonucunu bekleyeceğiz. Öyle bir düşüncemiz yok. Belediye başkanları için de bu geçerli.

- ÇANKAYA BELEDİYESİ OPERASYONU: NEDEN SESSİZ KALDI

Kuşkularım vardı. Ayrıntıya girmeyeyim. Belediye başkanlarımız gidip yargıda kendilerini savunacaklar. Beraat edip gelecekler ben de onları kucaklayacağım.

Bu konuda yorum yapmak istemiyorum. Kendimi farklı bir yere koymuş olurum.

Bilmediğiniz bir konuda nasıl görüş beyan edeceksiniz? Ben Çankaya Belediye Başkanı değilim, orada bir çalışan da değilim. Böyle bir operasyon yapılıyor. Belediye başkanımız kendisini savunacaktır, belgelerini ortaya koyacaktır.

Belediyede görev alıyorsanız belediye başkanlarının tümüyle ilgili soruşturmalar açılır, şikayetler, ihbarlar, bunlar olağandır.

MANSUR YAVAŞ’LA GÖRÜŞMESİ OLDU MU?

Partinin politikasını partinin kurultayı belirler. Parti Meclisi, MYK ve Genel Başkan belirler ardından. TBMM grubu partinin politikasını belirleyemez. Onlar parti politikasını TBMM’de ve sokakta dillendirirler. Belediye başkanları ise partinin belirlediği politikayı alanlarında uygulamaya koyarlar. Belediye başkanları parti politikasını belirleyemezler. Kimin seçilip seçilmeyeceğini parti belirler. Mansur başkanla da Vahap Beyle de, Zeydan beyle de yüz yüze görüştüm. Görüşmekte bir sorun yok, görüşürsünüz. Eğer CHP’li bir belediye başkanıysa hepsi CHP’nin yanında yer alacak. CHP’nin bir kültürü vardır. Herkes bu kültürü bilecek.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//kemal-kilicdaroglu-kim-partiyi-boluyorsa-erdogan039a-hizmet-eder.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//kemal-kilicdaroglu-kim-partiyi-boluyorsa-erdogan039a-hizmet-eder.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//kemal-kilicdaroglu-kim-partiyi-boluyorsa-erdogan039a-hizmet-eder_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//kemal-kilicdaroglu-kim-partiyi-boluyorsa-erdogan039a-hizmet-eder.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/kemal-kilicdaroglu-kim-partiyi-boluyorsa-erdogan-a-hizmet-eder/6070/</link>
			<pubDate>Mon, 13 Jul 2026 22:11:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP&#039;de Değişimciler için ,1 Milyon € rüşvete fezleke..]]></title>
			<description><![CDATA[Muhittin Böcek'in &apos;Adaylık için 1 milyon euro verdik' itirafı, Özgür Özel ve 5 milletvekiline yönelik fezleke talebiyle Ankara'ya gönderildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[


'1 milyon euro'luk rüşvet soruşturmasında savcılık 'yetkisizlik' kararıyla dosyayı Ankara'ya gönderdi. Kararda, CHP milletvekilleri Özgür Özel, Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Umut Akdoğan, Mustafa Erdem ve Cavit Arı yönünden değerlendirme yapılması istendi.

Veli Ağbaba

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, 2024 yerel seçimleri öncesinde rüşvet karşılığı adaylık iddiasıyla yürütülen 1 milyon Euro'luk soruşturmada "yetkisizlik" kararı vererek dosyayı Ankara'ya gönderdi. Kararda, CHP milletvekilleri Özgür Özel, Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Umut Akdoğan, Mustafa Erdem ve Cavit Arı yönünden değerlendirme yapılması istendi. Milletvekili boyutu dışındaki diğer eylem ve kişilere yönelik soruşturmanın ise Antalya'da tefrik edilerek sürdürülmesine karar verildi.

Mustafa Erdem

Dosyada Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek 'rüşvet vermek' suçlamasıyla şüpheli olarak yer aldı. Soruşturma dosyası kapsamında alınan beyanlar, temin edilen HTS/baz kayıtları ve dosyaya sonradan giren bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği belirtildi.

Ali Mahir Başarır

PARAYI ÇANTAYLA VERDİM

Mustafa Gökhan Böcek'in 2026 yılı Mayıs ayındaki beyanlarında; adaylık sürecinde Veli Ağbaba'nın internet üzerinden arayarak Özgür Özel'in talimatıyla hareket ettiğini söylediğini, başlangıçta 30 milyon TL istendiğini ve bu tutarın 1 milyon euro'ya tamamlandığını ileri sürdü. Durumu aktardığı babasının kendisine "gereğini yap" dediğini belirten Böcek, parayı Antalya'daki esnaftan nakit temin edip siyah sırt çantasıyla Ankara'ya götürdüğünü, 9 Ocak 2024'te CHP Genel Merkezi'nde Veli Ağbaba'nın yönlendirdiği E.C. isimli şahsa teslim ettiğini beyan etti.

Umut Akdoğan

HTS KAYITLARI ÖRTÜŞTÜ

HTS ve baz verileri incelemesinde; Muhittin Böcek ile Ali Mahir Başarır, Umut Akdoğan, Mustafa Erdem ve Cavit Arı arasında, para teslimi iddialarının bulunduğu zaman aralıklarıyla örtüşen yoğun bir telefon trafiği ve CHP Genel Merkezi karşı bazlı iletişim tespit edildi. Savcılık, bu durumun TBMM üyeleri yönünden bilgi, koordinasyon veya iştirak ihtimalinin araştırılmasını zorunlu kıldığını vurguladı.


Cavit Arı]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//chp039de-degisimciler-icin-1-milyon--rusvete-fezleke.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//chp039de-degisimciler-icin-1-milyon--rusvete-fezleke.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//chp039de-degisimciler-icin-1-milyon--rusvete-fezleke_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//chp039de-degisimciler-icin-1-milyon--rusvete-fezleke.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/chp-de-degisimciler-icin-1-milyon-rusvete-fezleke/6062/</link>
			<pubDate>Sun, 12 Jul 2026 17:11:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ CHP’de ‘örgüt’ hamlesi ! Yeni Model Geliyor]]></title>
			<description><![CDATA[CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, örgütlere ilişkin manifesto açıklamaya hazırlanıyor. Manifestoyla yeni örgüt modeli duyurulacak]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
 CHP Genel Merkezi, kongre süreçleri başlamadan önce manifestoyla nasıl bir örgüt istenildiğini ilan edecek. Manifestoyla kongre süreçleri, örgüte bakış açısı anlatılırken yeni örgüt modeli de hayata geçirilecek.
 

HDR MEDYA GRUP'un edindiği bilgiye göre yeni modelle; güçlü, özgüveni yüksek, yetkin, yetki kullanan, karar süreçleri içinde yer alan, sorumluluk bilinci yüksek örgüt yapısı hedefleniyor.

Önseçim esas olacak

HDR MEDYA GRUP 'a konuşan kurmaylar, yeni örgüt modelini, “Herkes işini yapacak. Belediye başkanları kendi işini, örgütler kendi işini yapacak. Örgütler, belediye başkanlarının değil, genel merkezin politik unsuru olan, bağımsız ve özgür bir yapıya kavuşturulacak.

Partinin politik aygıtı olarak Genel Başkan’ın ve Genel Merkez’i il ve ilçelerde temsil eden, aidiyetini belediye başkanlarından değil, Parti Genel Merkezi ve partiye kullanmış bir örgüt modeli düşünülüyor. Kamu kaynağı ile hiçbir belediye başkanı, partinin örgütünü bükemeyecek” sözleriyle anlattı.
 

Yeni örgüt modeline ilişkin tüzük değişiklikleri yapılması da düşünülüyor. Kurmaylar, önseçimin esas olduğu, merkez yoklamanın istisna tutulduğu, olduğu bir tüzük değişikliği yapılmasının planlandığını ifade ettiler.
 

Başkanlara karne

Aynı çalışmayı belediye başkanları için de yapacaklarını kaydeden kurmaylar, “Belirlediğimiz kriterlere göre isimler aday gösterilecek. Üç-altı ayda bir belediye başkanlarının performansını ölçeceğiz” bilgisini verdiler.

Görevden almalar devam edecek

CHP MYK, 10 Temmuz Cuma günü toplanacak. MYK kararıyla bugüne kadar 36 il başkanı görevden alındı. Henüz 16 il başkanlığına atama yapıldı. MYK’da henüz atama yapılmamış 20 ilin il başkanlarının belirlenmesi bekleniyor.

Özgür Özel cephesi, “Atama yapacak il başkanı bulamıyorlar” iddiasında bulunurken, Genel Merkez kurmayları bu iddiaya, “Her yerde 9-10 aday var. Çok fazla talep olduğu için ince eleyip sık dokuyoruz. Çok fazla talep var” yanıtını verdi. Öte yandan MYK kararıyla 5-10 arasında il başkanın daha görevden alınması bekleniyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//-chpde-orgut-hamlesi--yeni-model-geliyor.png</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//-chpde-orgut-hamlesi--yeni-model-geliyor.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//-chpde-orgut-hamlesi--yeni-model-geliyor_t.png"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//-chpde-orgut-hamlesi--yeni-model-geliyor.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/chp-de-orgut-hamlesi-yeni-model-geliyor/6035/</link>
			<pubDate>Wed, 08 Jul 2026 09:00:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Başkan Bozkurter "Cumhuriyet Halk Partisi&#039;nin de genel başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu&#039;dur"]]></title>
			<description><![CDATA[Marmaraereğlisi Belediye Başkanı Mustafa Onur Bozkurter, belediye meclisi toplantısında CHP'deki genel başkanlık tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu'na desteğini yineleyen Bozkurter, hakkında ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ Marmaraereğlisi Belediye Meclisi'nin Temmuz ayı olağan toplantısında konuşan Marmaraereğlisi Belediye Başkanı Mustafa Onur Bozkurter, Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki genel başkanlık tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Tekirdağ'da mutlak butlan kararı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu'na açık destek veren ilk belediye başkanı olduğunu hatırlatan Bozkurter, desteğinin ardından kamuoyunda ortaya atılan "Sokağa çıkamıyor", "Vatandaş tepkili" ve "Sosyal medyada linç ediliyor" yönündeki iddialara da yanıt verdi.

Söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Bozkurter, "Öyle bir şey yok. Cumhuriyet Halk Partisi'nin de genel başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'dur. Bunu herkesin kabul etmesini istiyorum." ifadelerini kullandı]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//baskan-bozkurter-quotcumhuriyet-halk-partisi039nin-de-genel-baskani-sayin-kemal-kilicdaroglu039durquot.png</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//baskan-bozkurter-quotcumhuriyet-halk-partisi039nin-de-genel-baskani-sayin-kemal-kilicdaroglu039durquot.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//baskan-bozkurter-quotcumhuriyet-halk-partisi039nin-de-genel-baskani-sayin-kemal-kilicdaroglu039durquot_t.png"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//baskan-bozkurter-quotcumhuriyet-halk-partisi039nin-de-genel-baskani-sayin-kemal-kilicdaroglu039durquot.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/baskan-bozkurter-cumhuriyet-halk-partisi-nin-de-genel-baskani-sayin-kemal-kilicdaroglu-dur/6033/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Jul 2026 22:38:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[ Özel ve İmamoğlu imzalı yeni parti kurulmadan fikir ayrılığı]]></title>
			<description><![CDATA[CHP’de yaşanan mutlak butlan krizi, parti içinde kartların yeniden dağıtılmasına yol açıyor. Özel ve ekibinin kuracağı yeni partiye geçecek milletvekili sayısı netleşirken, İmamoğlu ve Özel, yeni parti için şimdiden fikir ayrılığına düştü.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
	Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) yaşanan lider değişikliği sonrası, tutuklu Ekrem İmamoğlu ile eski Genel Başkan Özgür Özel arasında yapılan görüşme, yeni bir siyasi oluşumun yol haritasını belirledi. Bu durum, CHP'nin ana muhalefet koltuğunu kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor.
	Yeni kurulacak partiye katılması beklenen milletvekili sayısı konusunda farklı tahminler var; Özgür Özel'in ekibi 73 milletvekili beklerken, CHP Genel Merkezi 45 ila 67 arasında bir sayı öngörüyor. Eğer Özel'in öngörüleri gerçekleşirse, yeni parti ana muhalefet konumuna yükselebilir.
	Yeni partinin ismi üzerinde tartışmalar sürerken, "Yeni" isminin ağırlık kazandığı belirtiliyor. Ayrılacak milletvekillerinin çoğu "Anadolu Birliği Partisi" altında toplanacak, bazıları ise CHP bünyesinde kalmayı tercih edecek. Meclis'teki sandalye dağılımı, bu kopuşlarla birlikte ana muhalefet unvanını değiştirebilir.


 

Siyaset kulisleri, Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan lider depreminin ardından kurulması planlanan yeni partiye kilitlendi. Rüşvet, irtikap, suç örgütü kurmak ve yönetmek, suç gelirlerini aklama, ihaleye fesat karıştırma, siyasal casusluk gibi çeşitli suçlardan dolayı Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan CHP’li Ekrem İmamoğlu ile CHP'nin pavyonda delege satın alarak seçilen eski Genel Başkanı Özgür Özel arasında gerçekleşen kritik görüşme, yeni siyasi oluşumun yol haritasını belirledi. Meclis'teki dengeleri kökten sarsacak bu hamleyle birlikte, Sözcü.com CHP'nin ana muhalefet koltuğunu kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu iddia ediyor.



PARTİNİN YENİ YOL HARİTASI SİLİVRİ’DE ÇİZİLDİ!

Şimdilik CHP’li olan Özgür Özel'in, partinin diplomasız cumhurbaşkanı adayı olan ve Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'nu ziyaret etmesi, yeni parti sürecine resmiyet kazandırdı. Bu kritik buluşmanın ardından kurmay kadrolarla yapılan görüşmelerde yeni oluşumun detayları şekillenmeye başladı. Sözcü'nün hem Genel Merkez hem de Özel'in yakın kurmay kadrolarıyla yaptığı görüşmeler, yeni oluşuma dair beklentileri gözler önüne serdi. Siyasi kulislerde, partiden ayrılacak milletvekili sayısının sadece CHP'nin geleceğini değil, TBMM'deki ana muhalefet gücünü de doğrudan etkileyeceği konuşuluyor.



ÖZEL’İN PLANI TUTARSA ANA MUHALEFET DEĞİŞECEK

Yeni kurulacak partiye katılması beklenen milletvekili sayısı konusunda farklı tahminler öne çıkıyor. Özgür Özel ve yakın ekibi, kendileriyle birlikte hareket edecek milletvekili sayısını 73 olarak değerlendirirken, bu rakamın 87'ye kadar yükselebileceğini öngörüyor. Buna karşın CHP Genel Merkez kanadı ise ayrılık rüzgarına kapılacak milletvekili sayısının 45 ila 67 arasında kalacağını öngörüyor. Eğer Özel'in ekibinin öngördüğü gibi 73 milletvekili yeni oluşuma katılırsa, bu güç birliği yeni partiyi doğrudan ana muhalefet konumuna taşıyacak. Ancak daha önce hiçbir seçime katılmamış olan bu yeni parti, Meclis'te çoğunluğu elde etse dahi Hazine yardımından faydalanamayacak.

Siyaset kulislerindeki yorumlara göre, İmamoğlu’nun yeni kurulacak parti için acele etmesinin nedeni, bunu Silivri’den çıkış yolu olarak görmesi. İmamoğlu, yeni kurulan parti üzerinden milletvekilliği elde ederek kendisine özgürlük yolu açmayı planlıyor.

ÖZEL VE İMAMOĞLU TERS DÜŞTÜ!

Yeni partinin ne zaman ilan edileceği konusunda da iki farklı görüşün hakim olması, parti kurulmadan fikir ayrılıklarıyla sarsılmasına neden oldu. Ekrem İmamoğlu'na yakın siyasetçiler yeni oluşumun vakit kaybetmeden kurulmasını talep ederken, Özgür Özel ve kurmayları tüm hukuki yolların sonuna kadar zorlanması gerektiği görüşünü savunuyor.

Bu doğrultuda, yeni parti için en kritik adımın 20 Temmuz sonrasında atılacağı belirtiliyor. Bu tarihin seçilmesinin arkasında ise Yargıtay'dan kurultayın kısa sürede toplanmasını sağlayacak olası bir kararın çıkma ihtimali yatıyor. Ayrıca 20 Temmuz itibarıyla başlayacak ve 1 Eylül'e kadar sürecek olan adli tatil de bu takvimin belirlenmesinde önemli bir rol oynuyor.



YENİ PARTİNİN İSMİ VE ÇİFT PARTİLİ FORMÜL

Kurulacak partinin ismi üzerindeki tartışmalar da devam ediyor. Daha önce gündeme gelen Yürüyüş ve Yol isimlerinden vazgeçildiği, şu an için Yeni isminin ağırlık kazandığı ifade ediliyor. Süreçte iki farklı partinin aktif rol oynaması planlanıyor. Tasarlanan formüle göre, ayrılacak milletvekillerinin büyük bir bölümü “Anadolu Birliği Partisi” çatısı altında toplanacak. Yedekte tutulacak ikinci partide ise 20 milletvekilinin yer alması hedefleniyor. Öte yandan, bazı milletvekillerinin ise CHP bünyesinde kalarak parti içi mücadeleyi sürdüreceği gelen bilgiler arasında.

MECLİS'TE ANA MUHALEFET MATEMATİĞİ

CHP'den yaşanacak kopuşlar, TBMM'deki sandalye dağılımını ve ana muhalefet unvanını tamamen değiştirebilir. Mevcut durumda Meclis'te DEM Parti'nin 56 milletvekili bulunuyor. DEM Parti ile ortak hareket eden Emek Partisi'nin 2, Demokratik Bölgeler Partisi'nin 2 ve Türkiye İşçi Partisi'nin 3 milletvekiliyle birlikte bu blok toplamda 63 sandalyeye ulaşıyor. CHP'den ayrılan grubun ana muhalefet liderliğini üstlenebilmesi için bu 63 kişilik sınırın üzerinde kalması gerekiyor. Toplam 135 milletvekiline sahip olan CHP'de, en az 69 milletvekilini kendi safına çekmeyi başaran taraf, Meclis'in yeni ana muhalefet gücü olarak tescillenecek.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//-ozel-ve-imamoglu-imzali-yeni-parti-kurulmadan-fikir-ayriligi.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//-ozel-ve-imamoglu-imzali-yeni-parti-kurulmadan-fikir-ayriligi.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//-ozel-ve-imamoglu-imzali-yeni-parti-kurulmadan-fikir-ayriligi_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/07//-ozel-ve-imamoglu-imzali-yeni-parti-kurulmadan-fikir-ayriligi.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/ozel-ve-imamoglu-imzali-yeni-parti-kurulmadan-fikir-ayriligi/6028/</link>
			<pubDate>Tue, 07 Jul 2026 06:24:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP Sakarya&#039;da şok! Kılıçdaroğlu Sakarya örgütünü görevden almadı .İl Başkanı Özgür Özel&#039;i destekliyorum "]]></title>
			<description><![CDATA[CHP'de yaprak dökümü değil, orman yangını başladı. Özgür Özelci iller tek tek görevden alınırken, Sakarya İl Başkanı Oğuzcan Curoğlu listede adını göremeyince şoke oldu! "Arka kapıda pazarlık" iddialarını yalanlayan Curoğlu, "Görevden alınmayı bekliyorduk, ben de şaşırdım. Çizgim belli, Özel'i destekliyorum" diyerek rest çekti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[nkara'dan gelen "mutlak butlan" kararıyla CHP'de yaşanan liderlik değişimi, partide deprem etkisi yaratmaya devam ediyor. Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan yeni MYK, 26 il başkanını görevden alırken, Özgür Özel'i açıkça destekleyen Sakarya İl Örgütü'nün listede yer almaması parti kulislerini karıştırdı.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin verdiği "mutlak butlan" kararının ardından Özgür Özel'in genel başkanlığı Kemal Kılıçdaroğlu’na devretmesi, Cumhuriyet Halk Partisi içinde derin fikir ayrılıklarına ve operasyonlara sahne oluyor.

Özgür Özel ekibini desteklediğini daha önce kamuoyuna açıkça ilan eden CHP Sakarya İl Yönetimi, günlerdir Ankara'dan gelecek "görevden alınma" kararını bekliyordu. Ancak 30 Haziran Salı günü toplanan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısından çıkan kararlar, Sakarya örgütünde büyük bir şaşkınlık yarattı.

 

26 İl Başkanı Gitti, 7 İlin İhracı İsteniyor

Kılıçdaroğlu yönetiminin sözcüsü Müslim Sarı tarafından açıklanan kararlara göre, aralarında komşu ilimiz Düzce ve Bolu'nun da bulunduğu 26 il başkanı görevden alındı. Kararın detayları şu şekilde:

 


	Tüm Yönetimiyle Görevden Alınan İller: Ağrı, Aksaray, Amasya, Batman, Bilecik, Bolu, Çanakkale, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Eskişehir, Hakkari, Iğdır, Kars, Kırıkkale, Manisa, Mardin, Muğla, Muş, Niğde, Nevşehir, Osmaniye, Samsun, Sivas ve Dersim.
	Sadece İl Başkanının Görevden Alındığı İl: Sinop.
	Kesin İhraç Talebiyle Disipline Sevk Edilen İller: Denizli, Muğla, Eskişehir, Sinop, Kars, Mardin ve Tunceli.


Sakarya Örgütünde "Anlaşma mı Yapıldı?" Tartışması

Açıklanan listede "Sakarya" ismini göremeyen CHP Sakarya İl Başkanı Oğuzcan Curoğlu ve yönetimi büyük bir şaşkınlık yaşadı. İhraç ve görevden alma fırtınasının Sakarya'yı es geçmesi, parti tabanında anında tartışmalara yol açtı. Bazı partililerin Curoğlu’nu arayarak, "Kılıçdaroğlu yönetimiyle gizli bir anlaşma mı yaptınız?" şeklinde tepki gösterdiği öğrenildi.

 

Başkan Curoğlu'ndan İlk Açıklama: "Ben de Şaşırdım, Çizgim Belli"

Görevden alınmamalarının ardından Gazeteci Hüseyin Can İğdir’e konuşan CHP Sakarya İl Başkanı Oğuzcan Curoğlu, iddialara son noktayı koydu. Kendisinin de karara şaşırdığını belirten Curoğlu, siyasi çizgisinde bir sapma olmadığını vurguladı.

Curoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar:

 

"MYK kararı sonrası biz de görevden alınmayı bekliyorduk, listede Sakarya'yı göremeyince ben de şaşırdım. Hala kararımın arkasındayım, Özgür Özel yönetimini destekliyorum. Benim siyasi tercihim budur. Saygısızlık başka şey, siyasi tercih başka şeydir. Kimseye veya parti büyüklerine saygısızlık etmedim ama mücadelemi kararlılıkla sürdürüyorum. Durduğum yer aynıdır."

Gözler şimdi, muhalif duruşunu korumasına rağmen görevden alınmayan Sakarya İl Örgütü'ne karşı Kılıçdaroğlu yönetiminin önümüzdeki günlerde nasıl bir hamle yapacağına çevrildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//chp-sakarya039da-sok-kilicdaroglu-sakarya-orgutunu-gorevden-almadi-il-baskani-ozgur-ozel039i-destekliyorum-quot.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//chp-sakarya039da-sok-kilicdaroglu-sakarya-orgutunu-gorevden-almadi-il-baskani-ozgur-ozel039i-destekliyorum-quot.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//chp-sakarya039da-sok-kilicdaroglu-sakarya-orgutunu-gorevden-almadi-il-baskani-ozgur-ozel039i-destekliyorum-quot_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//chp-sakarya039da-sok-kilicdaroglu-sakarya-orgutunu-gorevden-almadi-il-baskani-ozgur-ozel039i-destekliyorum-quot.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/chp-sakarya-da-sok-kilicdaroglu-sakarya-orgutunu-gorevden-almadi-il-baskani-ozgur-ozel-i-destekliyorum/5984/</link>
			<pubDate>Tue, 30 Jun 2026 20:26:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Vekiller Erdoğan&#039;a ulaşamamaktan şikayetçi]]></title>
			<description><![CDATA[26-28 Haziran tarihlerinde Sapanca'da düzenlenen AKP kampında Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKP'li milletvekilleri ve bakanlar ile bire bir görüşmeler gerçekleştirdi. Milletvekilleri, Erdoğan'a şikayetlerini iletti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Milletvekillerinin bu görüşmelerde Erdoğan'a doğrudan ulaşmakta güçlük yaşadıklarını, Beştepe'deki kurmayların çeşitli bahaneler ile sorunların Erdoğan'a iletilmesine engel olduklarını söylediği öne sürüldü.

AKP, uzun yıllardır Kızılcahamam'da gerçekleştirdiği parti kampını bu yıl Sakarya'nın Sapanca ilçesine taşıdı. 

26-28 Haziran tarihlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde toplanan kampta AKP'li milletvekilleri ve bakanlar başta olmak üzere çok sayıda isim Erdoğan ile bire bir görüşmeler gerçekleştirirken, kampa dair ortaya çıkan kulis bilgileri arasında AKP'li vekillerin Erdoğan'a yaptığı sitem dikkat çekti. 


VEKİLLER ERDOĞAN'A ULAŞAMAMAKTAN ŞİKAYETÇİ

Milli Gazete'de yer alan habere göre, toplantılarda bazı parti kurmayları ve vekillerin doğrudan Erdoğan’a hitap ederek sahadan gelen rapor ve değerlendirmelerin kendisine ulaştırılması konusunda yaşadıkları sıkıntıyı dile getirdi.

Kulislere göre, partililer ve vekillerin, “Sayın Cumhurbaşkanımız, size ulaşamıyoruz. Sahadan, teşkilatlardan gelen olumsuz raporları, şikâyetleri ve sitemleri size ulaştırmak istiyoruz ancak bunlar bir takım engellemelere uğruyor. 'Sayın Cumhurbaşkanımızı böyle şeylerle meşgul etmeyelim. O devleti yönetiyor, sorunların çaresine siz bakın' deniliyor.” ifadelerini kullandığı öne sürüldü.

Edinilen bilgilere göre konuşmalarda, teşkilatlardan gelen değerlendirmelerin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a doğrudan aktarılabilmesi yönündeki beklenti de dile getirildi.

"EKONOMİ YÜZÜNDEN SOKAĞA ÇIKAMIYORUZ"

Toplantılarda söz alan milletvekillerinin ise ekonomik gelişmelerin sahaya yansımalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu öğrenildi. Parti kaynaklarına göre milletvekilleri, özellikle hayat pahalılığı, emekli maaşları ve alım gücüne ilişkin vatandaşlardan yoğun şikâyet aldıklarını, bu nedenle sahada vatandaşın karşısına çıkmakta zorlandıklarını ifade etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//vekiller-erdogan039a-ulasamamaktan-sikayetci.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//vekiller-erdogan039a-ulasamamaktan-sikayetci.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//vekiller-erdogan039a-ulasamamaktan-sikayetci_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//vekiller-erdogan039a-ulasamamaktan-sikayetci.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/vekiller-erdogan-a-ulasamamaktan-sikayetci/5982/</link>
			<pubDate>Tue, 30 Jun 2026 19:34:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Erdoğan&#039;dan AK Parti teşkilatına uyarı: Yorulan varsa kenara gelsin, boşa harcayacak zamanımız yok]]></title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin Sapanca'da gerçekleştirdiği kampın kapanışında teşkilata kritik bir uyarıda bulundu. Erdoğan "Yorulan varsa buyursun kenara gelin dinlensin, kenara gelmeyen de meydanın hakkını versin. Boşa harcayacak tek bir saniyemiz bile yok. Caddeyi sokağı asla boş bırakmayacağız" ifadelerini kullandı.
Play Video
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Sapanca'daki 33. İstişare ve]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin Sapanca'da gerçekleştirilen 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın kapanış konuşmasını yaptı. Erdoğan, konuşmasına emniyet teşkilatı, basın mensupları ve Sapanca halkına teşekkür ederek başladı.

AK Parti'nin 14 Ağustos 2001'de kurulduğunu hatırlatan Erdoğan, partilerinin Türk siyasetinde yeni bir sayfa açtığını, istişare kültürünü siyasetin merkezine yerleştirdiğini söyledi.

"25 YILDIR İLKELERİMİZDEN TAVİZ VERMEDİK"

AK Parti'nin çeyrek asırlık başarısının temelinde milletle kurulan gönül bağları ve istişare anlayışının bulunduğunu belirten Erdoğan, "Her türlü öneriye ve yapıcı eleştiriye kapımızı açık tuttuk. Millet bizi hesaba çekmeden önce kendimizi hesaba çekmeyi prensip edindik. Ak saçlılarımızın tecrübesiyle gençlerimizin dinamizmini aynı potada erittik. Türkiye'nin bütün renklerini partimizin çatısı altında buluşturduk. 25 yıldır bu ilkelerimizden taviz vermedik." dedi.

Erdoğan, istişare toplantılarının artık Türkiye'de ve dünyada marka haline geldiğini belirterek, kamp süresince güvenlikten ekonomiye, kalkınmadan toplumsal politikalara kadar birçok konuda kapsamlı değerlendirmeler yapıldığını, sahadan gelen öneri ve eleştirilerin tek tek not edildiğini söyledi.



"ÇOK AĞIR BEDELLER ÖDEDİK"

Konuşmasında AK Parti'nin 25 yıllık mücadelesine de değinen Erdoğan, iktidar yolculuğunda büyük engellerle karşılaştıklarını ifade etti.

"Çıkar birliği değil kader birliği yaparak yola çıktık. Çok ağır bedeller ödedik. Çok büyük duvarlarla karşılaştık. Ama her defasında önümüze çekilen setleri tek tek devirerek, karşımıza çıkarılan bariyerleri tek tek yıkarak bugünlere geldik." diye konuştu.

"CUMHURİYET TARİHİNDE EŞİ BENZERİ YOK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin çeyrek asırda Cumhuriyet tarihinde başka hiçbir hükümete nasip olmayan bir başarı hikayesine imza attığını söyledi.



Milletin kendilerine umutlarını ve hayallerini emanet ettiğini dile getiren Erdoğan, "Allah'a hamdolsun o emanete bugüne kadar gölge düşürmedik. Böyle bir hareketin neferi olduğum için, böyle bir partinin genel başkanı olduğum için hep şeref duydum. Sizlerden razıyım, inanıyorum ki milletimiz de sizlerden razıdır." ifadelerini kullandı.

"TÜRK NEREDE BEKLENİYORSA ORADA OLMAYA GAYRET ETTİK"

Türkiye'nin yalnızca kendi sınırları içinde değil dünyanın dört bir yanında mazlumların yanında yer aldığını söyleyen Erdoğan, Somali'den Arakan'a, Pakistan'dan Filistin'e kadar birçok bölgede Türkiye'nin yardım elini uzattığını belirtti.

"Daha önce hiçbir siyasetçinin gitmediği yerlere gittik. Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Latin Amerika'ya kadar dünyanın dört bir yanını ziyaret ettik. Nerede bir haksızlık, hukuksuzluk varsa, nerede Türkiye'nin yardımına ihtiyaç duyuluyorsa, Türk nerede bekleniyorsa, yolu nerede gözleniyorsa tüm imkânlarımızla orada olmaya gayret ettik." dedi.



"GAZZE'NİN DE ŞAM'IN DA UMUDU SİZLERSİNİZ"

AK Parti'nin yalnızca Türkiye'deki 86 milyonun değil, ümmetin de umudu olduğunu ifade eden Erdoğan, "Gazze'nin yegâne umudu sizlersiniz. Ayağa kalkmakta olan Şam'ın umudu sizlersiniz. Küllerinden yeniden doğan Halep'in umudu sizlersiniz. Kim ki şahsi hırslarına yenik düşer, bilsin ki aziz milletimizin de kardeş coğrafyalarındaki ümmetin de vebali üzerindedir." diye konuştu.

"YORULAN VARSA KENARA GELSİN DİNLENSİN"

Konuşmasının sonunda teşkilata seslenen Erdoğan, zaman kaybına tahammül olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Yorulan varsa buyursun kenara gelsin dinlensin, kenara gelmeyen de meydanın hakkını versin. Boşa harcayacak tek bir saniyemiz bile yok. Caddeyi, sokağı asla boş bırakmayacağız."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//erdogan039dan-ak-parti-teskilatina-uyari-yorulan-varsa-kenara-gelsin-bosa-harcayacak-zamanimiz-yok.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//erdogan039dan-ak-parti-teskilatina-uyari-yorulan-varsa-kenara-gelsin-bosa-harcayacak-zamanimiz-yok.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//erdogan039dan-ak-parti-teskilatina-uyari-yorulan-varsa-kenara-gelsin-bosa-harcayacak-zamanimiz-yok_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//erdogan039dan-ak-parti-teskilatina-uyari-yorulan-varsa-kenara-gelsin-bosa-harcayacak-zamanimiz-yok.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/erdogan-dan-ak-parti-teskilatina-uyari-yorulan-varsa-kenara-gelsin-bosa-harcayacak-zamanimiz-yok/5968/</link>
			<pubDate>Sun, 28 Jun 2026 19:29:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Muhittin Böcek&#039;ten rüşvet itirafı: İmamoğlu adaylık için benden 15 milyon euro istedi]]></title>
			<description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Muhittin Böcek'in savcılığa verdiği ek ifadede dikkat çeken iddialar yer aldı. Böcek, Ekrem İmamoğlu ile yaptığı görüşmede adaylığı için kendisinden 15 milyon euro istendiğini, bunun 5 milyon euroluk kısmını kayıt dışı "havala" sistemiyle ödediğini itiraf etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2025/60355 sayılı soruşturmada ifade veren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, CHP içindeki adaylık süreçleri, seçim finansmanı ve Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hazırlıklarına ilişkin çarpıcı beyanlarda bulundu. Böcek, daha önce Özgür Özel'in yönlendirmesiyle merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'e 950 bin Euro götürdüğünü söylediğini hatırlattı. Yeni ifadesinde ise Ekrem İmamoğlu'nun kendisinden yaklaşık 15 milyon Euro destek istediğini, bunun 5 milyon Euroluk kısmı için "havala" yöntemiyle ödeme yaptığını, ayrıca İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Akdeniz Bölgesi harcamalarının kendisi tarafından karşılanmasını talep ettiğini ileri sürdü.
 

"ÖZGÜR ÖZEL'İN YÖNLENDİRMESİYLE 950 BİN EURO GÖTÜRDÜM"

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Muhittin Böcek, daha önce verdiği beyanlarını tekrarlayarak, 2024 yerel seçimleri öncesinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yönlendirmesiyle Manisa'ya gittiğini anlattı.

Böcek, adaylığı henüz açıklanmadan önce, Özgür Özel'in memleketi olması ve genel başkanlık görevi nedeniyle adaylığına katkı sağlayacağı düşüncesiyle 15 Ocak 2024 tarihinde Manisa'ya gittiğini belirtti.

İfadesinde, Ankara'daki bir toplantının ardından Özgür Özel'in kendisine merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'e maddi destek ve proje desteği verilmesi talimatında bulunduğunu ileri süren Böcek, Manisa'ya giderken yanında bir çanta içerisinde yaklaşık 950 bin Euro götürdüğünü söyledi.

Böcek, sosyal proje sunumunun ardından Ferdi Zeyrek ile kısa süre baş başa kaldığını, bu sırada parayı masasının yanına bıraktığını ifade etti.

İMAMOĞLU İLE İSTANBUL POLAT OTELDE KRİTİK GÖRÜŞME

Muhittin Böcek, ifadesinde 2024 yerel seçimleri sürecinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığına ilişkin yaşadığı bir başka süreci de anlattı. Böcek, Muratpaşa Belediye Başkanının Ekrem İmamoğlu ile görüştüğünü, adaylık sürecine ilişkin birtakım güvenceler aldığını ve bunun karşılığında yüklü miktarda harcama yapacağı bilgisine ulaştığını söyledi.

Bunun üzerine adaylığını netleştirmek amacıyla 30 Kasım 2023 tarihinde İstanbul'a gittiğini belirten Böcek, Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel'de Ekrem İmamoğlu ile yaklaşık bir saat süren bir görüşme gerçekleştirdiğini ifade etti.

Böcek, görüşmeye özel kalemi Yasin Yellice'nin tanıklık ettiğini, görüşme sonrasında otelin balkonunda birlikte fotoğraf çektirdiklerini ve bu fotoğrafı sosyal medya hesabında paylaştığını da beyan etti.



İMAMOĞLU, "TERCİHİM SENDEN YANA" DEDİ, 15 MİLYON EURO İSTEDİ

Böcek'in ifadesine göre Ekrem İmamoğlu, bu görüşmede başka bir kişiye adaylık sözü vermediğini ve tercihini Böcek'ten yana kullanacağını söyledi. Ancak görüşmenin en dikkat çekici bölümü, seçim kampanyası ve İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hedefi için talep edildiği ileri sürülen maddi destek oldu.

Böcek, İmamoğlu'nun kendisine seçim kampanyası için maddi kaynağa ihtiyaç olduğunu söylediğini, ayrıca ilerleyen dönemde cumhurbaşkanlığı adaylığı planladığını belirterek siyasi yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu aktardı.

Böcek'in beyanına göre İmamoğlu, bu süreçte Antalya'nın hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli görevler üstleneceğini, Böcek'in de buna hazırlıklı olması gerektiğini söyledi.

Muhittin Böcek, ifadesinde İmamoğlu'nun kendisinden yaklaşık 15 milyon Euro maddi kaynak desteği istediğini, ayrıca cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Akdeniz Bölgesi harcamalarının kendisi tarafından karşılanmasını talep ettiğini öne sürdü.



*BÖCEK: 5 MİLYON EURO'YU "HAVALA" SİSTEMİ İLE İLETTİM*

Böcek, Antalya'ya döndükten sonra bir dostuna *5 milyon Euro* paraya ihtiyacı olduğunu ve bu parayla İstanbul'da bir ödeme yapacağını söylediğini anlattı.

İfadesine göre, birkaç gün sonra görüştüğü kişi kendisine bir *100 TL banknotun fotoğrafını* çekti; ayrıca üzerinde bir isim ve telefon numarası yazılı kâğıdı zarf içinde verdi.

Böcek, bu banknot ve kâğıtla birlikte ödemenin İstanbul Kapalıçarşı'da tahsil edilebileceğinin kendisine söylendiğini belirtti. Bu yöntemin "havala" adı verilen gizli bir ödeme sistemi olduğunu düşündüğünü söyleyen Böcek, paranın hangi dövizciden tahsil edildiğini bilmesinin mümkün olmadığını ifade etti.


 

 




"BANKNOT VE TELEFON YAZILI KÂĞIDI İMAMOĞLU'NA TESLİM ETTİM"

Muhittin Böcek, talep edilen paranın bir kısmını karşılamak amacıyla 16 Aralık 2023 tarihinde Ekrem İmamoğlu'nu aradığını, 17 Aralık 2023 tarihinde İstanbul'a giderek kendisiyle yeniden görüştüğünü söyledi. Böcek, İstanbul'da İmamoğlu'nun seçim ofisi olarak kullandığı bir binaya gittiğini, buranın yüksek katlı bir plazanın giriş katında bulunan bir ofis olduğunu ifade etti.

Baş başa yapılan ikinci görüşmede, yanındaki banknot ve telefon yazılı kâğıdı Ekrem İmamoğlu'na teslim ettiğini beyan eden Böcek, talep edilen paranın kalanını daha sonra zaman içerisinde halledeceğini söylediğini anlattı. Böcek ayrıca, bu seçimde Antalya'nın çok sayıda ilçesini kazanacağını taahhüt ettiğini ve ilçelere ilişkin çalışmalarını da İmamoğlu'na sunduğunu belirtti.



BÖCEK: "KALAN PARAYI İMAMOĞLU TUTUKLANDIĞI İÇİN VERMEDİM"

Böcek'in ifadesinde dikkat çeken bir diğer ayrıntı da taahhüt ettiği paranın kalanına ilişkin oldu. Muhittin Böcek, Ekrem İmamoğlu'na verdiğini ileri sürdüğü desteğin kalan kısmını, İmamoğlu tutuklandığı için gerçekleştirmediğini söyledi. Ayrıca aynı ödeme yönteminin, oğlu Gökhan Böcek'in seçim reklam giderlerinin ödenmesinde de kullanıldığını ifade etti.

Böcek, Ekrem İmamoğlu ile yaptığı her iki İstanbul ziyaretinde de mobil özel kalemi Yasin Yellice'nin yanında bulunduğunu, görüşme odasına girmese de görüşmelerin yapıldığına tanıklık ettiğini beyan etti.

 



BÖCEK: "İMAMOĞLU PARTİ ÜSTÜ BİR GÜCE DÖNÜŞTÜ"

Muhittin Böcek, ifadesinin devamında siyasi değerlendirmelerde de bulundu. Böcek, Ekrem İmamoğlu'nun CHP belediyeciliğinin öncü isimlerinden biri olarak uzun yıllar sonra çok sayıda belediyenin kazanılmasında önemli rol oynadığını ancak siyasi başarının ardından belediye başkanlığı görevini ikinci plana iterek erken bir cumhurbaşkanlığı hazırlığı sürecine yöneldiğini söyledi.

İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hedefinin ve tüm kararları tek merkezden yönetme arzusunun siyasi yaklaşımında baskın hâle geldiğini belirten Böcek, bu sürecin başta Antalya olmak üzere birçok CHP belediyesini olumsuz etkilediğini ifade etti. Böcek, İmamoğlu'nun zaman içinde tüm belediye başkanlarının belirlenmesinde etkili olan "parti üstü bir siyasi güce" dönüştüğünü ileri sürdü.


 

 




BÖCEK: "ÖZGÜR ÖZEL DAHİ ONUN GÖRÜŞÜ DIŞINDA HAREKET EDEMİYORDU"

İfadenin en dikkat çekici siyasi değerlendirmelerinden biri de CHP yönetimine ilişkin oldu. Muhittin Böcek, Parti Meclisi ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in dahi birçok konuda Ekrem İmamoğlu'nun görüşü dışında hareket edemediği bir durum oluştuğunu söyledi.

Böcek, bu tablonun siyasetin doğal işleyişi açısından sağlıklı olmadığını, bir taraftan CHP gibi yüz yılı aşan geçmişe sahip bir partinin yönlendirilmesi, diğer taraftan İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yönetimi ve henüz dört yıl sonraki cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik hazırlıkların aynı anda yürütülmesinin demokratik teamüller açısından tartışmalı bir atmosfer oluşturduğunu ifade etti.



BÖCEK: İMAMOĞLU'NUN KİŞİSEL HIRSLAR CHP'Yİ BELİRSİZLİĞE SÜRÜKLEDİ"

Böcek, ifadesinde eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun birkaç gün önce yaptığı "Belediyeler, genel merkezlerin ve liderlerin taleplerini karşılayacak yerler değildir." şeklindeki açıklamasına da atıfta bulundu.

Bu sözlerin yaşanan tartışmaların özünü ortaya koyduğunu savunan Böcek, CHP belediyeciliğinin halk nezdinde yakaladığı güçlü desteğin zayıflamasının sebeplerinden birinin siyasi hedeflerin belediyecilik faaliyetlerinin önüne geçirilmesi olduğunu söyledi.

Böcek, bu durumun hem CHP'ye hem de ülkeye zarar veren sonuçlar doğurduğunu dile getirdi.

Muhittin Böcek, ifadesinin sonunda kişisel hırsların bir kurumun tamamını belirsizlik, tedirginlik ve savunmasızlık içine nasıl sürükleyebileceğini göstermek adına bu değerlendirmeleri yaptığını belirtti. Bildiği gerçekleri ve düşüncelerini samimiyetle dile getirdiğini söyleyen Böcek'in müdafileri de müvekkillerinin beyanlarına katıldıklarını ifade etti. Soruşturma, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde derinleştirilerek sürdürülüyor.



SSS (SIK SORULAN SORULAR)

Muhittin Böcek ne söyledi?
Muhittin Böcek, savcılığa verdiği ifadede 2024 yerel seçimleri öncesinde aday gösterilmesi için kendisinden 15 milyon Euro istendiğini, bunun 5 milyon Euro'luk kısmını ödediğini iddia etti.

İddialar kime yönelik?
İfade tutanaklarına yansıyan iddialar Ekrem İmamoğlu'na yönelik beyanlardan oluşuyor. Bu beyanlar soruşturma dosyasındaki ifade kapsamında yer alıyor.

Ödemenin nasıl yapıldığı öne sürüldü?
Böcek, ifadesinde 5 milyon Euro'nun kayıt dışı "havala" sistemi üzerinden gönderildiğini iddia etti.
 

Bu iddialar kesinleşmiş bir yargı kararı mı?
Hayır. Söz konusu bilgiler savcılık soruşturması kapsamında alınan ifadelerde yer alan iddialardır. Yargı süreci devam etmektedir.

Soruşturma hangi dosya kapsamında yürütülüyor?
İddialar, Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında alınan ifadelerde yer aldı. Yargılama ve soruşturma süreci devam ediyor.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//muhittin-bocek039ten-rusvet-itirafi-imamoglu-adaylik-icin-benden-15-milyon-euro-istedi.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//muhittin-bocek039ten-rusvet-itirafi-imamoglu-adaylik-icin-benden-15-milyon-euro-istedi.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//muhittin-bocek039ten-rusvet-itirafi-imamoglu-adaylik-icin-benden-15-milyon-euro-istedi_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//muhittin-bocek039ten-rusvet-itirafi-imamoglu-adaylik-icin-benden-15-milyon-euro-istedi.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/muhittin-bocek-ten-rusvet-itirafi-imamoglu-adaylik-icin-benden-15-milyon-euro-istedi/5961/</link>
			<pubDate>Sun, 28 Jun 2026 11:24:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kılıçdaroğlu&#039;na atılan sloganlar kriz çıkardı! Alevilerden Özgür Özel&#039;e sert tepki]]></title>
			<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi'nde Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında yaşanan gerilim, Garip Dede Cemevi ziyareti sonrası yeni bir boyut kazandı. Ziyaret sırasında atılan "Hain Kemal" sloganları tartışmalara neden olurken, Özgür Özel'in bu sloganlara sessiz kalması Alevi toplumunda tepki çekti. Ortak bildiri yayımlayan 6 Alevi-Bektaşi federasyonu, cemevinin "siyasi miting alanına çevrildiğini" belirterek yaşanan provokasyona sert tepki gösterdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi'nde Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında yaşanan gerilim, Garip Dede Cemevi ziyaretine de yansıdı.

"HAİN KEMAL" SLOGANLARI TARTIŞMALARA NEDEN OLDU
İstanbul'da Garip Dede Cemevi'ni ziyaret eden Manisa Milletvekili Özgür Özel, bir kez daha "Hain Kemal" sloganlarına kulaklarını tıkayarak tepki topladı. Cemevi dışındaki bir grubun provokatif eylemi, genel merkezi de harekete geçirdi.

Yaşanan gelişmenin ardından CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, sloganları attığı belirlenen 63 partilinin tespit edildiğini, söz konusu kişilerin üyeliklerinin tedbiren askıya alındığını açıkladı.

 



Kulislere yansıyan son çarpıcı iddiaya göre ise Alevi toplumunu arkasına almaya çalışan Özel ve kurmayları, söz konusu grubu bilinçli olarak cemevi önüne taşıyarak yeni bir algı operasyonuna girişti ve çirkin sloganları attırdı.

ALEVİ-BEKTAŞİ FEDERASYONLARINDAN SERT TEPKİ

Sabah'ta yer alan habere göre, bu kapsamda Cemevi ziyaretinde yaşanan skandal olaya Alevi-Bektaşi federasyonlarından sert tepki geldi. Özel ve destekçilerinin provokasyonu ağır ifadelerle eleştirilirken, isim verilmeden DEM Parti Milletvekili Celal Fırat'a da göndermelerde bulunuldu.

 



"NEFRET SUÇU İŞLENEREK, BİR SİYASETÇİ ALEYHİNE ÇİRKİN SLOGANLAR ATILMIŞTIR"

Ortak bildiride, "Son yaşanan olaylarda, bazı siyasi aktörler ve taraftarları tarafından cemevi alanı adeta bir siyasi miting alanına çevrilmiştir. Bir cemevinde asla olmaması gereken bir nefret suçu işlenerek, bir siyasetçi aleyhine çirkin sloganlar atılmıştır. Üzüntüyle gördük ki, bütün bu olaylar esnasında ne alanda bulunan siyasetçiler ve ne de Garip Dede Dergâhı yöneticileri bu nefret suçu içeren saygısızlığa müdahale etme gereği duymamıştır" ifadeleri kullanıldı.



SERT KINAMA VE PROTESTO MESAJI

Ortak açıklamada, yaşananların kabul edilemez olduğu vurgulanarak, "10 Muharrem gibi kutsal bir günde değerlerimizi hiçe sayıp inancımızı siyasi ikballer uğruna istismar edenleri şiddetle kınıyoruz. Hem milletvekilliği görevini yürütüp hem de dini bir kurumun başkanlığını sürdürmeye devam eden şahıs başta olmak üzere, bu duruma sessiz kalan Garip Dede Dergâhı yöneticilerini protesto ediyoruz." ifadeleri kullanıldı.



6 ALEVİ-BEKTAŞİ FEDERASYONUNDAN ORTAK TAVIR
Garip Dede Cemevi'nde yaşanan olaylara ilişkin ortak bildirinin altında, Afyonkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür Dernekleri Federasyonu, Anadolu Abdallar Cemevi Federasyonu, Anadolu Vakıflar Federasyonu, Ehl-i Beyt Dernekleri Federasyonu, Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu ile Tahtacı Kültür Dernekleri Federasyonu'nun imzası yer aldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//kilicdaroglu039na-atilan-sloganlar-kriz-cikardi-alevilerden-ozgur-ozel039e-sert-tepki.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//kilicdaroglu039na-atilan-sloganlar-kriz-cikardi-alevilerden-ozgur-ozel039e-sert-tepki.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//kilicdaroglu039na-atilan-sloganlar-kriz-cikardi-alevilerden-ozgur-ozel039e-sert-tepki_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//kilicdaroglu039na-atilan-sloganlar-kriz-cikardi-alevilerden-ozgur-ozel039e-sert-tepki.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/kilicdaroglu-na-atilan-sloganlar-kriz-cikardi-alevilerden-ozgur-ozel-e-sert-tepki/5957/</link>
			<pubDate>Sun, 28 Jun 2026 00:20:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[&#039;Hangi aday güven veriyor?&#039; diye soruldu: İşte 5 siyasetçinin hissiyat karnesi...]]></title>
			<description><![CDATA[Gündemar’ın olası cumhurbaşkanı adaylarına yönelik hissiyat araştırmasında ABB Başkanı Mansur Yavaş, güven ve umut hissisinin en yüksek ölçüldüğü isim oldu. Katılımcıların yüzde 53’ü Yavaş için “güven ve umut", yüzde 34’ü ise “tedirginlik ve endişe" hissi taşıdığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’da endişe hissi yüzde 50 ile güven hissisinin önüne geçerken, Özgür Özel’de oranlar yüzde 46’ya karşı yüzde 42, Ekrem İmamoğlu’nda ise yüzde 46’ya karşı yüzde 45 olarak ölçüldü.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[

Gündemar Araştırma’nın 24-27 Mayıs 2026 tarihlerinde 2 bin 275 kişiyle gerçekleştirdiği Türkiye Gündemi Araştırması, olası cumhurbaşkanı adaylarına yönelik seçmen hissiyatını ortaya koydu. Araştırmada katılımcılara, adayları cumhurbaşkanı olarak düşündüklerinde kendilerinde oluşan hissiyatın “güven ve umut” mu yoksa “tedirginlik ve endişe” mi olduğu soruldu.

116
  



YAVAŞ, GÜVEN VE UMUT HİSSİSİNDE İLK SIRADA
Araştırmanın en dikkat çekici sonucu Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a ilişkin veriler oldu. Katılımcıların yüzde 53’ü Yavaş için “güven ve umut”, yüzde 34’ü ise “tedirginlik ve endişe” hissi taşıdığını belirtti. Böylece Yavaş, araştırmada yer alan isimler arasında güven ve umut hissisinin endişe hissisini açık ara geride bıraktığı tek aday oldu.

216
  



Parti kırılımlarında Yavaş’a yönelik güven ve umut hissi CHP seçmeninde yüzde 88, İYİ Parti seçmeninde yüzde 84 ve DEM Parti seçmeninde yüzde 64 olarak ölçüldü. AK Parti seçmeninin yüzde 72’si, MHP seçmeninin ise yüzde 75’i Yavaş’a ilişkin tedirginlik ve endişe duyduğunu ifade etti.

316
  


416
  



ERDOĞAN’DA ENDİŞE HİSSİ ÖNDE ÇIKTI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için katılımcıların yüzde 41’i güven ve umut hissi taşıdığını belirtirken, yüzde 50’si tedirginlik ve endişe duyduğunu ifade etti. Yüzde 9’luk kesim ise fikir belirtmedi.

516
  



AK Parti seçmeninin yüzde 94’ü ve MHP seçmeninin yüzde 91’i Erdoğan’a yönelik güven ve umut hissi taşıdığını belirtirken, CHP seçmeninin yüzde 84’ü, DEM Parti seçmeninin yüzde 78’i ve İYİ Parti seçmeninin yüzde 77’si tedirginlik ve endişe hissettiğini söyledi.

616
  



716
  



İMAMOĞLU VE ÖZEL’DE BAŞA BAŞ TABLO
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu için katılımcıların yüzde 45’i güven ve umut, yüzde 46’sı ise tedirginlik ve endişe hissi taşıdığını belirtti. Fikir belirtmeyenlerin oranı yüzde 9 oldu.

816
  



CHP seçmeninin yüzde 91’i ve DEM Parti seçmeninin yüzde 97’si İmamoğlu’na yönelik güven ve umut hissi taşıdığını ifade ederken, AK Parti seçmeninin yüzde 88’i ve MHP seçmeninin yüzde 89’u tedirginlik ve endişe duyduğunu belirtti.

916
  


1016
  



CHP Genel Başkanı Özgür Özel için ise güven ve umut hissi yüzde 42, tedirginlik ve endişe hissi yüzde 46 olarak ölçüldü. Katılımcıların yüzde 12’si fikir belirtmedi. CHP seçmeninin yüzde 86’sı ve DEM Parti seçmeninin yüzde 83’ü Özel’e yönelik güven ve umut hissi taşıdığını söylerken, AK Parti seçmeninin yüzde 80’i ve MHP seçmeninin yüzde 86’sı endişe duyduğunu ifade etti.

1116
  


1216
  




DÖRT ADAYIN HİSSİYAT KARNESİ
Araştırmanın genel sonuçlarına göre güven ve umut hissi Mansur Yavaş’ta yüzde 53, Ekrem İmamoğlu’nda yüzde 45, Özgür Özel’de yüzde 42 ve Recep Tayyip Erdoğan’da yüzde 41 olarak ölçüldü.

1316
  



Tedirginlik ve endişe hissi ise Erdoğan’da yüzde 50 ile ilk sırada yer alırken, İmamoğlu ve Özel’de yüzde 46, Yavaş’ta ise yüzde 34 seviyesinde kaldı. Sonuçlar, dört isim arasında en olumlu hissiyatın Mansur Yavaş’ta toplandığını ortaya koydu.

1416
  



ENDİŞE HİSSİ KILIÇDAROĞLU'NDA ZİRVEDE
Mutlak butlan kararıyla CHP genel başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu'na ilişkin sonuçlar da dikkat çekti. Katılımcıların yüzde 80’i Kılıçdaroğlu’nu cumhurbaşkanı olarak düşündüğünde “tedirginlik ve endişe” hissettiğini belirtirken, “güven ve umut” hissi taşıdığını söyleyenlerin oranı yüzde 9’da kaldı. Katılımcıların yüzde 11’i ise fikir belirtmedi.

1516
  


1616]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//039hangi-aday-guven-veriyor039-diye-soruldu-iste-5-siyasetcinin-hissiyat-karnesi.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//039hangi-aday-guven-veriyor039-diye-soruldu-iste-5-siyasetcinin-hissiyat-karnesi.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//039hangi-aday-guven-veriyor039-diye-soruldu-iste-5-siyasetcinin-hissiyat-karnesi_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//039hangi-aday-guven-veriyor039-diye-soruldu-iste-5-siyasetcinin-hissiyat-karnesi.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/hangi-aday-guven-veriyor-diye-soruldu-iste-5-siyasetcinin-hissiyat-karnesi/5934/</link>
			<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 22:16:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bahçeli&#039;den AP&#039;nin Türkiye raporuna sert tepki: Avrupa Türkiye&#039;ye istikamet çizemez!]]></title>
			<description><![CDATA[ MHP Lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu. Bahçeli açıklamasında Avrupa Parlamentosu'nda (AP) kabul edilen Türkiye raporuna yönelik sert tepki gösterdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Bahçeli'nin konuşmalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde;

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu kutlu çatısı altında sizlerle bir kez daha bir araya gelmekten kıvanç duyuyorum. Bugünkü toplantımızın devletimizin yarınlarına hayırlar getirecek netice ve hizmetlere vesile olmasını temenni ediyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'na katılarak konuşma yaptı. Bahçeli, “İstikrar, Ahlak ve Refah Temelli Kalkınma Vizyon Belgesi” adını taşıyan kitabı gösterdi.

Değerli dava arkadaşlarım, dış politikada bazen bir zirve fotoğrafı sayfalar dolusu rapordan daha fazla şey anlatır. Bazen bir devlet başkanının masaya geç gelişi. Bazen gelişi güzel söylenmiş gibi kılıfına uydurulan bir cümle, yıllardır saklanan, sessizliğini koruyan ve sırasını bekleyen güç tahakkümünü ortaya koyar.

"TRUMP GELİŞİGÜZEL 'PATRONUM' DEMEDİ"

Bazen bir parlamento raporu, ateş bacayı sarınca hatırlanan dostluk cümlelerinin arkasına gizlenmiş, yılların kiniyle bıçak gibi bilenmiş eski husumetleri gözler önüne serer, niyetleri ele verir.

Fransa'da G7 liderleri bir araya gelmiştir. Zirvenin gündem başlıkları kâğıt üzerinde hayli kabarıktır. Küresel ekonominin atılan bombalar ile imzalanan mutabakatlar arasında sıkışmış kırılgan seyri, Ukrayna Savaşı'nın Avrupa güvenliğinde açtığı ve derinleşen gedik, Hürmüz Boğazı üzerinde enerji yolları ile dünya ticaret hayatının seyir güzergâhı üzerine çöken belirsizlik, siyasi ve ekonomik gelişmelere bağlı olan düzensiz göç endişeleri aynı fotoğraf karesine sıkışmıştır. Fakat bütün bu ağır gündemlerin üstüne Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump'ın çalışma toplantısına girerken söylediği "Patron benim" sözü damga vurmuştur. 


	Trump gelişigüzel 'Patronum' demedi. Bu söz Trump'ın güç gösterisini işaret etmektedir. 


İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'nın omzuna çöken ve tüm bu ışıltılı Batı güzellemelerinin saklayamadığı güvenlik bağımlılığını ve transatlantik ilişkilerin gerçek mahiyetini gösteren ibretlik bir itiraftır. Bu söz, ortak değerler perdesinin arkasındaki çarpık gerçeği, hakikat aynasından gözlerimizin önüne serilen güç gösterisini işaret etmektedir.

 

"AB HANGİ AKILLA BİZE AYAR ÇEKİYOR?

Avrupa yıllardır stratejik özerklikten bahsetmektedir. Fakat aynı Avrupa, kendi savunma, siyasi ve iktisadi mimarisini hâlâ Washington'un gölgesinden çıkaramamıştır. NATO Genel Sekreteri'nin açıklamaları ortadadır. Aynı Avrupa, ABD'nin Avrupa'daki askerî katkılarının azaltılacağını açıkladığı bir dönemde, kendi güvenlik boşluğunu nasıl dolduracağını kara kara düşünmektedir.


	Ne çarpıcı bir tezattır ki Avrupa, yıllardır Türkiye'ye demokrasi, hukuk, güvenlik ve dış politika dersi vermeye kalkmakta, rapor kılıfına sokulmuş ithamları, yaptırım imalarıyla süslenmiş tehditleri, Türk ve Türkiye karşıtı muhaliflerin bayatlamış ezberlerini ısrarla tedavüle sürmektedir. Yani Avrupa, kendi evinin duvarındaki çatlağı görmüş fakat hâlâ Türkiye'nin kapısına rapor çivileme hevesinden vazgeçmemiştir.




Kendi zaaf ve basiretsizliklerini örtmek için rapor kumaşından yanlışlarına perde biçmeye, itham ipliğiyle tazyik nakışı işlemeye, çifte standart çöküğünü insan hakları türküleriyle yamamaya çalışmaktadır. Ne var ki bu yamalı bohçadan ne hakikat çıkar, ne hakkaniyet çıkar, ne de Türkiye'ye istikamet çizecek bir irade çıkar. Gaflet uykusundan hülyalara dalanlar iyi duysun. Kin nöbetinde bekleyenler kulağını açsın ve işitsin. Türk milletine biçim verecek terzi daha anasının karnından doğmamıştır. Atalarımız boşuna "El atına binen tez iner." dememiştir. Yıllarca kendi güvenliğini ve idaresini başkasının atına bindirenler, şimdi o atın dizginlerinin kendi ellerinde olmadığını anlamaya başlamıştır.

Avrupa hangi yüzle Türkiye'ye ders vermeye kalkacak? Devletimizin hangi yüzle makamlarına dil uzatacaktır. Türk devletinin güvenlik politikalarını sorgulamaya nasıl cesaret edebilirler? AB hangi akılla bize ayar çekiyor? AB basiretsizliğini görmeden bize rapor yazıyor. 


	AB, Türkiye'ye istikamet çizemez. Türk milletine biçim verecek terzi daha doğmamıştır.


 

"AB RAPORU EĞRİ CETVELLE ÇİZİLMİŞ"

Avrupa başkentlerinde yıllarca Türk askerine namlusunu doğrultan hain terör örgütlerinin paçavralarını dalgalandırdılar. Türk milletinin canına kasteden FETÖ artıklarına seve seve kucak açtılar. Eğitim almaya gidip geri dönecek yavrularımızın önünde sur olurken, Türkiye'de kurduğu işini Avrupa'da büyütmek isteyen girişimcilerimizin gidecekleri günü sayarken, Türk ve Türkiye karşıtı söylenecek en ufak söze kulak kabarttılar. Fitne şebekelerine yuva oldular, yurt oldular.

AB raporu eğri cetvelle çizilmiş. Türk yargısı Brüksel raporuna göre karar veremez.

Düşmanlığın zehirli diline göz yumanların Türk milliyetçiliği hakkında hüküm cümlesi kurmaya yüzü var mıdır? Kendi kıtasında göç baskısı karşısında bocalayanların, milyonlarca mazluma yıllardır kapısını açmış Türkiye'ye insanlık dersi vermeye hakkı var mıdır? Kendi güvenliğini Amerika Birleşik Devletleri'nin kararlarına bağlamış olanların, Mavi Vatan ülkümüze ve Doğu Akdeniz'de kabak gibi ortada olan deniz yetki alanlarımıza itiraz edecek sözü var mıdır?

"TÜRKİYE'NİN EGEMENLİK SAHASINA İTİRAZ ETMEYE KALKIŞANIN ALNINI KARŞILARIZ"

İşte karşımızdaki bu sefil tablo artık yorum kaldırmayacak şekilde ortadadır. Bugün bu tablonun bir tarafında, Türkiye'nin NATO içindeki ağırlığını, savunma sanayisindeki yükselişini, göç yönetimindeki rolünü, enerji yollarındaki yerini, Karadeniz'den Kafkasya'ya, Doğu Akdeniz'den Orta Doğu'ya uzanan jeopolitik değerini kabul etmek zorunda kalan Avrupa vardır.




	Diğer tarafında ise Türk yargısını hedef alan, gözümüzün nuru Ülkü Ocaklarımıza kara çalan, Mavi Vatan davamızı hor gören, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemen eşitliğini ve Kıbrıs Türklüğünün varlığını yok sayan Avrupa vardır. Türkiye'nin egemenlik sahasına itiraz etmeye kalkışanın alnını karşılarız. Türk milletine kafa tutmaya çalışanların kafalarına vura vura kim olduğumuzu öğretiriz.


"AB VERDİĞİ SÖZLERİ TUTMAMIŞTIR"

Türkiye-Avrupa ilişkilerinin tarihi de bu çelişkilerle doludur. Türkiye'nin Avrupa ile münasebeti dün başlamamıştır. 1959 yılında başlayan müracaat süreci, 1963 tarihli Ankara Anlaşması ile hukuki zemine kavuşmuştur. 1970 tarihli Katma Protokol, 1995 tarihli Gümrük Birliği, 1999 tarihli Helsinki Zirvesi'nde adaylık statüsünün kabulü ve 2005 yılında müzakerelerin başlaması bu uzun yolun kilometre taşlarıdır. Ancak Avrupa Birliği, Türkiye'ye verdiği sözlerin gereğini hakkıyla yerine getirmek yerine süreci kimi üyelerin dar hesaplarına, Rum-Yunan vetolarına, siyasi önyargılara ve pas tutmuş ideolojik şablonlara teslim etmiştir. Vize serbestisi yıllardır bekletilmiştir. Gümrük Birliği'nin güncellenmesi kaplumbağa yavaşlığında ağırdan alınmıştır. Müzakere başlıkları siyasi gerekçelerle bloke edilmiştir. Aday ülke statüsü çoğu zaman kâğıt üzerinde bırakılmıştır. 2018'den itibaren müzakereler fiilen durma noktasına gelmiştir. Şimdi aynı Avrupa Parlamentosu kalkıp Türkiye'ye reform, hukuk ve iyi komşuluk dersi vermektedir. Bu nasıl bir körlüktür? Bu nasıl bir hukuksuzluktur?

"TÜRK YARGISI, BRÜKSEL SALONLARINDA YAZILAN RAPORLARIN HİMAYESİNDE KARAR VERMEZ"

Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed'in bizlere öğütlediği gibi ahde vefa imandandır. İslam'ın nurundan nasibini almamış, adaletin rahmet iklimine sırtını dönmüş, Müslüman Türk milletine karşı asırlık önyargılarını her fırsatta dışa vuran küffar nereden bilecektir vefayı? Camilerimize saldırı olduğunda susanlara, yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'e yönelik alçak provokasyonları ifade özgürlüğü adı altında pazarlayanlara, başörtülü kadınlarımızın inancını yaşama mücadelesini görmezden gelen gafillere, Avrupa şehirlerinde yükselen İslam düşmanlığını keyifle seyreden bozgunculara sözün namus olduğunu nasıl anlatacağız?

Kıbrıs'ta Rum tarafını bütün adanın temsilcisi gibi Avrupa Birliği'ne alanlar, hakka hürmeti nereden anlayacaktır? Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz. Avrupa Parlamentosunun 2025 yılı Türkiye Raporu da işte bu eğri cetvelle çizilmiş bir metindir. Bu rapor bağlayıcı olmayabilir. Fakat taşıdığı siyasi niyet bakımından üzerinde dikkatle durulması gereken bir belgedir.




	Raporun en vahim bölümlerinden biri de yargı gücümüzü abluka altına alma teşebbüsüdür. Türkiye'nin yargı erkine uzatılmış arsız, sapkın ve umarsız dalalet dili sıradan bir eleştiri kapsamında yorumlanamaz. Devam eden yargı süreçlerini siyasi saiklerle yorumlamak, bağımsız Türk mahkemelerini yönlendirmeye kalkmak vesayet hevesidir, tahakküm arzusudur. Yüce Türk yargısı, Brüksel salonlarında yazılan raporların himayesinde karar vermez. Türkiye Cumhuriyeti, dış aktörlerin tehdit, telkin ve terbiye imalarıyla yüzü Batı'ya çevrilip hizaya getirilemez. Herkes ayağını denk alacak, haddini bilecek, yerini iyi belleyecektir. Bize sınır ötesinden ayar vermeye kalkan her kim varsa, Türkiye Cumhuriyeti'nin hürriyetine ve egemenliğine yan gözle bakmamayı öyle ya da böyle öğrenecektir.


Değerli dava arkadaşlarım, Avrupa Parlamentosu raporunda hepimizin yetiştiği o kutlu ocağa, göz aydınlığımız, gönül ferahlığımız olan Ülkü Ocaklarına yönelen ifadeler de eski bir husumetin yeni kılığa sokulmuş hâlidir. Bu mesele yeni değildir. Dün Washington'da Ülkü Ocaklarına dosya açmaya çalışanlar vardı. Bugün Brüksel'de aynı karalama faaliyetini rapor satırlarına iliştirenler vardır. Dün Amerika Birleşik Devletleri Temsilciler Meclisinde, 2022 tarihli Ulusal Savunma Yetkisi Yasası'nın içine Ülkü Ocaklarının terör örgütü olup olmadığının araştırılmasını öngören izansız bir madde sıkıştırılmak istenmiştir.

"BİZE İNSANLIK DERSİ VEREMEZLER"

Türk milleti, kendi hakkını başkalarının iki dudağı arasından süzülecek söze bırakacak tıynette değildir. Kıbrıs davasının kökleri derindedir. 1950'lerden itibaren Enosis hülyası adanın üzerine kara bir gölge gibi çökmüştür. EOKA terörü, Kıbrıs Türkü'nün canına, malına, varlığına ve istikbaline kastetmiştir. 1960 Ortaklık Devleti, Rum tarafının Türkleri eşit kurucu ortak olarak görmek istememesi nedeniyle kısa sürede işlemez hâle getirilmiştir. Akritas Planı ile Kıbrıs Türkü'nün siyasi eşitliği yok edilmek istenmiş, 1963 Kanlı Noel karanlığı adadaki Türk varlığına yönelen soykırım siyasetinin en acı sayfalarından biri olmuştur. Kıbrıs Türkü yıllarca kuşatma altında yaşamıştır. Köyler yakılmış, ocaklar söndürülmüş, çocuklar yetim, analar gözü yaşlı bırakılmıştır. 1974 yılına gelindiğinde bıçak kemiğe dayanmış, Ayşe tatile çıkmıştır. Türkiye, garantörlük hukukundan doğan hakkını kullanmış, Kıbrıs Barış Harekâtı ile adada yalnız Türk'ün değil, barışın ve dengenin de teminatı olmuştur.

Bugün hâlâ bu tarihi yok sayarak Türkiye'ye Kıbrıs dersi vermeye kalkışanlar hakikatin üstünü örtemezler. Kıbrıs'ta Enosis hayalini self-determinasyon kılıfında pazarlayanlar, EOKA terörünü bağımsızlık mücadelesi makyajıyla aklamaya çalışanlar, Akritas Planı'nın kanlı hesabını teferruat gibi göstermeye yeltenenler, Kıbrıs Türkü'nün 1963'ten 1974'e uzanan direnişini görmezden gelenler bugün bize insanlık dersi veremezler.

 

"BİZ UNUTMADIK, SİZE DE UNUTTURMAYACAĞIZ"

Hiç kimse bizden Kıbrıs Türkü'nün davasını müzakere masalarında aşındırılmış formüllere, uzatılmış oyalamalara ve Rum tarafının bitmeyen oyunlarına teslim etmemizi istemesin. Kıbrıs'ta hakikatin adı iki millettir, iki devlettir, iki ayrı egemen iradedir. Bu uğurda çektiğimiz çileleri, 1963'ün karanlık gecelerini, 1974'te Rubicon'un nasıl geçildiğini tarih bütün detaylarıyla yazmıştır. Türkiye'nin hukuk temelinde tartışmaya açık olmayan etkin ve fiilî garantörlüğünü tartışmaya açmaya çalışanlar, bu topraklardaki varoluş kavgalarımızı ya unutmuş ya da unutturmak istemektedir.

Biz unutmadık. Size de unutturmayacağız. Kıbrıs Türkü'nü Avrupa Birliği'nin kör tarafgirliğinin, Rum-Yunan ikilisinin bitmeyen şımarıklığının insafına terk etmedik.


	Terk etmeyeceğiz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, büyük Türk milletinin deniz jeopolitiğinde ileri karakolu, millî güvenliğimizin güney cephesindeki kilit taşı, Mavi Vatan ufkumuzun ayrılmaz bir parçasıdır.


Türkiye kendi denizlerinde seyirci değildir. Türkiye kendi kıyılarında bekçi kulübesine hapsedilecek bir devlet değildir. Adalar Denizi, egemenlik, güvenlik ve millî hâkimiyet sahasıdır. Doğu Akdeniz, Anadolu'nun mavi kapısı, Kıbrıs Türkü'nün hayat alanı, enerji denklemlerinin merkez üssü ve deniz yetki alanlarımızın nirengi noktasıdır. Mavi Vatan, denizlerdeki Misak-ı Millî şuurudur. Rum-Yunan ikilisinin tarih boyunca değişmeyen hatası, Türk sabrını yanlış okumak olmuştur. Onlar Türk'ün sessizliğini çekingenlik, diplomasi arayışını zayıflık, barış arzusunu geri adım sanmışlardır. Her defasında yanılmışlardır. Bugün de yanılmaktadırlar.

"SİYONİST MERKEZİN BİR GÜNDE BARIŞ MELEĞİNE DÖNÜŞMEYECEĞİ UNUTULMAMALI"

G7 masasındaki Hürmüz gündemi ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki İran mutabakatı, bu büyük tabloyu tamamlamaktadır. ABD ile İran arasında varılan mutabakat, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, deniz ablukasının kaldırılması, İran'ın nükleer stoklarına ilişkin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı gözetiminde yürütülecek seyreltme ve bertaraf süreci, dondurulmuş fonlar, Lübnan dâhil çeşitli cephelerde askerî operasyonların durdurulması ve nihai anlaşma için takvim belirlenmesi gibi başlıkları kapsamaktadır.



Ancak ABD Kongresinde bu mutabakata yönelen itirazlar da göstermektedir ki ABD siyasetinin kendi içinde bile netleşmemiş, çalkantılı ve sancılı bir zemini vardır. Uluslararası dünyanın tüm bu keşmekeşine rağmen ABD ile İran arasında müzakere kapısının açık tutulması ve İsviçre'nin ev sahipliğinde mutabakat görüşmelerine başlanması, Hürmüz Boğazı'nda güvenli geçişin, deniz ablukasının kaldırılmasının ve Lübnan sahasında ateşin durdurulmasının konuşulmasını dikkatle izliyoruz. İnsanlığın huzuru adına bunu olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz.


	Ne var ki asıl mesele, masada verilen sözlerin karşılık bulmasıdır. İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının mutabakat sürecini gölgelediği, İran tarafının bu saldırıların devamı hâlinde müzakerelerin durdurulabileceği yönünde açık uyarıda bulunduğu görülmüştür.


Lübnan'da işgal altında olmayan bölgelerdeki saldırıların İsrail tarafından durdurulmasına yönelik gelişmelere elbette değer veriyoruz. Ancak bölgeyi kan gölüne çeviren Siyonist tedhiş merkezinin bir günde barış meleğine dönüşmeyeceği de unutulmamalıdır. Bu nedenle meseleye ihtiyatla bakıyoruz. Lübnan'da ateşkes kalıcı ve ülkenin tüm topraklarını kapsayacak biçimde olmalıdır.

Mutabakat zaptı harfiyen uygulanmalı ve Hürmüz'de güvenli geçiş kesintisiz sağlanmalıdır. Hürmüz'den Doğu Akdeniz'e uzanan, Lübnan'da başlayıp Amerika Birleşik Devletleri'nde yankılanan her sarsıntının millî güvenliğimiz ve bölgesel istikrarımız bakımından ne anlama geldiğini soğukkanlılıkla takip etmeliyiz.

“İstikrar, Ahlak ve Refah Temelli Kalkınma Vizyon Belgesi”

Değerli arkadaşlarım, bu belge lider ülke ve süper güç Türkiye hedefinin somut bir kalkınma vizyonuna kavuşması bakımından benzersiz bir kıymete sahiptir. Türk düşünce tarihinin köklü geleneğini, modern dünyanın akademik ve ilmî birikimini, toplumumuzun gerçek ihtiyaçlarıyla aynı zeminde buluşturan stratejik bir yol haritasıdır. Alanında uzman 55 araştırmacı, akademisyen ve bürokratımızın katkılarıyla hazırlanan, 600'ün üzerindeki kaynaktan istifade edilen, 8 ana bölümden ve 800 sayfadan oluşan bu çalışma, lider ülke Türkiye hedefimizin fikrî ve iktisadi bel kemiğidir. Kalkınma anlayışımızın çerçevesini çizerek başlayan bu eser, Milliyetçi Hareket Partisi'nin kurumsal hafızasını gelecek nesillerimize en yalın hâliyle aktarmaktadır. Bu eser, toplumumuzun geçirdiği sosyal gelişme ve değişimleri ele alarak milletimizin köklerine hâkim olan ahlaki ve manevi temelleri hatırlatmaktadır. Bu eser, istikrarı ve millî değerlerimizi esas alan sürdürülebilir kalkınmanın makroekonomik çerçevesini ve sektörel boyutlarını aynı bütün içinde değerlendirmektedir.


	Zira bizim kalkınma anlayışımız, iktisat biliminin grafik ve tablolarına sığmayacak kadar derin, milletimizin istikbalini küresel piyasaların insafına bırakmayacak kadar Türk milliyetçisidir. Bu belgenin omurgasını oluşturan üç temel esas vardır. İstikrar. Ahlak. Refah. Bu üç esas, Türkiye'nin kalkınma iradesini ayakta tutacak üç ana direktir. İstikrar, devletimizin karar alma, uygulama ve sürdürebilme kudreti, ekonomide güven ve üretimde sürekliliktir. İstikrar, buhranlı zamanları kendi siyasi iştahlarına azık edenlerin, kaostan ikbal devşirenlerin, IMF kapılarında reçete bekleyen eski Türkiye'yi hortlatmak isteyenlerin karşısında Cumhur İttifakı'nın ülkemize kazandırdığı yürütme ve idare kudretidir. Ahlak ise bu kalkınma irademizin ruhudur. Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey'in Dokuz Işık öğretisinde de yer alan ahlakçılık ilkesi, diğer ilkelerle birlikte kalkınma yürüyüşümüzün fikrî kandilleridir. Ahlakçılık, kazancın helal dairede kalmasıdır. Ahlakçılık, nimette ve külfette gözetilen adalettir. Refah ise istikrar ve ahlak zemininde yükselecek olan adil bölüşüm düzenidir.


Refah, toprağını terk edip şehre göç etmeyen çiftçimizdir. "Ya nasip." diyerek ümitle kepengini her sabah huzurla açan esnafımızdır. Fabrikalarda ter döken işçimizdir. Başı dik yaşayan emeklimizdir. Eğitimini de ekmeğini de öz vatanında arayan gençlerimizdir. Devletin bekası milletin huzuruyla kaimdir. Milletin huzuru ise refahın haneye, sofraya, çarşıya, pazara ve gönüllere yansımasıyla mümkündür. İşte bu nedenle İstikrar, Ahlak ve Refah Temelli Kalkınma Vizyon Belgesi, millî kaynak, imkân ve kabiliyetlerimizi harekete geçireceğimiz bir seferberlik çağrısıdır. Bu çağrı, Gelen Türk Asrı, Geleceğin Gücü Türkiye ülküsünün iktisadi ve sosyal alandaki şah damarıdır. Bu çağrı, 2053'te lider ülke ve süper güç Türkiye hedefine giden yolda stratejik bir kaldıraçtır. İstikrar, Ahlak ve Refah Temelli Kalkınma Vizyon Belgesi, Milliyetçi Hareket Partisi'nin aziz milletimize duyduğu sevdanın ve inancın nişanesidir. İstikrarımızdan taviz vermeyeceğiz. Ahlakımızı aşındırmalarına müsaade etmeyeceğiz. Refahı vatanımızın bütününde ve milletimizin her ferdinde hâkim kılacağız. Millî imkân ve kabiliyetlerimizi seferber ederek Türk milletini hak ettiği müreffeh yarınlara Allah'ın izniyle taşıyacağız.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//bahceli039den-ap039nin-turkiye-raporuna-sert-tepki-avrupa-turkiye039ye-istikamet-cizemez.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//bahceli039den-ap039nin-turkiye-raporuna-sert-tepki-avrupa-turkiye039ye-istikamet-cizemez.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//bahceli039den-ap039nin-turkiye-raporuna-sert-tepki-avrupa-turkiye039ye-istikamet-cizemez_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//bahceli039den-ap039nin-turkiye-raporuna-sert-tepki-avrupa-turkiye039ye-istikamet-cizemez.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/bahceli-den-ap-nin-turkiye-raporuna-sert-tepki-avrupa-turkiye-ye-istikamet-cizemez/5930/</link>
			<pubDate>Tue, 23 Jun 2026 12:03:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[  Bakırköy MHP  İlçe Kongresi yoğun katılım ve coşkuyla yapıldı]]></title>
			<description><![CDATA[MHP Bakırköy İlçe Kongresinde Turgut İnan tüm delegelerin oybirliğiyle güven tazeledi. 
20 Haziran 2026 tarihli ikinci İlçe Kongresi  Bakırköy’de, MYK Üyeleri Sn. Hayati Arkaz, Sn. Mehmet Müftüoğlu, Sn. Metehan Özkan, Sn. Metin Arı ve İl Başkanı Sn. Volkan Yılmaz ,AK Parti Bakırköy İlçe Başkanı Av.Ahmet Faruk Kuran 'ın katılımıyla gerçekleştirilmiştir. 
Divan Başkanlığını üstlenen MYK Üyesi   Metehan Özkan ve Divan üyeleri MHP İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyeleri  Börteçine Karabay ve Av. Nihal Öngel ile MHP Bakırköy İlçe Yönetim Kurulu Üyesi  Av. Oğuz Kağıtçı katıldılar.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
Gençlik ve Spor Bakanlığı Ataköy Uluslararası Gençlik Merkezi'nde gerçekleştirilen MHP Bakırköy İlçe Kongresi'nde ise Divan Başkanlığını MHP Merkez Yüksek Kurulu (MYK) üyesi Mete Han Özkan yaptı.


Özkan, gençlerin Türkiye'nin en önemli milli sermayesi olduğunu belirterek, "Bizim gözümüzde her Türk genci, korunması gereken bir emanettir." dedi.

Dünyada güç dengelerinin değiştiğini ve adalet mekanizmasının zayıfladığını ifade eden Özkan, "Gündemi takip ettiğiniz üzere küresel sistemin çivisi çıkmış, adalet terazisi şaşmış, kantarın topuzu kaçmış, güç dengeleri yerinden oynamış, insanlık, vicdanı kan kokusu karışmış petrol, toprak ve rant siyasetleri arasında imtihana mahkum edilmiştir." diye konuştu.

Özkan, "Cumhur İttifakı olarak Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Genel Başkanımız Devlet Bahçeli önderliğinde Türkiye Yüzyılı'nda Türk dünyasının lideri mazlum milletlerimizin kutup yıldızı olmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz ise kongredeki konuşmasında, güçlü teşkilat hedeflerine ulaşmak için gece gündüz çalışmaya devam edeceklerini söyledi.


MHP Bakırköy İlçe Başkanlığına seçime tek aday olarak giren Turgut İnan seçildi.









 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//--bakirkoy-mhp--ilce-kongresi-yogun-katilim-ve-coskuyla-yapildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//--bakirkoy-mhp--ilce-kongresi-yogun-katilim-ve-coskuyla-yapildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//--bakirkoy-mhp--ilce-kongresi-yogun-katilim-ve-coskuyla-yapildi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//--bakirkoy-mhp--ilce-kongresi-yogun-katilim-ve-coskuyla-yapildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/bakirkoy-mhp-ilce-kongresi-yogun-katilim-ve-coskuyla-yapildi/5913/</link>
			<pubDate>Sun, 21 Jun 2026 22:29:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Cemil Tugay CHP&#039;den istifa etti]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay CHP'den istifa ettiğini açıkladı. Tugay, "Üzüntü ve geri dönme umudu ile CHP üyeliğinden istifa ediyorum" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP’de mahkemenin ‘Mutlak butlan’ kararı sonrası gelişen ihraç süreçleri sonrası yeni bir gelişme yaşandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Tugay, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ‘Mutlak butlan’ kararı sonrası parti içinde yaşananlara dikkat çekerek “Partimizin üyelerinden ve seçmeninden gelen siyasi iradenin hoyratça gözardı edilmesi, gelecek günlerde alınacak benzer kararların habercisi niteliğindedir” ifadelerini kullandı.

Tugay, “Büyük bir üzüntüyle ve bir gün geri dönebilme umuduyla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum” dedi.

Tugay’ın istifa açıklaması şöyle:

“Değerli İzmirli Hemşerilerim ve Kamuoyumuzun Bilgilerine

Cumhuriyet Halk Partimiz’in maruz kaldığı “Mutlak Butlan” kararı ve takip eden süreçte yaşananlar herkesin malumudur. Bu sürecin Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş ve Cumhuriyetimizi kurmuş olan partimizde büyük zararlara yol açtığını görüyor ve anlıyorum. Özellikle son günlerde üst üste alınan ihraç kararları çok endişe vericidir. Dün, bir grup il başkanı ile birlikte İzmir İl başkanımızın görevden alınması İzmir’in siyasi iradesine yapılmış büyük bir haksızlık ve kabul edilemez bir yanlıştır.

Partimizin üyelerinden ve seçmeninden gelen siyasi iradenin hoyratça gözardı edilmesi, gelecek günlerde alınacak benzer kararların habercisi niteliğindedir. Ardı ardına alınan bu kararların olağan görülmesi ve kabul edilmesi mümkün değildir. Bu şartlar altında çıplak gerçeklerle yüzleşmemizin artık kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Partimizin normal demokratik yönetim ortamına en kısa zamanda kavuşması için hepimizin üzerine düşen sorumluluklar elbette vardır. Bugüne kadar ki tavrımla, söylemlerimle ve olağanüstü kurultay için imzamı vererek bu sürece elimden geldiğince katkı vermeye çalıştım.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//cemil-tugay-chp039den-istifa-etti.webp</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//cemil-tugay-chp039den-istifa-etti.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//cemil-tugay-chp039den-istifa-etti_t.webp"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//cemil-tugay-chp039den-istifa-etti.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/cemil-tugay-chp-den-istifa-etti/5895/</link>
			<pubDate>Thu, 18 Jun 2026 22:18:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kılıçdaroğlu&#039;ndan Özgür Özel ekibine zehir zemberek sözler]]></title>
			<description><![CDATA[Mahkeme kararıyla yeniden CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, sessizliğini zehir zemberek bir açıklamayla bozdu. Doğrudan Özgür Özel ve ekibini hedef alan Kılıçdaroğlu, partinin kapalı kapılar ardında delege pazarlığı yapanların oyun alanı olamayacağını belirterek, "CHP, ne senin ne de masalarda delege satın almaya çalışanların oyun alanı değildir" sözleriyle siyaset gündemine bomba gibi düştü.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Mahkemenin verdiği "mutlak butlan" kararıyla olaylı bir şekilde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı koltuğuna geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından zehir zemberek bir açıklama yaptı. Doğrudan Özgür Özel ve ekibini hedef alan Kılıçdaroğlu, "CHP, ne senin ne de masalarda delege satın almaya çalışanların oyun alanı değildir; Türk Milleti ve Türk Devleti’nin bağımsızlık iradesidir" diyerek parti içindeki ipleri tamamen kopardı.

SÖZLERİ ADRESİNİ BULDU 

Yargı kararıyla yeniden CHP Genel Başkanlığı makamına oturan Kemal Kılıçdaroğlu, parti içi muhalefete ve Özgür Özel ve ekibine karşı büyük bir taarruz başlattı. Sosyal medya hesabı üzerinden kurultay sürecine ve delege pazarlıklarına atıfta bulunan çok sert bir manifesto yayımlayan Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve ekibine yönelik ağır suçlamalarda bulundu.

ÖZGÜR ÖZEL VE EKİBİNE "DELEGE" SUÇLAMASI 

Geri dönüşünün ardından parti içi dengeleri sarsacak cinsten bir meydan okumaya imza atan Kılıçdaroğlu, hedef tahtasına doğrudan Özgür Özel ve ekibini koydu. CHP içerisinde kirli pazarlıklar döndüğünü iddia eden Kılıçdaroğlu; partinin masalarda delege satın almaya çalışanların oyun alanı olamayacağını söyledi.

CHP'nin Türk milleti ve devletinin bağımsızlık iradesi olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve ekibine seslenerek, kendilerini suni gündemlerle ve salon siyasetiyle tartmaya kalkanların önce kendi sırtlarındaki tarihsel veballerin hesabını vermesi gerektiğini ifade etti. Sert açıklamalarına liyakat vurgusuyla devam eden Kılıçdaroğlu, "O enkazı kaldıracak, devlete liyakati ve yerli duruşu yeniden getireceğiz" dedi.

"DIŞ POLİTİKA TRİBÜNLERE OYNANACAK BİR ALAN DEĞİL"

Açıklamasının devamında eleştiri oklarını dış politika hamlelerine çeviren Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin köklü devlet geleneğinin yok sayıldığını savundu. "Önce Türkiye" diyerek millici ve kamucu bir duruş sergilediklerini belirten Kılıçdaroğlu, küresel odakların projelerine ortak olanları hedef alarak şu ifadeleri kullandı:

"Dış politika, iç siyasette oy devşirmek için tribünlere oynanacak bir şov alanı değil; bu kadim devletin varlık, gelecek ve saygınlık makamıdır. Biz, koltuk sevdasıyla sermayeye ve sömürüye dayalı küresel odakların projelerine eş başkanlık yapanlardan değiliz; biz, bu toprakların ve bu milletin özüyüz."

"SÖZÜMÜZ BAŞKALARININ İCAZETİYLE SÖYLENMEZ"  

Türkiye'nin bölgesel krizlerin mezesi hâline getirildiğini iddia eden Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyeti'nin hiçbir coğrafyada sıkıştırılmasına izin vermeyeceklerini vurguladı. Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve ekibine yönelik salvolarını şu güçlü ifadelerle noktaladı:

"Biz, bu ülkenin tek bir neferinin burnu kanamasın, Türkiye’nin itibarı yere düşmesin diye 'Önce Türkiye' diyen millici ve kamucu duruşun ta kendisiyiz. Bizim Orta Doğu’dan Kafkaslar’a, Asya’dan Avrupa’ya ve Altaylar’dan Tuna’ya uzanan sözümüz; başkalarının icazetiyle değil, bu milletin kendi öz gücüyle söylenir. Şehitlerimizin kanıyla sulanmış, gönül bağımız olan hiçbir coğrafyada Türkiye Cumhuriyeti’ni sıkıştırmaya gücünüz yetmez."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//kilicdaroglu039ndan-ozgur-ozel-ekibine-zehir-zemberek-sozler.jfif</image>
		    <media:content url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//kilicdaroglu039ndan-ozgur-ozel-ekibine-zehir-zemberek-sozler.jfif" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//kilicdaroglu039ndan-ozgur-ozel-ekibine-zehir-zemberek-sozler_t.jfif"/>
<enclosure url="https://www.olayhaber.tv/images/haberler/2026/06//kilicdaroglu039ndan-ozgur-ozel-ekibine-zehir-zemberek-sozler.jfif" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.olayhaber.tv/kilicdaroglu-ndan-ozgur-ozel-ekibine-zehir-zemberek-sozler/5892/</link>
			<pubDate>Thu, 18 Jun 2026 06:49:20 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>