☰
✕

Ev diye hayal sattılar! 'Cumhurbaşkanı korumasıyım' yalanıyla milyonluk vurgun!

Reza Ghardashkhani, Türk vatandaşı olmak için satın aldığı evi teslim alamayınca soluğu savcılıkta aldı. Şikayetçi olunanlardan biri de 'Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın korumasıyım" diyen Rasim Yavuz. Şebekenin yedi kişiye aynı yöntemle daire sattıkları ortaya çıktı. Vurgunun boyutu ise 185 milyon TL.

Türkiye’den ev alıp ve vatandaşlık sahibi olmak için 130 bin dolar ödediği 11 şüpheli tarafından dolandırıldığını iddia ederek savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Şüphelilerden Rasim Yavuz’un kendisini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakın koruması olarak tanıtarak müvekkiline güven verdiğini iddia eden Ghardaskhani’nin avukatı Vedat Aydın Gündüz, “11 şüpheli, organize ve sistematik bir şekilde yalnızca müvekkili değil, yabancı uyruklu 7 kişiyi daha mağdur etmiş, hileli vaatlerle paralarını almıştır. Mağdurların toplam zararının 185 milyon olduğu tespit edilmiştir” dedi.

SÖZLEŞMEYLE DAİRE SATIN ALDI

MedyaRadar’ın Ercan Öztürk’ün haberine göre, İran vatandaşı diş hekimi Reza Ghardashkhani, Türkiye'de taşınmaz almak ve vatandaşlık sahibi olmak amacıyla 2025 yılı içerisinde İstanbul'da gayrimenkul arayışına girdi. Bu süreçte İstanbul Skyland'da faaliyet gösteren İstmoon Property Gayrimenkul Yatırım Şirketi ile iletişime geçen Ghardashkhani, şirket yetkilisi Shirin Tarkash aracılığıyla emlak sektöründe faaliyet gösteren Meral Merdane ile tanıştırıldı. Meral Merdane, Ghardashkhani’ye İstanbul Kağıthane’de 3+1 dubleks daire bulduğunu söyleyerek, dairenin sahibi olduğu söylenen Rasim Yavuza yönlendirdi. Ghardashkhani ile Rasim Yavuz arasında 8 Mayıs 2025 tarihinde değeri 200 bin dolar olan taşınmaz için satış vaadi sözleşmesi düzenlendi. Sözleşmede ‘satıcı’ sıfatıyla Rasim Yavuz’un ismi yer alıyordu. Sözleşmede dairenin 30 Haziran 2025’te teslim edileceği belirtildi.

EVİN SAHİBİ CUMHURBAŞKANININ YAKIN KORUMASI

Reza Ghardashkhani, daire için 3.000 dolar revizyon bedeli ve taşınmazla ilgili 127 bin dolar olmak üzere toplam 130 bin doları Rasim Yavuz’un banka hesabına gönderdi. Emlakçı Meral Merdane, dairenin sahibi olarak söylediği Rasim Yavuz’un Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yakın koruma ekibinde olduğunu ve İstanbul’a nadiren geldiği yönünde ifadeler kullanarak Ghardashkhani’yi aylarca oyaladı. Buna inanan Reza Ghardaskhani de düzenli şekilde ödemelerini yaptı. İddiaya göre sözleşme hükümlerine rağmen söz konusu dubleks dairenin anahtar teslimini alamayan Reza Ghardashkhani, yaptığı ödemelerin iadesini talep etti. Sürekli oyalanan ve ödediği taksitlerin iadesini alamayan Ghardashkhani, İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak, ‘alacak’ ve ‘tapu iptali ve tescil’ davaları açtı.

DOLANDIRILDIĞINI ANLAYINCA SOLUĞU SAVCILIKTA ALDI

İddiaya göre mahkemenin Tapu Müdürlüğü’ne yazdığı yazıda ise dairenin sahibinin hiçbir zaman Rasim Yavuz olmadığı, Has Grup Uygulama İnşaat Sanayi ve Ticaret şirketi adına kayıtlı olduğu ortaya çıktı.

Bunun üzerine dolandırıldığını anlayan Reza Ghardaskhani, avukatı Vedat Aydın Gündüz aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak emlakçı Meral Merdane, dairenin sahibi olarak kendini tanıtan Rasim Yavuz ve Has Grup Uygulama şirketinin de aralarında bulunduğu 11 şüpheli hakkında suç duyurusunda bulundu.

7 KİŞİYİ DAHA DOLANDIRMIŞLAR

Şüphelilerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adını kullanarak nüfuz ticareti yaptığını suç duyurusu dilekçesinde belirten avukat Vedat Aydın Gündüz, “Şüphelilerden Rasim Yavuz’un Cumhurbaşkanının yakın koruma ekibinde olduğu için İstanbul’a gelemediği müvekkile söylenmiş ve aylarca oyalanmıştır. Yaptığımız araştırmalarda aynı kişiler hakkında İstanbul Adliyesi nezdinde farklı yabancı müştekilere ait 7 başka soruşturma dosyasının bulunduğu ortaya çıkmıştır. Bu mağduriyetin toplamının 185 milyon lira olduğu tespit edilmiştir. Bu tespit sonrasında müvekkilin içerisinde birçok örgütlü ve sistematik bir hiyerarşi içerisinde nitelikli olarak dolandırıldığı ve resmi belgede sahtecilik suçlarının işlendiği görülmüştür” dedi.

HİLELİ VAATLERLE MAĞDURLARIN PARALARI ALINDI

Bu örgütlü yapı bünyesinde sahte sözleşmelerin hazırlandığını ve hileli vaatlerle mağdurların paralarının alındığını belirten avukat Gündüz, dilekçesinde şu ifadelere yer verdi:

“Bu belgeler ve şirket unvanları kullanılarak mağdurlar aldatılmaktadır. Organize, sistematik ve süreklilik gösteren suç işleyen şüphelilerin, sadece müvekkili değil, başka kişileri de mağdur ettiği açıktır.

Maddi ve manevi olarak sarsılan müvekkil, psikolojik olarak bir çöküntüye uğramıştır. Bu sebeple olayların tüm yönleriyle araştırılması, faillerin tespiti, adli belge incelemelerinin yapılması ve müvekkilin ve ailesinin güvenliğinin sağlanması açısından şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını ve cezalandırılmasını talep ediyoruz”