Zülfikarlar Holding, İş Bankası'na 20 milyar borç takmış!
Zülfikarlar Holding'in konkordato duruşmasında bankaların itirazları gündeme damga vurdu. İş Bankası alacağının 20 milyar TL seviyesinde olduğunu açıklarken, Akbank 482 milyon TL'lik alacağının bilançoda 80 milyon TL gösterildiğini savundu.
Zülfikarlar Holding ve grup şirketlerinin konkordato dosyasında bankaların mahkemeye sunduğu itirazlar dikkat çekti.
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 13 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen duruşmada İş Bankası ve Akbank’ın açıklamaları, grubun borçlarının büyüklüğü ve konkordato bilançosundaki alacak kayıtları konusunda yeni soru işaretleri ortaya çıkardı.
tclira.com'da yer alan haberde, duruşma tutanağına göre alacaklılar arasında Akbank, İş Bankası, TSKB, Garanti BBVA, Yapı Kredi ve Vakıf Katılım’ın yanı sıra çok sayıda şirket ve kurumun vekili duruşmaya katıldı.
İş Bankası: Alacağımız 20 milyar TL seviyesinde
Duruşmanın en dikkat çekici açıklaması Türkiye İş Bankası vekilinden geldi. Mahkeme tutanağına göre İş Bankası vekili, bankanın alacağının 20 milyar TL seviyesinde olduğunu bildirdi.
Banka aynı zamanda konkordato komiser raporuna da sert şekilde karşı çıktı.
İş Bankası vekili, komiser raporunun “temenniden ibaret” olduğunu savunurken, tasarrufun iptali davalarının halen devam ettiğini belirtti.
Banka, konkordato talebinin reddedilerek davacı şirketlerin iflasına karar verilmesini istedi.
İş Bankası ayrıca mahkemenin aksi kanaatte olması halinde taşınmazların satışına izin verilmesini talep etti.
Tutanaktaki 20 milyar TL, mahkeme veya bilirkişi tarafından kesinleştirilmiş bir alacak tutarı olarak değil, İş Bankası vekilinin duruşmadaki beyanı olarak kayda geçmiş durumda.
Akbank: 482 milyon TL alacağımız 80 milyon TL gösterildi
Dosyadaki en dikkat çekici itirazlardan biri de Akbank’tan geldi. Akbank vekili, bilançoda gösterilen alacakların olması gereken seviyelerin çok altında olduğunu ileri sürdü ve kendi alacağını örnek gösterdi.
Banka vekili, Akbank’ın alacağının 482 milyon TL olduğunu ancak bilançoda 80 milyon TL gösterildiğini mahkemeye bildirdi.
Bu iki rakam arasında 402 milyon TL fark bulunuyor. Akbank’ın beyanı esas alındığında, bankanın ileri sürdüğü alacağın yalnızca yaklaşık yüzde 16,6’sının bilançoda yer aldığı sonucu ortaya çıkıyor.
Akbank vekili ayrıca şirketlerin konkordato sürecindeki sorumluluklarını yerine getiremediğini savunarak alacak kayıtlarının hızla yapılmasını istedi.
Banka, şirketlerin iflasına karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise konkordato komiser heyetinin değiştirilmesini talep etti.
Garanti BBVA da konkordatoya karşı çıktı
Konkordato sürecine itiraz eden bankalar İş Bankası ve Akbank ile sınırlı kalmadı.
Garanti BBVA vekili de şirketlerin borca batık olduğunu ileri sürdü. Komiser raporunun çelişkilerle dolu olduğunu savunan banka vekili, konkordato talebinin reddedilmesini istedi.
Böylece son duruşmada İş Bankası, Akbank ve Garanti BBVA konkordato sürecinin mevcut haliyle devamına karşı çıkan bankalar arasında yer aldı.
Alacak kayıtlarına başka itirazlar da var
Duruşmadaki itirazlar yalnızca bankalarla sınırlı kalmadı.
DSV vekili, alacaklarının konkordato komiser heyeti tarafından rapora dahil edilmediğini belirterek kayda alınmasını istedi.
Zeren Grup vekili ise komiser raporunun kendilerine tebliğ edilmediğini belirterek ana para alacaklarının dahi oldukça yüksek olduğunu söyledi ve devam eden dosyalardaki bilirkişi raporlarının alacaklarının haklılığını ortaya koyduğunu savundu.
Sami Şahin Petrol vekili de konkordato talebinin reddedilerek davacıların iflasına karar verilmesini talep etti. Sarpet vekili ise komiser heyetine yönelik ağır eleştirilerde bulunarak konkordato taleplerinin reddini istedi.
Bu beyanlar, özellikle Akbank’ın bilanço itirazıyla birlikte değerlendirildiğinde konkordato dosyasındaki alacak kayıtlarının bundan sonraki süreçte önemli tartışma konularından biri olacağını gösteriyor.
Zülfikarlar tarafı 8 ay kesin mühlet istedi
Davacı şirketlerin vekilleri ise konkordato sürecinin devamını istedi.
Tutanağa göre Zülfikarlar tarafının avukatları, daha önce sundukları yazılı beyanlarını tekrar ederek davacıların her biri hakkında ayrı ayrı 8 ay kesin mühlet verilmesini talep etti.
Duruşmada hazır bulunan alacaklı vekillerinin bir bölümü ise konkordato taleplerinin reddini ve uygulanan tedbirlerin kaldırılmasını istedi.
Konkordato süresi 2027’ye uzatıldı
Mahkeme, bankaların ve diğer alacaklıların itirazlarına rağmen konkordato sürecinin devamına karar verdi.
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi; İsfendiyar Zülfikari, Akça Kimyevi Maddeler Nakliyat Ticaret ve Sanayi A.Ş., Berke Elektrik Üretim A.Ş., Tesla Enerji Elektrik Üretim Ticaret ve Sanayi A.Ş., TP Petrol Dağıtım A.Ş., Zülfikarlar Holding A.Ş. ve Zülfikarlar Kimyevi Maddeler İthalat İhracat ve Depoculuk A.Ş. hakkında kesin mühlet süresini 13 Nisan 2027’ye kadar uzattı.
Mahkeme ayrıca komiser heyetinin görevinin ve mevcut tedbirlerin devamına karar verdi.
Zülfikarlar grubunun konkordato süreci 13 Kasım 2025 tarihinde verilen üç aylık geçici mühletle başlamıştı. Geçici mühlet Şubat 2026’da iki ay uzatılmış, ardından 13 Nisan 2026 tarihinden itibaren dört aylık kesin mühlet verilmişti. Son kararla birlikte koruma süresi 13 Nisan 2027’ye kadar taşınmış oldu.
Mahkeme bilirkişi heyeti atadı
Mahkemenin kararındaki en kritik noktalardan biri ise konkordato projesinin başarı ihtimalinin ayrıca incelemeye alınması oldu.
Mahkeme, dosyanın bilirkişi heyetine gönderilerek konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının tespit edilmesini istedi.
İncelemede konkordato komiser heyetinin raporu da dikkate alınacak.
Mahkeme Hakan Taştan, Prof. Dr. Ayşe Pamukçu ve Prof. Dr. Murat Oruç’u bilirkişi olarak doğrudan atadı.
İş Bankası, Akbank ve Garanti BBVA’nın itirazlarının ardından gözler şimdi üç kişilik bilirkişi heyetinin hazırlayacağı rapora çevrildi.
Bilirkişilerin konkordato projesinin başarı ihtimali ve şirketlerin mali tablosuna ilişkin yapacağı değerlendirme, Zülfikarlar dosyasının bundan sonraki seyrinde belirleyici olacak.