Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki grup toplantısında gündeme dair açılamalarda bulundu.Devlet Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkan sözler:"Bu yeni haftanın başta Aziz Türk milleti olmak üzere tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Cenabı Allah'tan niyaz ediyorum. Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışında televizyon ekranları radyo kanalları Ve sosyal medya platformları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza gönül ve kültür coğrafyalarımızda huzurun ve adaletin tecelli etmesi için saf tutan bütün kardeşlerimize en iyi dileklerimi sunuyorum.
'AFETLERE HAZIRLIKLI OLMANIN ÖNEMİ AÇIĞA ÇIKMIŞTIR'
İstanbul'la birlikte bazı şehirlerimizde yaşanan aşırı yağış ve sel, can ve mal kayıplarıyla birlikte çok sayıda vatandaşımızın yaralanmasına sebep olmuştur. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. İstanbul'da yaşanan sel önleyici tedbirlerle afetlere hazırlıklı olmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha açığa çıkarmıştır.'SUÇLULAR AÇIĞA ÇIKARILACAK VE HESAP VERECEKLER'
Geçtiğimiz haftadan bu yana hem fon soruşturması hem de İBB olmak üzere belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargı süreçleri devam etmektedir. Sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarı sağlamaya yönelik politikaların etkili olması, finansal sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesine bağlıdır.Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden Türkiye ekonomisini hedef alan bir kanunsuzlukla, piyasayı bozucu işlemler yapıldığı, organize şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır. Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap vereceklerdir.'ARINMA VE AKLANMA FIRSATI OLARAK DEĞERLENDİRİLMELİDİR'
Nitekim suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetin giderilmesi yönünde atılan önemli adımlardan, konuya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve meselenin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak sorumluların hesap vermesini sağlayacak güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum. Daha önce de vurguladığım gibi bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir.'TÜRKİYE EKONOMİSİ SAĞLAM TEMELLER ÜZERİNDE'
Adalet suçluyu cezalandırmanın yanında masumun da hakkını korumayı gerektirir. Cumhurbaşkanımızın isabetle fahiş kazancın bedelinin ödetileceğine ilişkin açıklaması adalete olan güvenimizi artırmıştır. Milletimiz emin olsun bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir.'MAHKEMELER SİYASİ GÖSTERİ YERİ DEĞİLDİR'
3 Ekim 2026 tarihli yazılı açıklamada ifade ettiğim gibi, cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur. Devlet mülküne tasallut edenin adalet ve terbiyesi ise devlet ahlakındadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden başlayarak birçok belediyeye uzanan ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren bir problem olmanın yanında bir ahlak yoksulluğudur. Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmak yerine, yöneltilen iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır. Mahkemeler, siyasi gösterilerin değil, savunma hakkının esas alındığı yerlerdir. Milletimiz gelişmeleri yakından takip etmekte ve adaletin bir an evvel tecellisini beklemektedir.'BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ SUÇ İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİLDİR'
Soruşturmalar kapsamındaki bir başka konu da basın özgürlüğü tartışmalarına yöneliktir. Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna, medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla beraber özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar da hukukun kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır. Nitekim medya kuruluşları da diğer bütün kurumlar gibi hukuk karşısında sorumluluk taşımaktadır. Asıl olan, basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yuman bir hukuksuzluğa düşmemektir. Çünkü basın özgürlüğü demokrasinin güvencesiyse hukuka bağlılık ve etik sorumluluk da bu özgürlüğün temel dayanaklarıdır.'SABOTE ETMEYE YÖNELİK HİÇBİR GİRİŞİM KABUL EDİLEMEZ'
Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerinin kuvveden fiile dönüştüğü, kanunsuzlukların üzerine gidildiği bir ortamda huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik hiçbir girişim kabul edilemezdir. Sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıya, FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtıcılığa itibar edilmemeli, resmî açıklamalar doğrultusunda hareket edilmelidir. Türkiye'nin güvensizlik temelinde yönlendirilmiş toplumsal tepkilerle karşı karşıya bırakılması girişimlerinin mutlaka önüne geçilmelidir.'MÜREFFET BİR MİLLET VE DEVLETLE AYNI ÜLKEDE BİRLEŞTİREN...'
20. yüzyıla egemenliğin bila kaydı şart millete ait olduğu millî ve üniter devlet teklifini sunarak bu teklifi cumhuriyetle taçlandıran Türk milliyetçiliği, günümüzde Milliyetçi Hareket Partisi feraset ve riyasetinin de kalkınmış bir devlet, müreffeh bir millet ve devletle milleti aynı ülkede birleştiren medeniyet teklifiyle Türklüğün afakını kuşatmaktadır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün satırlarımızda yazılı olan o veciz ifadesiyle temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Cumhuriyetimizin 21. yüzyıldaki kutlu hedeflerinden biri de Türklüğün büyük bir medeni vasfının Anadolu topraklarından bütün cihana yayılacağı hamleyi gerçekleştirmektir.'YOL ÇETİN, HAVA SİSLİDİR'
Çatışmaları sulha, ayrışmaları birliklere dönüştürecek Türk Barışı'nın coşkun akan ırmağı Milliyetçi Hareket Partisi'dir. Bu ırmağın ulaştığı menzil ise Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonuyla geniş ve derin Türk ummanıdır. Milliyetçi Hareket'in kadroları bunu gerçekleştirecek müktesebata haizdir. Türk milleti de Milliyetçi Hareket Partisi müktesebatı ile yürümeye hazırdır. Lakin yol çetin, hava sislidir.'SİZ NEYİN VE NERENİN MİLLİYETÇİSİSİNİZ'
Türk gençliğinin milli hassasiyetlerini tenha köşelerde pazarlık konusu yapanlar sefil oyunları aşikar olduğunda Türk gençliğinin öfkesinden nasibini elbette alacaklardır. Siyasi ikballeri için kendilerine oturacak masa arayanlar milliyetçiliğin mukaddesatını ise oturduğu masalarda meze yapanlar siz neyin ve nerenin milliyetçisisiniz.Türk milliyetçiliğinin kurumsal kalesi MHP'dir. Kendisini Türk milliyetçisi atfeden ülküdaşlarıma diyorum ki orada burada kendinizi heba etmeyin, yanlış yönde saf tutmayın, bir olalım lider ülke Türkiye ülkümüzü hep birlikte gerçeğe dönüştürelim.'TERÖRSÜZ TÜRKİYE TERÖRSÜZ BÖLGEDEN AYRI DÜŞÜNÜLEMEZ'
Terörsüz Türkiye hedefi, bu büyük gelecek tasavvurunun en önemli başlıklarından birisidir. Bu süreçte kararlılık kadar akıl, güvenlik kadar hukuk, devlet otoritesi kadar toplumsal mutabakat ve güven de önemlidir. Sınırlarımızın ötesinde varlığını sürdüren silahlı yapılar, komşu ülkelerin istikrarını bozduğu ölçüde Türkiye'nin güvenliğini de tehdit etmektedir. Bu nedenle terörsüz Türkiye hedefini terörsüz bölge vizyonundan ayrı düşünemeyiz. Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin hedefi, güvenliğini sağlamış, millî birliğini güçlendirmiş bir ülke olarak teknoloji üreten, yüksek katma değerli sanayisini geliştiren, tarımda verimliliği artıran, enerjide dışa bağımlılığını azaltan ve gençlerine yeni fırsatlar sunan bir güç hâline gelmektir. Bu amaçla tüm kurumlarımızla birlikte üniversitelerimizin de bu hedefe odaklanması şarttır. Üniversitelerimizin, ülkemizin köklü sorunlarına ve milletimizin daha fazla refah beklentisine cevap verecek bilimsel çalışmalarını ülke yönetimine katkı sağlayacak bir yapıya dönüştürmesi gerekmektedir.'GENÇLERİMİZ KARANLIK SNERAYOLARA HEVES ETMEMELİ'
Türk ve Türkiye Yüzyılı'nı inşa edecek irade ve cesaret, Büyük Atatürk'ün “Türk, övün, çalış, güven.” parolasının birinci muhatabı Türk gençliğidir. Türk gençliği, Mehmet Akif'in sözleriyle, “Yerleri yırtan sel olup taşmalı, dağ demeyip taş demeyip aşmalı.” Bizim gözümüzde her öğrenci Türk genci, korunması gereken bir emanet, her evladımız tek başına bir millî servettir. O sebeple gençlerimizi karanlık hesaplarına alet etmeyi planlayanların oyunlarını bozmalıyız. Gençlerimiz ne Fransa'da başlayan ve neredeyse tüm Avrupa'ya yayılan kaos ve kargaşa üretmeye dönük eylemlere ne de öz benliğinden uzaklaştırılmaya çalışıldığı karanlık senaryolara heves etmemeli, tahriklere kapılmamalıdır. Vatanın bütün ümidinin onların anlayış, bilgi ve enerjisinde olduğunu unutmadan, bilimin ışığında Türk istiklali ve istikbali için kendilerini yetiştirmeye odaklanmalıdır.'BİRLEŞİK KIBRIS TAM BİR HAYALDİR VE FELAKETTİR'
Doğu Akdeniz’de KKTC temsilcileriyle Rum tarafının temaslarını dikkatle takip ediyoruz. Rum basınına yansıyan ve yalanlamayan Kapalı Maraş’ın BM yönetimine verilmesi ve Gazi Mağusa limanının Avrupa Komisyonu gözetiminde işletilmesine yönelik kararlar Kıbrıs Türklerinin egemenlik hakları konusunda vahim bir tablo sunmaktadır. Birleşik Kıbrıs Federasyonu tam bir hayaldir ve Türk egemenliğinin de felaketidir. Rum yönetiminin İsrail’in Kıbrıs karakolu olma misyonunu üstlendiği bu dönemde KKTC’deki kardeşlerimizi uyanık olmaya davet ediyorum ve diyorum ki “Kıbrıs asırlardır Türk’tür ve ebediyen Türk kalacaktır.'SURİYE VE IRAK'TA YAŞANAN GELİŞMELER BARIŞ AÇISINDA ÜMİT VERİCİ'
Sayın milletvekilleri, kıymetli misafirler, İsrail-Lübnan hattından İran-Yemen eksenine, Hürmüz Boğazı'ndan Bâbülmendep Boğazı'na uzanan istikrarsızlık sarmalının bölgesel ve küresel güvenliği tehdit ettiği mevcut kaos ortamında Suriye ve Irak'ta yaşanan bazı olumlu gelişmeler, bölgenin barış ve huzuru açısından ümit vericidir. Bağdat yönetiminin silahlı yapıların tasfiyesine yönelik girişimleri, Irak Devleti'nin egemenlik sahasının tamamında meşru gücünü yeniden tesis etme iradesinin bir yansıması olmuştur. SDG ve YPG'nin askerî varlığının sona erdirilerek Suriye Devleti'nin kurumlarına entegrasyonu yönünde atılan somut adımlar ise ülkenin toprak bütünlüğü ve siyasi birliği bakımından yeni bir dönemin kapısını aralamıştır.'TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİMİZ BÖLGESEL BİR BOYUT KAZANMAKTADIR'
Komşu ülkelerimizde yaşanan bu gelişmeler göstermektedir ki önemli mesafe kat eden Terörsüz Türkiye hedefimiz bölgesel bir boyut da kazanmaktadır. Diğer taraftan İran İçişleri Bakanı'nın eylül ayında gerçekleştirdiği Ankara ziyareti esnasında, “PJAK ve tüm kolları varlıklarını sona erdirmeli, silahlarını bırakmalıdır.” açıklamasının gereğinin de yerine gelmesiyle bölgesel barış için bir adım daha atılmış olacaktır."